darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Katar'dan gelen yardımın karşılığı ortaya çıktı

Hem cinsiyetçi hem saçmalama uzmanı: Yandaş yazardan skandal yazı

Emeklilere maaş şoku!

'Setlerde bakire arayan erkek oyuncu var'

Anaokulu çocukları peçeli ve silahlı yürütüldü

PKK: Dokunulmazlıkların kalkması savaş sebebi!

PKK Yürütme Kurulu Üyesi Duran Kalkan, ANF'ye geniş bir röportaj verdi. Kalkan, Davutoğlu'nun gitmesi, hendekler ve çatışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Açıklamadan bölümler:

DOKUNULMAZLIK

HDP’lilerin meclisten atılması, tutuklanmaları vb. her şey faşist saldırılardır. Siyaset kurumunun hiçbir biçimde işleyemez, AKP diktatörlüğünü denetleyemez bir konuma getirilmesidir. Zaten bulunmayan siyaset yapma koşullarının tümden yok edilmesi, her şeyin savaşa indirgenmesidir. Bu bakımdan dokunulmazlığın kaldırılması bir savaş, saldırı demektir. HDP’li vekillerin, milletvekilliklerinin düşürülmesi bir savaş gerekçesidir. Tutuklanmaları savaştır, siyasetin bitirilmesi ve tek çizgi olarak savaşın bırakılmasıdır. Bu nedenle de buna karşı başta HDP’nin kendisi, herkes direnmek zorundadır. Tüm devrimci demokratik kesimler, bu faşist saldırganlığa karşı güçlerini tümden seferber ederek direnmelidir. Demokratik siyaset temelinde direnilmeli, her türlü meşru yol ve yöntemler ile direnilmeli. Faşizme karşı direnişte tüm mevziler sonuna kadar kullanılmalıdır. Asla hiçbir mevzi tam kullanılmadan bırakılmamalıdır, geri çekilmemelidir.

Bu direnişi halk başlattı, daha da geliştirmek gerekiyor. Dokunulmazlıklar kalkar ve HDP’li vekiller mahkemeye götürülür ve tutuklanmak istenirse de halk “irademe dokunma' diyerek kapsamlı ve etkili bir direniş içerisine girebilmelidir.

DEMİRTAŞ'A MECLİS YANITI

Bazı çağrılar var: “HDP mecliste istenmiyorsa, gelip Amed’de meclis kurmalı' deniliyor. Bu iyi bir duygu, ama siyaseten doğru değildir. Hem Amed’de Kürtlerin iradesini temsil eden demokrasi meclisi kurulabilir, hem de Kürtler Ankara’daki mecliste iradelerini temsil etmeliler. Ankara’daki tüm milletvekilleri, Kürtlerin iradelerini temsil etmek için mücadele etmeliler. Oradan baskıyla atılmaya çalışıldığı zaman, “başka bir yere meclis kurmaya gidelim' demenin bir anlamı olmaz. Eğer orda bulunmak gerekmiyorduysa neden gittiler, yok eğer gitmek gerekliydiyse o zaman sonuna kadar mücadele etmeyi bilmeliler, mevziiyi bırakmamalılar. AKP istediği kadar atmaya çalışsın iradelerini savunmak ve meclisi halk iradesi haline getirmek için sonuna kadar direnmeliler. Saldırıp direnişlerini kırmak isteyebilirler, ama direnmek konumunda olmak doğru olandır. O meclis AKP’nin babasının malı değil. Devletin de bir kurumu değildir, devletten önce kuruldu. Osmanlı yıkılmıştı ve TC denen devlet de yoktu, meclis o zaman kuruldu. Meclisin Kürdistan’daki halkın ve aydınların desteği ile kurulduğunu herkes biliyor. O halde kuruluş felsefesi ve ilkelerine sahip çıkmak ve öyle bir çizgiye çekmek için mücadele etmek, direnmek gerekiyor. Geri çekilme, faşizm karşısında doğru bir siyaset değildir. Bu, pasifizme ve başarısızlığa götürür.

DAVUTOĞLU'NUN GİDİŞİ

AKP’nin kısa zamanda dağılacağını ilk önce biz iddia ettik. “AKP çok yakında çökecek' dedik. “1 Kasım’da ortaya çıkan hükümet, 7 Haziranı görse de 1 Kasımı göremeyecek' dedik. Şimdi açığa çıktı ki, 7 Haziranı da göremeyecek. Ahmet Davutoğlu, seçim kazandığını ve başbakan olduğunu sanıyordu. Bunun bir yanılsama olduğu şuan net bir biçimde ortaya çıkmıştır. 1 Kasım seçiminin ortaya çıkardığı hükümet, 7 Hazirana da varmadan görevi bıraktı. Öyle anlaşılıyor ki 22 Mayısta yok olup gidecek.

Bunu nasıl değerlendirmek gerekiyor? AKP’nin içinde ayrılıklar gün yüzüne çıkıyor değil, AKP’nin içi kaynıyor. Tayyip Erdoğan’ın izlediği politikaya karşıt olan bir cephe var. Tayyip Erdoğan da ayakta kalabilmek için bütün bu güçlere karşı şiddetli bir mücadele veriyor. Diktatörlüğü içinde bütün ipleri eline alıyor ki, en ufak bir gedik olmasın ve o gedikten sızılarak iktidarına zarar verici gelişmeler ortaya çıkmasın. Şimdi yaşanan durum budur.

CİDDİ BİR TAKTİK DEĞİŞİKLİK

Sur ve Cizre başta olmak üzere devam eden hendekler ve çatışmalara ilişkin, "Ciddi bir taktik değişime ihtiyaç var. Bu durumda, o savunma süreci aşılmıştır. Şimdi taktik saldırı sürecindedirler. Aktif savunmaya geçiyoruz, diğeri salt savunmaydı. Ama artık taktik saldırı ile AKP’ye darbeler vurarak AKP faşizmini parçalayıp yenilgiye uğratma ve zafer kazanma dönemidir. Bu bakımdan öncelikle mutlaka taktik ve tarz değişimi yaratılmalıdır. Sadece hendek ve barikatlar arkasında direnme zafer kazandırmaz. Böyle bir direniş ile düşmanın başarısı önlenebilir. Nitekim Cizre ve Sur direnişleri, AKP faşizminin imha ve tasfiye planlarını boşa çıkardı, yenilgiye uğrattı. Bütün AKP faşizmini Kürdistan’da yerle bir edip zafer kazanmak gerekiyor. Tayyip Erdoğan, “yerle yeksan olacaklar' dedi. Şimdi AKP yerle yeksan edilecektir. “Kazdıkları hendeklere gömülecekler' dediler. Kimin o hendeklere gömüleceği yakında görülecektir" dedi.

 

İlgili Haberler

Politika

''Kürtaj dede'' doların yükselişini böyle yorumladı: İçimizdeki hain Trump kafalılar...

Politika

Uğur Gürses, Hürriyet'ten neden ayrıldığını açıkladı

Politika

Şüphelilerin yakalanmasının ardından: ABD'den Türkiye'ye teşekkür

Politika

USA Today'e yazan Çavuşoğlu: Güney kanadının muhafızlığını yapıyoruz

Politika

Araç kiralama devinden iflas erteleme talebi

Politika

CHP lideri Kılıçdaroğlu'dan bayram mesajı

Politika

'Bayrama da tecritte giriyorlar'

Politika

Komünist Başkan: Artık yazmaya, söylemeye utanır oldum

Politika

Özgür Özel: İsminde milliyetçilik olan parti 7 liradan dolar bozdurdu

Politika

Devlet Bahçeli'den ABD açıklaması

Politika

AKP'nin kadrolaşma sistemi: Vekil olamadıysan bürokrat ol

Politika

Tutuklu Osman Kavala'dan mektup: Dikkatimi çeken bir ifade var…