darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

'Kılıçdaroğlu hastalığı' yeniden nüksetti'

Erdoğan: Ak Parti, Atatürk'ün başlattığı mücadelenin temsilcisidir

Genel müdürden Garanti Bankası çalışanlarına 'ekonomi' maili: Sır saklama yükümlülüklerimiz...

Candaş Tolga Işık'ın iddiasını Emniyet yalanladı: Haber yalan mı?

Yemen'de 40 çocuğu öldüren bombanın hangi ülkeden geldiği ortaya çıktı

OHAL ile birlikte kadın cinayetleri arttı

Raporda kadın cinayetlerin bir önceki senelere göre arttığı belirtilirken, OHAL ile birlikte cinayetlerin arttığı ifade edildi.

KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ PLATFORMU 2016 RAPORU

Geçen yıllara oranla 2016 yılında kadın cinayetleri arttı, 328 kadın kardeşimiz hayatını kaybetti. Bu yıl kadın cinayetlerinin %50'si OHAL döneminde gerçekleşti. 2016 bizleri Ortaçağ karanlığına sürüklemeye çalışanlara karşı, kadınların direnişi sayesinde önemli kazanımların da elde edildiği bir yıl oldu. Bütün bir yılın en önemli kazanımı; AKP'nin "erken yaşta zorla evlendirme ve tecavüzü kapsayan çocuk istismarını" yasalaştırmak için bir gecede geçirmeye çalıştığı "utanç önergesi"nin iptal ettirilmesiydi. Kadınların güçlü direnişi sayesinde önce geri çekilen önerge, ardından iptal edildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak yetkili mercilerin açıklamadığı, gizlemeye çalıştığı bu verileri her ay basından aldığımız bilgilerle hazırladığımız verilere göre 2016 yılında neler yaşandı sizle için derlemeye çalıştık:

328 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

(bu yıl öldürülenler arasında 4 yaşında cinsel istismar sonucu öldürülen Irmak ve 15 yaşında doğum yaptığı için öldürülen Derya gibi kız çocuklarını da Femisid* kapsamı içerisinde ele alarak kadın çocuk ayrımı yapmadan sayımızı belirledik)
Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi maddelerine göre kadın cinayeti verilerinin çıkartılması ve nedenlerin tespitleri devletin görevidir. Ancak  AKP tespitten ziyade yaptığı açılamalarla üstünü örtmeye çalışmakla birlikte kadın cinayetlerinin artmasına sebep olmuştur. Çocuk düşmanı politikaları çocuk istismarının artmasına, çocukların öldürülmesinde yol açmıştır. OHAL dönemi kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin artmasıyla beraber vahşetinde aynı oranda artmasına sebep olmuş, kadınlar türlü işkencelerle öldürülmüştür. Geçen yıllara oranla 2016 yılında kadın cinayetleri arttı, 328 kadın kardeşimiz hayatını kaybetti. Bu yıl kadın cinayetlerinin %50’si OHAL döneminde gerçekleşti. 2016 bizleri Ortaçağ karanlığına sürüklemeye çalışanlara karşı, kadınların direnişi sayesinde önemli kazanımların da elde edildiği bir yıl oldu. Bütün bir yılın en önemli kazanımı;  AKP’nin “erken yaşta zorla evlendirme ve tecavüzü kapsayan çocuk istismarını' yasalaştırmak için bir gecede geçirmeye çalıştığı “utanç önergesi'nin iptal ettirilmesiydi. Kadınların güçlü direnişi sayesinde önce geri çekilen önerge, ardından iptal edildi.
 
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak yetkili mercilerin açıklamadığı, gizlemeye çalıştığı bu verileri her ay basından aldığımız bilgilerle hazırladığımız verilere göre 2016 yılında neler yaşandı sizle için derlemeye çalıştık: 

IŞİD’i ÖRNEK ALAN DİYANET SUSACAK
 
2016 yılına Diyanet kız çocuklarına ailede ve dışarıda şehvet duyulmasının bir sakıncası olmadığına dair kadın ve çocuk düşmanlığında IŞİD’le yarışan bir fetva vermesiyle başladık. Diyanet “baba kızına şehvet duyabilir' demiş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Diyanet’i ziyarete giderek mutlu dayanışma fotoğrafları verdi ve ardından kadına şiddetin bir algı yanılgısı olduğuna dair açıklama yaptı. Ocak ayında tam 36 kadın kardeşimiz hayatını kaybetti. Ocak ayının sonlarına geldiğimizde AKP Hükümeti Doğum iznini kadınların çalışma hayatındaki haklarını azaltacak şekilde “Analık izni' olarak değiştirdi. Düzenleme erkeklere, doğum izni ve çocuk bakımı ile ilgili bir sorumluluk yüklemedi. Ocak ayında kadın cinayetlerinde öldürülen 36 kadından 24’ünün çocuğu vardı. 

Cinsel şiddet artarken, AKP Hükümeti cinsel şiddeti önlemeye yönelik hiçbir adım atmadı. Kimi zaman caddenin en işlek köşesinde, kimi zaman caddenin kuytu köşelerinde kadınlar cinsel şiddete maruz kaldı. AKP Hükümeti kadın düşmanı politikalarını sürdürdü, tecavüzcüleri aklatan söylemleri bu potansiyelde erkeklerin ellerini güçlendirdi. 24 Şubat’ta öğretmeni tarafından tecavüze uğrayan 17 yaşındaki Cansel Buse intihar etti. Özgecan için “mini etek giyebildi' diyenler, Bağdat caddesinde tecavüze uğrayan kadın için “gece 3’te orada ne işi vardı?' diyenler, Cansel için de “okula gözüne kalem sürerek geliyordu' dedi. Ama Cansel için susmayanlar, yaşam hakları ve özgürlükleri için meydanlardaydı. 

Mart ayında 94 kadın kardeşimiz öldürüldü. AKP Hükümeti konuştukça kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddeti artırdığı yetmezmiş gibi buna engel olacak kadınları da susturmaya çalıştı. Bu gerçekliği gören ve buna dur diyecek kadınlara da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde engel olmaya çalıştı. 6284 sayılı koruma kanununu etkin uygulamayan, kadınları korumayan valilik; kadınların sorun ve taleplerini dile getireceği böyle bir günde 'güvenlik’ dedi, eylemi yasaklamaya çalıştı. Kadınlar bu yasağı deldi, Türkiye’nin dört bir yanında meydanlardaydı.

Mart ayında Karaman’da Ensar Vakfı’nda 45 çocuğun istismara uğradığı ortaya çıktı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu Ensar Vakfı’nı da, tecavüzcüleri de resmen savunarak “bir kereden bir şey olmaz' dedi.  Çocuk istismarını aklamaya yönelik politikalar ve söylemlere karşı diyanetin fetvasında olduğu gibi toplum Ensar’da tecavüze uğrayan çocukları yalnız bırakmadı. Tüm engellere rağmen Nisan ayında görülen davada adliye önündeydi “tecavüzcüleri aklatmayacağız' dedi.  

Manisa E.C.A. fabrikasında genel müdürü tarafından tacize uğrayan Zuhal Güneş tacize sessiz kalmadığı için işten çıkarıldı. İşyerinde tacize, hukuksuzca işten çıkarılmaya karşı Zuhal’in yanındaydık, fabrika önünde ilk kez taciz nöbeti tuttuk. Zuhal’in işyerinde uğradığı taciz ile ilgili Savcılık  “Yeterli delil olmadığını' iddia ederek dosyasına takipsizlik kararı vermesine rağmen sadece Manisa da birçok ilde yapılan eylemler sonucu taciz davası açıldı. İstanbulda ise Defterdarlıkta Mobbinge uğrayan Sevil Çobanın sesise ses olduk daha güçlü olduk. İşyerlerinde çalışan kadınların karşılaştıkları sorunlar karşısında asla sessiz kalmadık.

AKP Hükümeti kadınları anneliğe ve evliliğe zorlamakla başlayan bütünlüklü politikasını 2016’da da devam ettireceğinin işaretini vermesiyle beraber Boşanmaları Araştırma Komisyonu kuruldu. Kadınlar boşanmak istediği için öldürülürken, evliliği kurtarmak üzere bu komisyon harekete geçti. Çocukların cinsel istismarının “rızaya' dayalı olabileceğini, boşanma davalarında ve şiddet durumunda uzlaşma ve arabuluculuk yöntemi kullanılmasını öneren kadını değil aileyi koruyan bir rapor sundu. Mayıs ayına kadar 136 kadın öldürülmüştü. Öldürülen bu kadınların 66’sı yani yüzde 50’si boşanmak, ilişkisini sonlandırmak, kendi hayatına dair karar vermek istediği için öldürülmüştü.  Bunu görmezden gelen AKP Hükümeti’ne karşı kadınlar meydanlardaydı. Komisyonu ve raporu tanımıyoruz dedik eylemler yaptık rapor bir daha hiç gündem dahi olmadı.

AKP Hükümeti’nin çocuk düşmanı politikaları çocukların istismarına bir yenisini eklerken çocukların ölümüne yol açtı. Haziran ayında Yalova’da 12 yaşındaki Gizem tacize direndiği için öldürüldü.  Çocukları çözümsüzlüğe hapsetmeye çalışan, geleceğini ellerinden almaya, hayatlarını karartmaya çalışan AKP Hükümeti’nin “bir kereden bir şey olmaz' zihniyeti sonucu Bursa’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Sevgi Evlerinde ve Bitlis ENSAR Vakfı’nda çocuklar istismara uğradı. Yine istismarın üzerini örtmeye çalışmak için harekete geçti ve Sevgi Evleri’nde devlet koruması altındaki çocukların istismarını “algı' olara basına yansıtmaya çalıştı. Manisa’da ENSAR yaz okulunu açabilmek için türlü yollara başvurdu. Tecavüzcüleri aklatmaya çalışanlara karşı toplum hem Sevgi Evleri’nin hem de Manisa’da ENSAR’ın kapısından ayrılmadı. Karaman’daki ENSAR rezaletini unutturmadı, çocukları ENSAR karanlığına teslim etmedi. Verilen mücadele sonucu Yaz okulunun yapılacağı devlet okulunun açılışında çocuklardan çok AKP’li yöneticiler ve Ensarcılar bulunuken, ailelerin büyük çoğunluğu çocuklarını yaz okuluna göndermekten vazgeçti okul kapısından geri döndü.

Haziran ayının başında Cumhurbaşkanı Erdoğan kadını hiçe sayıp “anneliği reddeden, evini çekip çevirmeyen kadın eksiktir; yarımdır' açıklamasında bulundu. Haziran ayına kadar 151 kadın öldürüldü, 128 çocuk annesiz kaldı. Bunu görmezden gelen Erdoğan ve AKP Hükümeti’ne en güzel cevabı 78 yaşında işçi emeklisi Emine Yılmaz verdi: “Kendisi bir tane çocuk mu doğurmuş? Kadınları o mu yönlendirecek? Kurban olsun kadınlara. Erdoğan’ı kınıyorum, hiçbir kadını aşağılamaya hakkı yok.' 

OHAL döneminde kadın cinayetleri 2 kat arttı. AKP Hükümeti’nin şiddeti körükleyen açıklamaları “hadım yasası' “idam' gibi intikama dayalı uygulamaları getirmeye çalışılması kadın cinayetlerindeki vahşetin önünü açtı. Kadınlar kendi hayatlarına dair karar almak isterken öldürülüyorken AKP Hükümeti “kadınların itaat etmesinden', “adam gibi ölmekten' şeklinde kadın düşmanı açıklamalarıyla kadın cinayetlerine bir yenisini ekledi, kadınların yaşam ve özgürlük alanlarına müdahale etmeye devam etti. Kadınlar darp edilerek, boğazı kesilerek, yakılarak, ateşli silahlarla, işkencelerle öldürüldü. Eskişehir'de 17 yaşındaki Kader Kaya, cinsel saldırıya direndiği için öldürüldü. Batman'da 17 yaşındaki Amine Demirtaş, telefon şifresini söylemediği için abisi tarafından dövülerek öldürüldü. Bursa’da Kadriye ayrıldığı kocası tarafından bombayla öldürülmeye çalışıldı. Trans kadınlara yönelik nefret suçlarına zemin hazırladı. İstanbul'da trans kadın Hande Kader tıpkı Özgecan aslan gibi yakılarak öldürüldü, failleri hala bulunamadı. 

Kadınlar için hayati olan laikliğe ve modern haklarımıza yönelik saldırıların karşısında platform kadınların haklarına kavuşarak yaşaması için 10 maddelik mücadele alanlarını açıkladı. 81 ilde kadınlar bu saldırılar karşısında yılmadan mücadeleye devam dedi. 33 ilde kadınlar Özgürlükleri ve Laiklik için eylem yaptı. 


OHAL dönemi ile beraber çocuk düşmanı politikalarını sürdüren AKP Hükümeti çocuk istismarının katlanarak artmasına sebep oldu. “babalar mağdur' diyerek bir gecede geçirmeye çalıştığı önergelerle çocuk istismarının, çocuk yaşta evliliklerin önünü açmak üzere harekete geçti. Cinsel şiddete uğrayan bu çocuklar öldürüldü. Bu dönem cinsel saldırı sonucu 4 yaşındaki Irmak’ın ölümüne şahit olduk. 14 yaşında imam nikahıyla evlendirilip, 15 yaşında doğum yapan Derya erken yaşta doğum nedeniyle hayatını kaybetti. Savaş ortamı nedeniyle Gaziantep’te çadırda yaşayan Suriyeli ailenin 9 aylık bebeğine tecavüz edildi. AKP Hükümeti Ensar’da olduğu gibi Adıyaman Gerger İmam Hatip Lisesi’nde ki istismarı gizlemeye çalışırken, 76 çocuğun istismara uğradığı açığa çıktı. İzmir’de 9 yaşındaki çocuk, kendisini taciz eden kişiyi görme korkusundan kalp krizi geçirip öldü, yine Kahramanmaraş’ta 8 yaşındaki bir çocuk aynı sebeple intihara kalkıştı. TCK’nın 103. Madde değişikliğinin eki olan bu “utanç önergesi' ile akranlar arası ilişkinin baskılanarak genç insanların hayatları karartılırken, yetişkinlerin bağnazlıklarına göz yumulmaya çalışıldı. 17 yaşında Mihriban akranıyla yan yana oturduğu bahane edilmesi, bu bahane ile tehdit edilmesi ölümüne sebep oldu. Ancak çocuk düşmanları istediklerini elde edemedi. Toplum buna izin vermedi. Ülkenin dört bir yanında hak meydanları doldurdu, Meclisin kapısına dayandı, önergeyi geçirtmedi. Çocuklar ile ilgili yapılacak her türlü düzenlemede Çocuk Koruma Kanunu ve Lanzarote sözleşmesi esas alınmalı, çocuğun yüksek yararı gözetilmelidir. 

 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü ile beraber bu ay kadınlar söz sahibi oldu, bunu mücadelesiyle meydanlarda dile getirdi. Kasım ayında kadın cinayetinin bir nebzede olsa geriletebiliniyor olması bizlere gösteriyor ki, kadınların mücadelesiyle ve kadına yönelik her tür hak ihaline karşı mücadele eden kadınların söz sahibi olduğu bir ülkede kadın cinayetlerini durdurmak mümkün.  

OHAL dönemi ile beraber Laikliğin zedelenmesi kadına yönelik şiddetin önünü açtı. İstanbul’da Ayşegül Terzi’ye şort giydiği için tekme atıldı. Başbakan “mırıldanabilir' açıklamasında bulunarak şiddeti resmen onayladı. Mırıldanabilirsin açıklaması sonrasında trabzonda epilasyon broşürü dağıtanlara saldırı gerçekleşti, İstanbulda bir markette “düzgün yürü' diyerek bir kadına saldırıldı, Başbakanın mırıldanabilirsin oluru erkeklerin sırtını sıvazladı. Duruşmada Sanığın “İslam hukukuna göre davrandım' diye savunma yapması Ayşegül’ün "bacaklarım kapalıydı, kucağımda poşet vardı" diye açıklama yapmak durumunda bırakılması laikliğin, hukukun zedelendiğinin göstergesidir. Kadınların kendi suçuymuş gibi açıklama yapmaya zorlanması, AKP Hükümeti’nin IŞİD vahşetini benimsemesinin sonucudur. Aylar sonra spor yaparken tekmelenen Ebru Tireli’nin “her yerim kapalıydı' demesi, Ayşegül’e atlan tekmeyi onaylayan “mırıldanabilir' açıklamasının sonucudur. Kadınların bacakları açık da olabilir, istedikleri gibi giyinip istedikleri gibi yürüyerek istedikleri saatte dışarıda olabilirler. Kadınların yanında bir devlet yoksa biz varız. Türkiye'yi de, bizim içimizi de kararmaya çalışanlara karşı bu puslu karanlık havayı dağıtacağız.

 

İlgili Haberler

Güncel

Güngör Uras hayatını kaybetti

Güncel

Okulların ne zaman açılacağı belli oldu

Güncel

Meteorolojiden bayram tatili için hava durumu açıklaması

Güncel

Yabancılar ev almak için Bodrum'a ve Marmaris'e aktı

Güncel

Merdan Yanardağ: Aynı gemide değiliz!

Güncel

Hatay'da orman yangını

Güncel

Kaman İlçe Jandarma Komutanı açığa alındı

Güncel

Genç avukat, sevgilisi tarafından 3 boyunca şiddet gördü

Güncel

TEM'de trafik durdu: 35 kilometrelik araç kuyruğu

Güncel

Bursa'da orman yangını: İtfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi

Güncel

Kırıkkale'de zincirleme kaza: 9 yaralı

Güncel

Vali yangın tartışmasına devam ediyor: Tunceli yine yanıyor