Çok Okunanlar

Kızılay'a kayyum atanan Yıldırım'ın kardeşi: Bu ülkede eşek gibi sessizce yaşayacaksınız

Kılıçdaroğlu'ndan sokak çağrısı!

KPSS adayı: Yüzümü gösteremem, mezhep imamımız böyle diyor

'Gezicilerin başı kesilsin' diyen Erkan Tan'dan tepkilere 'portakal sıkacağı' ile yanıt

Üç çocuk genç kadına tecavüz edip, öldürdü

Orhan Bursalı: Darbe başarılı olsaydı, ABD yeni iktidarı tanıyacaktı

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı 15 Temmuz Fethullaşçı darbe girişimini analiz ettiği yazısında, kalkışmanın başarılı olması durumunda ABD'nin yeni iktidarı destekleyeceğini söyledi.

Bursalı, ABD'nin darbenin başlangıcında tavrını belli etmediğini belirterek,  "Normal olarak, ABD’nin darbe başlangıcında tavrını belli etmesi gerekir. Oysa sonunda konuştu! Aptal değilsek eğer, girişimin ne sonuç vereceğini beklediler" dedi. 

Bursalı'nın yazısı şu şekilde; 

Tolga Tanış’ın pazar yazısına göre, ABD’nin seçilmiş hükümeti destekliyoruzbiçimindeki açıklaması, darbe sabahı 2.30 sularına denk düşüyor. Oysa biz faniler bu askeri darbe girişimidir, dediğimizde cuma akşamı saat 10’du. Onlar çok daha erkenden haber almışlardır. Demek, arada 4.5- 5.5 saat farkı var. 
Saat farkının başlangıcında darbe başlangıcı, sonunda da darbe başarısızlığı ve iktidarın tüm denetimi ele aldığı gerçeği var. Normal olarak, ABD’nin darbe başlangıcında tavrını belli etmesi gerekir. Oysa sonunda konuştu! Aptal değilsek eğer, girişimin ne sonuç vereceğini beklediler. Amerikalıların bu tutumlarının böyle (doğru) yorumlanmasını umursadıklarını düşünmüyorum. Zaten RTE iktidarına karşı tutumları çok açık ve seçik. Sakladıkları bir durum yok. 
Girişim başarılı olsaydı, şüphesiz “yeni iktidarı' destekleyecekler ve bu sonuca da RTE’nin politikalarının neden olduğunu söyleyeceklerdi.

ABD bir darbe bekliyor muydu? 
Böyle bir durumu olabilirlikler arasında gördüğünü, eski Ulusal Güvenlik danışmanlarından John Hannah’ın, Foreign Policy dergisindeki yazısında işaret ediyor; (http://odatv.com/er-ya-da-gec-bir-hesaplasma-gunu-yasanacak-1706161200.html), Erdoğan’ın Ortadoğu politikasının ülkeyi parçalanmaya götürdüğünü, ülkeyi despotluğa sürüklediğini belirtiyor ve şu can alıcı cümleyi kuruyordu: 
“Tüm bunlara rağmen ordu içerisinden birilerinin Türkiye’yi Erdoğan’ın İslamcı diktatörlüğünden ve ülkeyi soktuğu tehlikeli yoldan çıkarmak için, darbe girişiminde bulunmayacağının hiçbir garantisi olmadığı da vurgulanıyor.' 
Dikkat edin, ordunun hiyerarşik yapısından, ordudan bahsetmiyor, “Ordu içerisinden birilerinin' diyor. Demek bu “birileri', Beyaz Saray, Pentagon, Dışişleri Bakanlığı çevrelerinde kapalı kapılar arasında konuşuluyordu.

Darbede rolü var mı? 
ABD’nin darbe girişiminde rolü olabilir mi? Doğrudan? Hiç sanmıyorum. Dolaylı? Kanıt olmalı (ABD tarafından bizzat planlandığı ve düzenlendiği iddiası). Ama Cemaatin ordu içinde gerektiğinde darbe yapabilecek güçlerinin bulunduğunu ve bu güçlerin gerektiğinde harekete geçebileceğini bilmediğini söylemek, siyasi aptallığa denk gelir. Zaten yukarıdaki alıntı dabu bekleyişin ifadesidir. Özetle, el altından bir dayanışma. 
Darbecilere gelirsek: Bunları şüphesiz ki, doğrudan Cemaatin Amerikancı güçleri olarak nitelendirmek gerekir. Cemaat zaten öyledir. Fakat bu kamikaze girişimi ile Cemaatin ve Amerikan siyasetinin beklentileri berhava olmuştur. Artık ABD, Cemaat hakkında zaman içinde yeni şeyler söyleyebilir. 
Gelelim Genelkurmayımıza..

DÖRT TARAFTAN SARILI BİR GENELKURMAY 
Dehşet verici bir öykü. Bir karabasan gibi. Korku filmlerinde seyretseniz tüyleriniz dikilir, koltuğunuzda gerilirsiniz, yüreğiniz ağzınıza gelir.
Özel kalem müdürüyaveri ve korumaları… hemen hepsi darbeci çete tarafından sarılmış bir Genelkurmay Başkanlığı düşünün. Her şeyi kontrol altında. Tüm hareketleri.. Yazışmaları.. Planlar, programlar… Emirler, talimatlar. VE hayatı! 
Çevresi tamamen sarılmış ve teslim alınmış bir Genelkurmay’dan bahsediyoruz. Nitekim başına silah dayıyorlar, kemerle boğazını sıkıyorlar ve derdest edip götürüyorlar. Genelkurmay Başkanı direndi, teslim olmadı diye sevinmeli miyiz, yoksa? 
Tüm kuvvet komutanları… Bu nasıl olabiliyor?

Tam yeminli gizli örgüt 
1) Bir gizli yeminli örgüt her tarafı sarmış. Bu ne yaaa! “Son Kale' en gizli ve en büyük güç olarak tam saklanmış. Gerçekten tam saklanabilmiş mi? 
2) Hayır saklanamamış. Çünkü pek çok Cemaatçi subayın isimleri faş edilmiş, Genelkurmay defalarca durmadan uyarılmış.. Kitaplar yazılmış… Ama bir önceki Genelkurmay Başkanı Necdet Özel döneminde de, şimdiki Hulusi Akar zamanında da farkındalık yaratılamamış… 
Bunun nedenleri üzerinde durulabilir. Gerekçeleri vardır. Bir şey yapamazlar, ordu zaten darbe aldı, yeniden budayıp zayıflatmayalım demiş olabilirler. 
Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk gibi alçakça davalarda yargılananların, “intikam hissi' ile hareket ettiklerini ve çoğunu uydurduklarını düşünmüş olabilirler.

Çetenin tam ablukası 
“Elimizde delil yok, biz savcı, yargıç değiliz' diye de.. 
Hatta bunları bizzat çevrelerini saran Cemaatçi subaylar söylemiş ve ikna etmiş de olabilirler! Belki de “sivil savcılık soruşturmayı başlattı, ağustosta pek çoğu atılacak zaten' demişlerdir. 
Ama bunların hiçbiri, Genelkurmay Başkanlığı’nın çete tarafından tam abluka altına nasıl alındığını açıklamaz ve mazur göstermez. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu noktada direniş (Tabii ki çok önemli!) kahramanlık öyküleri anlatanlara, yazanlara bakıyorum da.. Gülüyorum! 
Peki, Genelkurmay’da hiç “darbe yapabilirler mi' diye bir risk tartışması olmuş mudur? (Ne kadar yazılacak şey var.. Perşembeye.. bu bir dizi olacak gibi).. 

İlgili Haberler

Medya

Star Gazetesi'ne Necip Fazıl Kısakürek 'ihtarnamesi'

Medya

Milli Görüş'ten Nazım Hikmet 'açılımı'

Medya

Dev yapım şirketini kriz vurdu! Maaşlar ödenmiyor...

Medya

Fatih Portakal: Başıma bir şey gelirse...

Medya

Aydın Doğan'ın hangi kızı kazandı?

Medya

Nahit Duru | Bu anlattıklarıma inanabiliyor musunuz?

Medya

Sözcü, devletin 2013'te terör örgütü ilan etmediği yapıya ‘yardım etmekle' suçlanıyor

Medya

Seçime giderken RTÜK'e yeni sansür yetkisi!

Medya

Habertürk TV eski Genel Müdürü gözaltına alındı: Hakkımı helal etmiyorum

Medya

Hedef gösterilmişti! Fatih Portakal hakkında suç duyurusu

Medya

Gerici Akit, 6284'ü manşetten hedef aldı: 'Cinnete götüren yasa'

Medya

Nihat Genç kanal açtı