unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Demokrasi ve sivil toplum

28.06.2017 09:16

Demokrasi ile yönetilen ya da yönetildiği savunulan ülkelerde sivil toplum ve sivil toplum örgütleri çok önemli bir görevi üstlenirler ve sokaktaki insanların taleplerini yönetime yani hükümetlere eylemleri ile ulaştırırlar.

Bunu yapmanın çeşitli yol ve yöntemleri vardır.

Sivil toplum derdini anlatmayı başaramadığı zaman eyleme geçer ve eylemi ile derdini anlatmayı dener.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun Ankaradan İstanbula süren yürüyüşünü bu anlamda değerlendirmek gerekir.

Kılıçdaroğlu daha yürüyüşünün başında, bunun bir siyasi parti eylemi olmadığını, adaletsizliğe vurgu yapmak istediğini ve adaletin oluşmasını sağlamak için yürümeye başladığını söylemişti. Yani bir sivil toplum eylemini başlatmıştı, sürdürüyor...

Kılıçdaroğluna yöneltilen pek çok eleştiriyi, gerek gazetelerde, gerekse sosyal medyada okudukça hayret etmemek olası değil. İnsanlar yanındakine bakmak lazım diyorlar... Oysa Kılıçdaroğlunun yanına adalet isteyen herkesin gelmesi en doğlal sivil toplum dayanışması olarak değerlendirilmelidir.

Adaletin yerleşmediği hiç bir toplumda devletin varlığından söz edilemeyeceği için bu yürüyüşte adalet arayan herkesin olması en doğalıdır.

Türk insanlarının genel bir ego - bencillik sorunu vardır, bunu toplumun pek çok katmanında gördüğümüz gibi, sivil toplum örgütlerinin doğal ve demokratik olan dayanışmalarında da görüyoruz. Birisinin başlattığı harekete katılmam diyenlere söylenecek tek söz katılmayacaksın, birlikte olacaksın olmalıdır.

Elbette, her kurumun, siyasi parti olsun, sivil toplum örgütü olsun kendi siyasi görüşü vardır, olmalıdır da, ancak adalet gibi, özgürlük gibi, demokrasi gibi kimsenin hayırlayamayacağı konularda bir sorun yaşanmaktaysa eğer, o zaman siyasi görüşler bir kenara bırakılır ve bu konular için tüm muhalifler bir araya gelerek birlikte hareket ederler.

Siyasi eleştirinin zamanını ve zemini iyi belirlemek aklın gereğidir.

Eğer bir ülkenin yarısından çoğu devletin varlığının ortadan kalkmakta olduğu endişesini taşıyorsa. o zaman şapkaların çıkartılıp önümüze koyulmasının zamanı gelmiş ve hatta geçiyor demektir, yeniden düşünmek ve ona göre davranmak gerekir.

Demokrasi İçin Birlik Hareketi, Haziran Hareketi vb. pek çok sivil toplum hareketinin temel olarak karşı çıktıkları aynı şeydir.

Önce Adil bir toplumda, hukukun bağımsızlğı elde edilir, özgürlükler yerli yerine oturtulur ve demokrasi işlemeye başlarsa, ondan sonra tartışılarak iktidar olmak için siyasi partiler devreye girerler ve sivil toplum örgütleri de kendi görüşlerine yakın olan siyasi partilerden yana olmaya başlarlar.

Çok ilkel bir tanımla yakasız gömleğe kravat bağlanmaz...

Eğitim