Çok Okunanlar

Metropoll anketi: AKP'de oy kaybı, kriz kaygısı ve enflasyon

Muharrem Sarıkaya: 'AKP'nin Ankara adayı kesinleşti'

CHP, 14 başkanın yarısıyla yola devam edecek... İşte o isimler

MEB'den Hz. Ali skandalı!

10 Kasım'da 'Kemal Paşa' tatlısı paylaşarak Atatürk'e hakaret eden kişi tutuklandı

Nedim Şener'den Reza Zarrab resti

Zarrab’ın avukatı Brafman, Başsavcı Bharara’nın 17 Aralık dosyasıyla tutuksuz yargılanma talebine yaptığı itiraza TBMM Soruşturma Komisyonu’nun raporu ve bazı köşe yazarlarının Gülen Cemaati ve 17-25 Aralık operasyonu hakkındaki yazıları ile yanıt verdi.

AVUKATIN SAVUNMASINDA ŞENER'E GÖNDERME VAR

Zarrab'ın avukatı Benjamin Brafman'ın alıntı yaptığı isimlerden biri de daha önce yolsuzluk ve rüşvet konusunda yazdığı yazılarda 4 eski bakanın yargılanması gerektiğini savunan Nedim Şener oldu. Avukat Brafman'ın, Şener'in Gülen Cemati'nin kumpaslarını anlattığı röportajına atıf yapması üzerine, Gülen cemaatine yakın isimler Şener'i AKP'ye destek vermekle suçladı.

TWİTTER'DAN CEVAP VERDİ

Polemik üzerine Nedim Şener Twitter hesabından suçlamalara cevbap verirken, Uğur Dündar ve İsmail Saymaz gibi isimlerin kendisi hakkındaki mesajlarını da paylaştı.

 

 

 

Nedim Şener, 27 Mayıs tarihinde Posta'daki köşe yazısında Reza Zarrab ve 4 bakan hakkında şunları yazmıştı:

Bakanlar yargılanmalı

Takipsizlik kararıyla kapatılsa da AKP’lilerin oylarıyla Yüce Divan’da yargılanmaları önlense de Rıza Sarraf ile rüşvet ilişkisine giren bakanların yargılanması gerek. Daha önce de bu köşede defalarca yazdım; üstünü örtünce yolsuzluğu kapatamazsınız. Evet cemaatçiler bu yolsuzluk soruşturmalarını Tayyip Erdoğan’ı Silivri’ye göndermeyi amaçlayan bir operasyona çevirdiler ama bu durum yolsuzluk olmadığı anlamına gelmez. Üç bakanın istifası ve bir daha aday yapılmamasının başka anlamı var mı?

AKP oylarıyla önlendi

17 Aralık 2013 operasyonundan sonra Rıza Sarraf ve İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve AB Bakanı Egemen Bağış’ın adının geçtiği rüşvet soruşturması 16 Ekim 2014 tarihinde takipsizlikle kapatılmıştı. Yargılama ve adaletin tecellisi için bir başka fırsat TBMM’de ortaya çıkmıştı. 21 Ocak 2015 TBMM’de yapılan oylamada dönemin bakanları Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış’ın Yüce Divan’da yargılanmaması yönünde karar çıktı. Tabii ki AKP’lilerin oylarıyla.

Zencani de rüşvet vermiş

Rıza Sarraf’ın işlediği suçlarda adı geçen ve 30 Aralık 2013 tarihinde İran’da tutuklanan Babek Zencani, 6 Mart 2016 tarihinde idam cezasına çarptırıldı. Babek Zencani’nin yargılama sırasında “Türkiye’de 3 bakana 137 milyon dolar rüşvet dağıttığını' söyledi. Rıza Sarraf da 19 Mart 2016 günü Amerika’da tutuklandı. Hâlâ hapishanede. Kefalet talebi görüşülmeyi bekliyor. Ama kefaletle serbest bırakılmasına karşı çıkan Savcı Preet Bharara, üç bakanın aldığı rüşvetlerin listesini tek tek ortaya döktü. Rıza Sarraf’ın bağış yaptığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın başında olduğu vakıf ile ilgili de bilgiler var. Hatta Emine Erdoğan’ın fotoğrafı bile ekler arasında.

10 bin kilometre uzakta adalet

Bütün bu gelişmeler bu konunun yeni belgelerle boyutlanacağını gösteriyor. O yüzden İstanbul Cumhuriyet Savcılığı yeni deliller ışığında 17 Aralık soruşturmasını yeniden açmalı. CHP Milletvekili İlhan Cihaner bu konuda dün yeni bir başvuru yaptı. 10 bin kilometre uzaktaki Amerika’da adaletin tecellisine Türkiye’yi muhtaç bırakmamalı.

İlgili Haberler

Medya

Gazeteci Ali Ergin Demirhan gözaltına alındı

Medya

Kürşat Bumin hayata veda etti

Medya

Karar Gazetesi: Baskılarla karşı karşıyayız

Medya

Can Ataklı'dan 'Hüsnü Mahalli' tepkisi!

Medya

Akit'i 10 Kasım'da mide ağrısı tutuyor... Yine aynısını yaptı!

Medya

Ahmet Hakan: Ben seni hayli geç keşfettim Atam

Medya

2019 YKS tarihleri açıklandı

Medya

Gazeteci Sedat Sur'a hapis cezası verildi

Medya

Habertürk'te 'kadına yönelik şiddet' programına kadın düşmanı konuklar

Medya

Fatih Tezcan'dan medyayı karıştıracak iddia... Cevap gecikmedi!

Medya

Evrensel, Binali Yıldırım ve oğluna 10 bin TL tazminat ödeyecek

Medya

Turkuvaz Medya'da toplu işten çıkarma