darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Katar'dan gelen yardımın karşılığı ortaya çıktı

‘IMF'ye gidin, Berat Albayrak'ın işine son verin'

Emeklilere maaş şoku!

'Setlerde bakire arayan erkek oyuncu var'

Hem cinsiyetçi hem saçmalama uzmanı: Yandaş yazardan skandal yazı

Org. Hulusi Akar'ın önünü Cemaat mi açtı?

Balyoz davasından beraat eden Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel yeni yayınlanan, "Ağacın Kurdu"adlı kitabında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın önünün Fethullah Gülen Cemaati ve Abdullah Gül tarafından açıldığına ilişkin çok ciddi iddaları gündeme getirdi. 

Mustafa Önsel, Alibi Yayıncılık tarafından bu hafta piyasaya verilen ve alt başlığı, "TSK'de Şakirtlerin İşgali mi?-Fethullah'ın Askerleri" olan kitabının sunuşunda şunları söylüyor:

"Milli ordu bu topraklarda yaşamamızın güvencesidir. Ordu içinde herhangi başka bir hiyerarşik yapıya bağlılık millilik vasfını yok eder. Buna müsaade etmek ihanettir. (…) Gelelim kitabımızın konusu olan TSK’deki duruma. Bunca kuruma sızan, sonra da devleti ele geçirmeyi düşünecek kadar kendini güçlü hisseden bir yapının TSK ile ilgili bir planının bulunmaması, orada örgütlü olmaması mümkün mü? Önceki kitaplarımda bunun önemli ipuçlarını vermiştim. 'Ağacın kurdu içinde olur' diye bir halk sözü var değil mi? Ne kadar bilgece bir söz. Bunca kumpas içeriden ciddi bir destek olmadan yapılabilir miydi? Biz; yani bu olayları, kumpasları bizzat yaşayanlar, bu desteğin gücünü gördük. Ağacın kurtçuklarının önemli bir kısmını pek çok parçayı birleştirerek belirledik. Bu çalışmamda -pek çok yaşanmışlıktan hareketle-, açılan soruşturmalarda adı artık kısaca FETÖ, yani Fethullahçı Terör Örgütü olarak ifade edilen ihanet odağının TSK’de, başta askeri okullar olmak üzere, geldiği noktayı içinde yaşayan biri olarak takdirlerinize sunuyorum." 

mustafa.jpg

ERDOĞAN'A DARBE YAPAR MI?

Mustafa Önsel, “Beşiktaş’ta Sırtlan Pususu', “Silivri’de Firavun Töreni' ve “Casusluk Kumpası, Kim Bunlar' kitaplarından sonra, gündemi altüst edecek son kitabında ise TSK’da, “Fethullahçı Terör Örgütünün' izlerini sürüyor. Kitabını belgelere, kendi deneyimlerine, gözlemleri ve doğrudan tanıklık yapanların anlatımlarına dayandıran Önsel, her biri çarpıcı iddialardan oluşan aşağıdaki soruların da yanıtlarını veriyor;

• 12 Eylül öncesi Harbiye’de yaşanan “Devrimci', “Ülkücü' ayrışması nasıldı?
• Harbiye’de hangi devreye “Kızıl Devre' deniyordu?
• Şakirt kime denir?
• “Artık şakirt olmayan askeri okullara giremez' diyen yüksek rütbeli subay kimdi?
• Kimler Medine Sözleşmesini henüz imzalamadık, o halde yapılan her şey mübahtır diyor?
• Harbiye’de korkunç yıllarda (2008-2014) neler yaşandı?
*Şok mangalarında yapılan işkenceler…
*İşkence sonucu ölen, intihar eden, atılan veya ayrılmaya zorlanan Harbiyeliler…
*Domuz bağları, dayak, hakaret…
• Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı sorgu odasından çıkan bir subay neden intihar etti?
• “Gay Tayfa' iftiralarıyla başlayan süreç ve Deniz Kuvvetlerine yapılan saldırılar nasıl gelişti?
• GATA’da Fethullahçı yapılanmanın boyutları nedir?
• Askeri Yargıda neler oluyor?
• Fethullahçı örgüt niçin askeri yargı ve tıbbiyeyi ele geçirmek istiyor?
• Genelkurmay Erdoğan’a darbe yapar mı?
• Necdet Özel casusluktan yargılanır mı? 

Kitabın, "Genelkurmay Erdoğan'a darbe yapar mı?" başlıklı bölümünde Hulusi Akar'ın genelkurmay başkanlığına giden yoldaki hızlı yükseliş öyküsünü anlatan Önsel, cemaate yakın gazetecilerin Hulusi Akar'dan neden övgüyle söz ettiklerini soruyor. TSK içindeki Cemaatçi yapılanmaya dikkati çeken Mustafa Önsel, birer tertip oldukları Yargıtay kararlarıyla kesinleşen Balyoz ve Ergenekon davalarıyla rütbeleri sökülen subaylarla Hulusi Akar'ın yükselişi arasındaki ilişkiye işaret ediyor.

BAŞ DÖNDÜRÜCÜ YÜKSELİŞİN HİKAYESİ

Mustafa Önsel'in kitabının Hulusi Akar'la ilgili ağır iddialar içeren bölümleri şöyle:

"Hulusi Akar, şudur budur demiyorum. Sadece yaşananları ve iddiaları ortaya koyacağım. Ama bunları onu itham etmek adına yapmadığımı okuyucunun da bilmesini isterim. Onun dahili var ya da yok “birileri' ona bir gömlek biçmeye çalışıyor. Buna dikkat çekmeye çalışacağım. Bu bir yerde ona da ikazdır."

(...)

"Hulusi Akar, 1972 yılı Harbiye mezunudur. Tıpkı bir önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi Kayseri Lisesini bitirmiştir. Abdullah Gül’den iki dönem sonradır. (...) İlk bilinen çıkışı yani isminin duyulması, 2002 yılında Kara Harp Okulu Komutanı olduğundadır. Bu göreve de onu, zamanın Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün özellikle getirdiği iddia edilmektedir.

"Bazı iddia sahiplerine göre, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün Hulusi Akar’ı o göreve ataması; bunun için oradaki görev süresini henüz tamamlamamış bir komutanı, yani o zamanki KHO Komutanı Nejat Bek Paşa’yı daha 1 yılını doldurmadan o görevden alıp başka bir göreve göndermesi teamüllere aykırıdır. (...)

"Hulusi Paşa, Nejat Bek Paşa’nın bir yıl kalabildiği Harp Okul Komutanlığında üç yıl kalır. Oradan da tayini başka bir komutanlığa çıkar. Komutanlık deyince öyle Kıt’a filan gelmesin aklınıza. Bir okuldur orası da. Kara ve Jandarma kurmay subaylarının yetiştiği Kara Harp Akademisi. Yıl 2005’tir.

"Bu arada hemen belirteyim ki özellikle 2004’ten sonra Akademi’de kurmay subaylık için yapılan sınavların sızdırıldığı yaygın bir şekilde söylenmeye başlanmıştır. İddialar, sınavı kazananların kimliği üzerinden yürütülmekte ve bunların Fethullahçı örgüte yakın isimler olduğu ileri sürülmektedir."

HULUSİ AKAR'IN KUVVET KOMUTANI OLUŞU

"2013 Şûra’sında TSK tarihinde görülmeyen bir şey olur. Balyoz davası ile önü açılan Hulusi Akar Paşa birden Kara Kuvvetleri Komutanı oluverir. Birden diyorum çünkü henüz 2’nci Başkan’dır. Ordu Komutanlığı dahi yapmamıştır.

"Teamüllere göre, en kıdemli durumda bulunan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu’nun Kuvvet Komutanı olması gerekmektedir.

"Kıdem açısından Bekir Paşa’dan sonra gelen iki komutan daha vardır. İkisi de Hulusi Paşa’dan kıdemlidir. Onlar da Kuvvet Komutanı yapılmaz.

"TSK tarihinde bir ilk gerçekleşir. Bekir Kalyoncu emekli edilir. Ordu Komutanlığı yapmamış Hulusi Akar Paşa, Kuvvet Komutanı olur ve Genelkurmay Başkanı olmasının önü siyasi irade tarafından alabildiğine açılır. (...) Bu atamada hemşerisi ve aynı liseden mezun olduğu zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün çok etkili olduğu söylentisi yaygındır."

HULUSİ AKAR'A CEMAAT DESTEĞİ

"Orgeneral Hulusi Akar, 2015 Ağustosunda Genelkurmay Başkanı olur. İlginç olan, lehine bu zamana kadar olmamış bir kampanya başlatılır medyada. Sözcü, Aydınlık, Yeniçağ gibi yakinen takip ettiğimiz gazeteler ile Fethullahçı basın Hulusi Akar’ın ismi üzerinde anlaşmış gibidirler.

"Fethullahçı örgütün medyadaki yüzü olan Faruk Mercan’ın yazdıklarına bir bakalım isterseniz. Hulusi Paşa ile ilgili ilk yazısı 22 Ağustos 2013 tarihli. “28 Şubat’ın terfi ettirmediği komutan' başlığını taşıyor. Elbette gerçekle ilgisi yok. Ama yazı övgü dolu, adeta bir güzelleme içeriyor.

"Mercan’ın, Orgeneral Hulusi Akar Genelkurmay Başkanı olduktan sonra attığı twitler çok daha ilginçtir.

"İlk twit (4 Ağustos 2015): 'Hulusi Akar NATO’da itibarı yüksek, TSK’nin bugünkü birikimini temsil eden bir komutan. Çok zor bir görev üstleniyor.'

"Aynı gün ikinci twit: 'Bir irade Orgeneral Hulusi Akar’ın önünü kesmek için her şeyi yaptı. Silahlar Kuvvetler Akar’ı yedirmedi. Tarihi bir sürece girdik.'

"Faruk Mercan 'tarihi süreçle’ neyi kast etmiş olabilir sizce?

"Ertesi günkü bir başka twitte de şöyle diyor (5 Ağustos 2015): 'Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanı olması Silahlı Kuvvetlerin kurumsal duruşunun bir sonucu. Çok zor bir zamanda çok zor bir görev.'

MÜMTAZER TÜRKÖNE'NİN GÜZELLEMELERİ

"Daha dün TSK’ye her türlü iftirayı atmaktan çekinmeyen Fethullahçı örgüte yakınlığı ile bilinen başka bir yazar konuyla ilgili bakın neler diyor...

"Bu kesimin diğer yazarlarının Akar’la ilgili daha pek çok övgü yazısını çıkartabiliriz. Ama, 'Darbecileri kazığa oturtmalı', “Yeni bir Vaka-i Hayriye lazım', 'Genelkurmay Karargâhının kapısına kilit vurulsun', 'TSK lağvedilsin' diyecek kadar gözü kararmış bir asker düşmanı görüntüsü çizen Mümtaz’er Türköne’yi bunların içinde daha farklı bir yere oturtmak gerekir.

"Türköne, 19 Mart 2015’te 'Devr-i Sabık Yaklaşırken' başlıklı yazısında Erdoğan’ın yargılanacağını kendinden emin bir üslupla dile getirmiştir.

"Bir gün sonra da 'Yeni Türkiye Aktörleri' başlıklı yazısında, Erdoğan otokrasisinden bahsederek şunları ifade etmektedir:

'(…) Bürokrasinin devlet menfaatlerini koruma içgüdüsü bu sefer halka da güven verebilir.

Demek ki, sivil-asker devlet bürokrasisi kapıkulu düzeninden çıkacak, yeniden özgüven kazanacak ve sorumluluklarını yerine getirecek.

(…) Devlet bürokrasisi sağduyuya uygun şekilde işbirliği içine girip otokrasiyi tasfiye edip yeni bir dönem başlatacak.'

Resmen darbe istemidir bu yazı. Bir insan bunu daha aleni yazamaz.

Mümtaz’er Türköne, Hulusi Akar Genelkurmay Başkanı olduktan sonra onun hakkında, Zaman gazetesinde kaleme aldığı, “Genelkurmay Başkanının Matematiği' başlıklı yazıda ise bakın ne olumlu şeyler yazıyor,

“Yeni Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı tanımanızı sağlayacak en önemli bilgi, matematiğe düşkünlüğü olmalı. (...) Matematiğin temeli sağduyudur. Matematik bilen biri hiçbir zaman ana konularda büyük hata yapmaz. (…) Neyse ki artık matematik bilen bir Genelkurmay Başkanımız var.' 

"Gördünüz mü güzellemeyi? Bu iflah olmaz asker düşmanı adam, bir komutanı övmek için neden böyle bir yazı yazar diye sormak komutanı arkadan vurmak mı olur bazılarının iddialarına göre?

CEMAAT'İN HULUSİ AKAR'A 'BİÇTİĞİ GÖMLEK' 

"Balyozla kimin rütbesi söküldü, o sayede kim rütbe taktı? Kimin önü açıldı? Kim kimi övüyor? Nedendir tüm bunlar?

"Bu Fethullahçı örgüt, 'Üzerine binmeyeceği eşeğin önüne yem torbası bağlamaz.' diye düşünebilir birileri.

"Ben bilmiyorum. Ama sadece birkaç örnek verdiğim bu “güzellemelerin' normal olmadığını söylüyorum.

"Bu yazılan çizilenlerden anlaşılan, Fethullahçı örgütün Akar’a bir gömlek biçmeye çalıştığıdır. Burada önemli olan Akar’ın, kendisine biçilmeye çalışılan gömleğe nasıl baktığıdır.

"Nasıl baktığını ilerleyen zamanda göreceğiz. Bunun en önemli parametresi, TSK içerisinde kılcal damarlara kadar girmiş bulunan Fethullahçı örgüte karşı alacağı tedbirlerdir.

"Satırların yazıldığı sırada bu konuda hiçbir şeyin yapılmadığını söyleyebilirim."

İlgili Haberler

Politika

Almanya'da Türkiye'ye mali yardım anketi

Politika

Rusya: Türkiye'den DTÖ'de ABD'ye karşı ortak hareket talebi gelmedi

Politika

AKP'den ABD'ye karşı önlemler: İşte '4 alanlı' plan

Politika

CHP'nin bayramlaşma programı belli oldu

Politika

AKP Genel Başkan Yardımcısı Özhaseki: Bazılarını partiden attık

Politika

İyi Parti Genel İdare Kurulu üyesi istifa etti

Politika

HDP'de dikkat çeken istifa: Parti içinde oligarşik bir yapı oluştu

Politika

Cemal Canpolat: İstanbul'u sahipsiz bırakmayacağız

Politika

Nahit Duru | Aynı gemi...

Politika

Dolardaki artış basını da vurdu: Aydınlık gazetesi ara verdi

Politika

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Türkiye güvenli liman olmaya devam edecek

Politika

AKP'liler arasında 'havlama' polemiği