darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Eren Erdem

Gülenin iadesini istemeyen partiyi açıklıyorum

11.10.2016 09:21

Daha önceleri "yeter bu hasretlik" diye Fetullaha seslenen Erdoğan ve kurmayları, bu günlerde ABDnin FETÖ liderini iade etmesi için can hıraş çalışıyor. 

Bu cümleyi kurarken, son bölümde çok tereddüt ettim. Çünkü gerçekte olup bitenlere baktığımızda, böyle bir çalışmanın olmadığını görebiliriz.

***

1- Tayyip Erdoğanın başlattığı "idam kampanyası" kesinlikle Fetullah Gülenin iade edilmemesi için gerçekleştirilmiştir.

2- Klasik Erdoğan taktikleri. Bir taşla iki kuş vurmak böyle olsa gerek! Hem Türkiye halkının birikmiş öfkesini alan bir söylem geliştiriyor (idam söylemi), hem de ABDnin iade sürecini baştan sona olumsuz etkileyecek bir argüman yaratıyor.

3- İdam olan ülkeye "iade" yapılmaz. Bu herkes tarafından bilinir. Bu ince hareket, toplumun gazını almaktan ibaret bir "iade tiyatrosu" oluşmasını sağlıyor.

4- İade için gönderilen dosyalar, alenen ABD Güleni iade etmesin diye hazırlanmış. 15 Temmuz ile ilgili "tek bir delil" gönderilmemiş. 

5- Eğer ABD, bir terör örgütü liderini Türkiyeye iade etmiyorsa; Gülen ile ilişkisinden ziyade, AKPnin isteksizliğinden kaynaklıdır.

6- Çünkü, ABD için Türkiye; Gülenden daha değerlidir. Hele hele; ortadoğuya fiilen müdahil olmuş bir Türkiyeyi asla kaybedemez. Bırak Güleni, sağlam bir dosya ile George Bushu bile iade eder.

***

Bakmayın siz ABDye ayar veren konuşmalarına. AKPliler Gülenin iadesini kesinlikle istemiyor. Bekir Bozdağ, kendi parti tabanına heyecan vererek süreci yönetmeye çalışıyor.

Eğer Gülenin iadesini isteseydi, kesinlikle "bu dosyalar gönderilmezdi."

Hulusi Akarın yaverinin ifadeleri, itirafçıların beyanları gönderilirdi.

15 Temmuzda yapılan yazışmalar, ByLock konuşmaları, Gülenin haki elbise ile verdiği mesajlar gönderilirdi.

Bu konuda hazırlanmış MİT raporları, önden gelen istihbaratlar; Alexander Duginin "önceden yaptığı uyarılar" bilgi notu olarak eklenirdi.

***

Peki neden istemiyorlar?

Çünkü Gülen gelir, mahkemede konuşursa; "AKP diye bir parti kalmaz." Gülenin AKP ilişkilerini deşifre etmesi halinde, AKPnin varoluşsal bir kriz yaşaması muhtemel.

Hadi Türkiye kamuoyuna "havuz medyası üzerinden" algı operasyonu yaptı.

Dünyaya nasıl anlatır böyle bir durumu?

***

Ne yapacaklar söyleyeyim.

Gülencilerle dirsek teması olan Bakan, Milletvekili, Belediye Başkanı kadroları tamamen temizlemeden Gülenin iadesine asla imkan sunmayacaklar.

Süreci kilitleyecekler. ABD; "bize şöyle belgeler verin" diyecek, bizimkiler "eyy ABD, eyyyy ABD" nutukları atacak. Nasılsa "gazeteler, ABDnin talep ettiği belgelerle alakalı açıklamaları yazmayacak..."

Böyle "gaz  alma eksenli" süreç sürecek. Taa ki, iltisaklı kadrolar temizlenene kadar...

Her formülü düşünüyorlar. Ama partinin "en tepesindekiler ile Gülen arasında kurulmuş ilişkileri nasıl formülize ederiz" diye bir takıldıkları nokta var.

Bakalım, nasıl bir algı operasyonu yapacaklar, göreceğiz...

***

BÜLENT ARINÇ, EĞER AZICIK HAYSİYETİN VARSA KONUŞURSUN!

Çıktın kürsüye.
"Parsel parsel" diye başladın.
Sonra sustun...
Neden susuyorsun?

Ankarayı FETÖye "parsel parsel" peşkeş çekenleri ifşa edecektin.

Dikkat edin, Ankarada yakalanan FETÖcülerin tamamı ifadesinde, bir kabahatim yok; "arsa bakıyordum" dedi.

Nasıl bir ağız alışkanlığıysa artık...

Bülent Arınç, "Manisa, yiğit insanların memleketidir." Sen! FETÖye ülkeyi peşkeş çekenleri, yani FETÖ işbirlikçilerini ifşa edeceğini söyledin. Yiğit ol, ifşa et!

Eğer etmezsen;

* Yardım ve yataklık etmiş,
* Manisanın yiğitliğine ihanet etmiş,
* Tükürdüğünü yalamış,
* FETÖye işbirliği yapanları koruyup kollamış,
olacaksın...
Gel, açıkla!
Kahraman ol...

Eğitim