darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Erdoğan: Ak Parti, Atatürk'ün başlattığı mücadelenin temsilcisidir

'Kılıçdaroğlu hastalığı' yeniden nüksetti'

Candaş Tolga Işık'ın iddiasını Emniyet yalanladı: Haber yalan mı?

Yemen'de 40 çocuğu öldüren bombanın hangi ülkeden geldiği ortaya çıktı

Genel müdürden Garanti Bankası çalışanlarına 'ekonomi' maili: Sır saklama yükümlülüklerimiz...

Oğuzhan Müftüoğlu: Hiç lafı dolandırmaya gerek yok, sorumlu sizsiniz!

Dev-Yol'un tarihi önderlerinden Oğuzhan Müftüoğlu 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili,“Hiç lafı uzatıp dolaştırmanın lüzumu yok, bütün bu olup bitenlerin sorumlusu sizsiniz.'diyerek, “Abdullah Beyler, Bülent Beyler ve ötekiler, hep beraber, Sorumlu sizsiniz!Tarih de bunu aynen böyle yazacak!' ifadelerini kullandı.

Müftüoğlu, BirGün gazetesindeki yazısında, 15 Temmuz darbe girişimi için 'Yeni Türkiye’nin ilk krizi derken, hükümetin “kandırıldık' demesinin yanında halka özür borçları olduğunu ifade etti. “Şimdi herkes buraya nasıl gelindiğini, Amerika’da yaşayan bir garip 'vaiz’in bu kadar insanı nasıl kendine bağlayıp, böyle delice bir işe sürükleyebildiğini anlamaya çalışıyor.'şeklinde yazan Müftüoğlu, ifadelerine şöyle devam etti; “Oysa “Kandırıldık' deyip geçtiğiniz her şey, (İşlenecek cinayeti herkesin bildiği bir 'Kırmızı Pazartesi’ hikâyesi gibi!) apaçık ortada değil miydi? Bu ülkenin bütün ilerici devrimci insanları, yazarları, gazetecileri, bilim adamları tarafından yüzlerce kez yazılıp çizilmedi mi? Bu yüzden hiç lafı uzatıp dolaştırmanın lüzumu yok, bütün bu olup bitenlerin sorumlusu sizsiniz. Şimdi panayır tadında sürüp giden demokrasi şenliklerinin coşkusuyla araya gitmesin. Abdullah Beyler, Bülent Beyler ve ötekiler, hep beraber, Sorumlu sizsiniz! Tarih de bunu aynen böyle yazacak!'

Oğuzhan Müftüoğlu’nun BirGün’deki yazısı şöyle:

“15 Temmuz Darbe Girişimi’ne iktidar çevrelerinin 'Yeni Türkiye’ diye tanımladıkları yeni devletin ilk krizi demek yanlış olmaz. Yakın zamana kadar bir tür 'örtülü bir koalisyon ortaklığı’ içinde olan AKP ve Gülen Cemaati denilen yapı arasındaki uyuşmazlık Cemaat’in böyle kanlı bir darbe girişimiyle sonuçlanmış oldu. Bu sonuca belki şimdi artık 'Feto’ denilen 'hocaefendi’nin AKP’ye son bir 'Hizmet’i de denilebilir.

•••

Türkiye’nin son yarım yüz yıllık tarihinde (ikisine bizim muhatap olduğumuz) birçok askeri darbe ve darbe girişimi oldu. Emperyalizme bağımlı bir devlet yapısının özelliklerinden kaynaklanan bu darbelerin hepsinin ülkenin kaderi üzerinde çok derin, olumsuz etkileri oldu. Özellikle 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin her biri devlette ve toplumsal siyasal yaşantılarımız üzerinde önemli kırılma noktaları yarattı. Kuşkusuz bu darbe girişiminin de olacaktır. Gerçi 'Allahın bir lütfu’ denildiğine göre kısa vadede önemli bir fayda mülahaza ediliyor olabilir ama ülkeye verdiği zararın muhasebesi herhalde zamanla daha iyi anlaşılacak.

•••

Normalleşme ve demokrasi adına yapılan jestler, hepsi iyi de, bu ülkeyi bu güne kadar yönetenlerin bu yoksul halka çektirdikleri bunca zulüm için, (siyasi sorumluluklarını da şimdilik bir yana bırakalım) öyle kandırıldık falan deyip geçmeden kallavi bir özür borçları yok mu? Hiç değilse imanı bütün yandaşların tam puan aldığı seçme sınavlarında sokağa atılarak hayatı karartılan milyonlarca gençten…

•••

Darbe girişiminin üzerinde durulması gereken özelliklerinden biri de kısa bir zaman öncesine kadar iktidar ortaklığı içindeki iki İslamcı güç arasındaki iktidar mücadelesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmış olmasıdır. Bu fark ülkenin neredeyse tamamı sağ iktidarların yönetiminde yaşanan son yarım yüzyıllık serüveninde nihayet AKP iktidarı eliyle 'Yeni Türkiye’ diye diye nasıl bir İslamcı kimliğe büründüğünün çarpıcı bir göstergesi. Özellikle Ortadoğu’da farklı İslamcı kesimler arasındaki çatışmalar göz önüne alınacak olursa (kanlı darbe girişiminin de gösterdiği) nasıl bir felakete sürüklenmiş olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.

•••

Şimdi herkes buraya nasıl gelindiğini, Amerika’da yaşayan bir garip 'vaiz’in bu kadar insanı nasıl kendine bağlayıp, böyle delice bir işe sürükleyebildiğini anlamaya çalışıyor. Oysa “Kandırıldık' deyip geçtiğiniz her şey, (İşlenecek cinayeti herkesin bildiği bir 'Kırmızı Pazartesi’ hikâyesi gibi!) apaçık ortada değil miydi? Bu ülkenin bütün ilerici devrimci insanları, yazarları, gazetecileri, bilim adamları tarafından yüzlerce kez yazılıp çizilmedi mi? Bu yüzden hiç lafı uzatıp dolaştırmanın lüzumu yok, bütün bu olup bitenlerin sorumlusu sizsiniz. Şimdi panayır tadında sürüp giden demokrasi şenliklerinin coşkusuyla araya gitmesin. Abdullah Beyler, Bülent Beyler ve ötekiler, hep beraber, Sorumlu sizsiniz! Tarih de bunu aynen böyle yazacak! Tamam, şimdi hain darbecilerden hesap sorulsun, Ama dilerim ve umarım sizinki yalnız tarihe ve Ahiret’e kalmasın.

•••

Şimdi televizyon kanallarında 'ülkeyi bu durumdan nasıl kurtaracağız’ diye bolca nutukların atıldığı yorumlar izliyoruz. Kimi siyasi çevrelerden (Frenklerin 'öğleden sonra günaydın’ dedikleri cinsten de olsa) yeni 'birlik’ çağrıları geliyor. Daha önce de, bir arkadaşımdan duyup yazmıştım, Einstein bir konferansında elindeki deftere durmadan bir şeyler yazan bir adama ne yazdığını sorup da “Aklıma gelen yeni fikirleri yazı yorum' yanıtını alınca şaşırmış ve “Ne güzel, benim bütün hayatım boyunca aklıma yalnızca iki fikir geldi' demiş. Doğrusunu isterseniz ne yapacağımız konusunda benim de aklıma yeni bir fikir gelmiyor! Bu yüzden şimdi belki tekrar da olsa, bir kere daha söyleyeceğim. Şimdi her düzeyde kendi içimizde ve toplumda dayanışmayı, birleşmeyi, bir aradalığı, iyiliği, sevgiyi, örgütlülüğü, cesareti ve mücadeleyi çoğaltmaya ihtiyacımız var. Bu anlayışları halk içinde ilişkilerimizin ve mücadelemizin çimentosu yapabildiğimiz zaman geleceğe daha büyük bir umutla bakabiliriz. Bütün Haziran dostlarına kallavi bir selam, sevgiyle!'

İlgili Haberler

Medya

Ahmet Hakan'dan 'Anti-Amerikancılık' dersleri

Medya

Cumhuriyet gazetesine zam

Medya

CNN Türk'te bir dönem sona eriyor

Medya

TRT yine skandala imza attı!

Medya

Gazeteciliği de böldüler! Nurcular'dan haremlik-selamlık gazetecilik semineri

Medya

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, cezaevindeki gazetecilerin bayramını kutladı

Medya

DİSK Basın İş: TL'deki değer kaybı gazetelerde kağıt sıkıntısına neden oluyor

Medya

'7 TL'den dolar bozduranlar hem kârlılar hem de vatanseverler'

Medya

RTÜK'ten Beyaz TV'ye ‘Adnan Oktar' cezası

Medya

Demirören'in işten attığı gazeteci için kampanya

Medya

RTÜK Başkanı Yerlikaya'dan 'hassasiyet' açıklaması

Medya

Erdoğan'ın 'boykot çağrısı' Uykusuz kapağında