YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Tatil notları 2: Duyarsızlaşan toplum

18.08.2017 12:44

26 Haziranda, yirmi yıldır yaşamakta olduğum Fransadan Türkiyeye gelerek, ilk defa çok uzun bir tatil yapmaya karar vermiştim. Eş-dost, arkadaşların evlerinde geçecek olan tatilimi, bunca yıldır ilk kez yalnız başıma yapabileceğim için etrafı ve olayları gözlemleyerek geçirebileceğimi ve hayli malzeme toplayabileceğimi düşünmüştüm... Yazarlar çevrelerinde olup biten ile beslenirler, gözlem bizim için en değerli malzemeleri bulduğumuz eylemdir.

Tatilim Türk Hava Yollarının feci servisi ve haksız davranışları ile başladı.

Yanımda 20 kilo fazla bagaj vardı. Fransız posta idaresi 20 kiloluk bir koliyi ya da bavulu 70,- Euroya Türkiyedeki adresinize teslim ediyor. Türk Hava Yolları ise bu serbest rekabet ortamında taşımasaydın kardeşim, bana ne düşüncesiyle olacak aynı kiloyu 200,- Euroya taşıyor. Bırakın kapınıza teslim etmeyi, bir de taşımakta olduğu bavulu hırpalıyor, kırıyor.

Bavulumun kırılmış olduğunu Ankara Esenboğa Hava Alanında dış kapıya çıktığımda gördüm ve hemen fotograflarını çektim, THYna bildirdim. Gidip gelen yazışmalar sonucunda, içeride kırık bavulu fark etmediğim için, tazmin edemeyeceklerini bildirdiler... Şimdi herkesin uzun zamandır konuşmakta olduğu, THY günden güne kötüleşiyor, söyleminin nedenini de anlamış, öğrenmiş, kendim yaşamış oluyorum... BU işi mahkemeye taşımaya kalksam bavul parasında daha çok para harcayacağımı ve mahkemelerin adalet dağıtmadıklarını, çok uzun sürdüğünü bildiğim için vazgeçtim ve lânet olsun deyip unutmaya karar verdim.

Öte yandan, THYnın Miles & Smiles programının çok eski üyesi olduğum için, uçakta bana verilecek servisin de ona göre olmasını bekliyorum elbette. Yani bu program için doldurduğumuz formda yemek olarak deniz ürünlerini seçtiğim, uçak içinde koridorda oturmayı yeğlediğim belirtilmiş. Uçağa bindiğimde benim için deniz ürünleri yemeğinin yüklenmediğini öğrendim. Bu şikayetimi THY bildirdiğimde aldığım cevap da komik ötesindeydi. Sizin forma yazmış olmanız birşey değiştirmiyor, her seferinde bizi uyarmanız gerekiyor diye cevap vermişler. Kısacası Türk Hava Yolları artık Allahlık Ali Bey Hava Yolları olmuş ve Yeni Türkiyenin kuralsızlığına ve vurdumduymazlığına geçiş yapmış. O nedenle THYyi seçerken iki kere düşünmekte yarar var!

ayraldetay.png

Yaşasın tatil! İyi başladı... Düşüncesi ile Ankarada eve vardım.

İlk dikkatimi çeken, gerek aile ortamında, gerekse eş-dost, arkadaş ortamında kimsenin yüzünün gülmediği, herkesin dertli ve sıkıntılı olduğu, kafelerden lokantalara, dost sohbetlerine kadar her yerde ne olacak bu memleketin hali sorusunun sorulduğu, ancak kimsenin bir çözüm üretmediği ve çözümde yer almaya da yeltenmediği oldu. Benim bildiğim, insanlar birşeyden dertliyseler

eğer, onun çözümü için birşeyler yaparlar, Türkiyede herkesin sorunları konuştuğunu, ama hiç birşey yapmadığını gördüm. Günden güne duyarsızlaşan bir toplumun parçası mı olmak istiyorum, yoksa şu tatil bitse de, gitsem mi diye düşünmeye başladım.

Gitmek fiili aklıma düşünce, gerek internet ortamında, gerekse basında günden güne artan Portekiz haberleri ilgimi çekti.

Portekiz, Türkiyeden gitmek isteyenlere, ev aldıkları takdirde vatandaşlık bile veriyormuş... Türkiyeden ciddi bir burjuva ve akıl göçü olduğunun ayrımına böylece vardım.

ayraldetay2.png

Fransada iken bana gelen e- postalarda pek çok Fransaya nasıl yerleşebilirim sorusu oluyordu, hatta bu soruyu soranlar arasında polis emeklisi bir babanın kızı bile vardı, yani orta gelir gurubundan bile ülkesinden vazgeçenler olduğunu görüyordum, ama bu işin bu denli ciddi bir boyuta varmış olduğunun farkında değildim açıkçası.

Türkiyede iktidarın tutumu, muhalif aydınların ve ortalama gelir gurubunun artık ümitsizliğe kapıldığını gösteriyor ki bu ülkenin geleceği açısından ciddi zararlara neden olacak.

Bu arada, bir ışık niteliğinde gördüğüm Adalet Yürüyüşü yapıldı ve onca insan Kılıçdaroğlunun peşinden Ankaradan İstanbula kadar yürüdü. Yürüyüş büyük bir açık hava toplantısı ile sonlandırıldı. Peki ya sonra? Sonrasız eylemlerden birisini daha mı yaşadık? Yoksa Kılıçdaroğlu altın vuruş için zamanını mı kolluyor? Türkiyedeki siyasi ortamı anlama yeteneğimi kaybetmiş olduğum için, gerçekten bilemiyorum...

ayraldetay3.png

Bu yazının başına oturduğumda, İspanyanın Barselona şehri terör ile sarsılmış, 13 insanını yitirmişti. Televizyonu pek izlemediğini bildiğim bir arkadaşıma, olay olur olmaz mesaj göndermiş ve haberdar olmasını istemiştim, çünkü o da seyahat eden, aydın olduğunu varsaydığım bir arkadaşımdı. Bu sabah, akıllı telefonumda onun yazdığı cevabı okuyunca iyice ürktüm terör yoluyla nüfus planlaması diye cevaplamış benim ona verdiğim haberi.

İnsanımızın, hem de çok yakınımıza olanların, bu denli duyarsızlaşabilmeleri beni gerçekten çok, ama çok korkuttu...

Tatilim devam ediyor, notlarımı almayı da sürdürüyorum. Paylaşacağım...

Eğitim