Çok Okunanlar

Metropoll anketi: AKP'de oy kaybı, kriz kaygısı ve enflasyon

Atatürk'e hakaretten tutuklanan gericiye siyasi partiden ziyaret!

Bir konkordato ilanı da Türkiye'nin en büyük hayvan işletmesinden

Buldan: AKP ile görüşeceğimiz tarih ve saati buradan açıklıyoruz!

AKP'ye anketlerden kötü haber: Hiç olmadığı kadar geride

Romancı Ayla Kutlu'ya göre 27 Mayıs 'Devrim'dir

Tahir Şilkan
1938 Antakya doğumlu olan Ayla Kutlu, edebiyat yaşamına en azından yazdıklarının yayınlanması bakımdan oldukça geç başlamış ancak başladıktan sonra da çok güçlü eserlerle sağlam bir yer edinmeyi başarmış bir yazar. 2016 yılında yayınlanan son romanı Yedinci Bayrak ile birlikte onuncu romanına ulaşmış bulunuyor.

  Ayla Kutlu’nun öykü kitaplarının isimlerinin güzelliği dikkat çekicidir. Hüsnüyusuf Güzellemesi (1984), Sen de Gitme Triyandafilis (1990), Mekruh Kadınlar Mezarlığı (1995), Zehir Zıkkım Hikâyeler (2001).

Sen de Gitme Triyandafilis kitabıyla 1990 Sait Faik Hikâye Ödülü kazanan Ayla Kutlu, Mekruh Kadınlar Mezarlığı kitabı ile de Yunus Nadi Hikâye Ödülünü kazanmış.

 Çocuklar için yazmış olduğu çok sayıda kitabı bulunan Ayla Kutlu, anılarının 27 Mayıs 1960'a kadar olan bölümünü "Zaman da Eskir" başlığı altında yayınlamış.

 Ayla Kutlu romanlarında “resmi tarih' anlayışını sorgulamayı başarabilen yazarlardan. “Gerçeklerin yazılması ve gerçeklerin çeşitli boyutları, çeşitli bakış açılarıyla topluma sunulmasını' önemli buluyor. İktidar sahiplerinin büyük bir yanılsamayla, gerçekleri saklamayı unutturmayı başaracakları sanmalarının karşısına yalnızca roman ve öykücülerin değil, tüm anlatıcıların, araştırmacıların ve görsel anlatım araçlarını kullananların dikilmesinin gereğini ifade ediyor. Edebiyatçılar ve sanatçıların, bilim insanlarının resmi tarih anlayışının kırılması için katkıda bulunmasını anlamlı ve gerekli buluyor.

 Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1960 yılında bitiren Ayla Kutlu, çeşitli kamu kuruluşlarında 20 yıl çalışıp emekli olduktan sonra edebiyat çalışmalarına ağırlık vermiş.

MEŞRULUĞUNU KAYBEDEN İKTİDARI İNDİREN ORDUNUN YÖNETTİĞİ DEVRİM

Ayla Kutlu, 27 Mayıs ile ilgili değerlendirmesini, Can Dündar'ın Mülkiye belgeseli için kendisiyle yaptığı röportajda anlatıyor. Konuşmayı, Zaman da Eskir başlıklı anı kitabının sonunda olduğu gibi aktarmış.

27 Mayıs'ı, "meşruluğunu kaybeden bir iktidara karşı ülke yönetimine el koyan Ordu'nun yönettiği bir devrim" olarak nitelendiren Ayla Kutlu, SBF'nin son sınıfında "gemi azıya alan bir iktidar" olarak nitelediği iktidara dur demek için düzenlenen gösterilere katıldığını ifade ediyor. 27 Mayıs öncesinde, yoğun siyasal baskı günleri yaşandığını, ülkenin kötüye gittiğini, ülke halkını bölmeye çalışan bir iktidara karşı çıktıklarını söylüyor. "Hükümetin borazanlığını yapan bir radyo, sansürlenmiş, yazarları tutuklanan gazeteler, baskılar, polis kurşunuyla öldürülen gençler Demokrat Parti iktidarının sonunu getirdi" değerlendirmesini yapan Ayla Kutlu, 27 Mayıs'ı devrim olarak coşkuyla karşıladıklarını, zafer duygusu içerisinde olduklarını söylüyor. 

Ayla Kutlu, "inandığım şey; 27 Mayısın devrim olduğudur" diyor. "Sonra bütün kötülükler 27 Mayıs'a mal edilmeye başlandı. Oysa o günlerde, Türkiye'de demokrat, ilerici insanlar hayatlarının en büyük barış duygularını yaşıyorlardı birbirlerine karşı. Askerlere, subaylara karşı müthiş bir sempati vardı" değerlendirmesini yapıyor.  

"...Türkiye'de hayat ucuzlayacaktı, insanlar çok daha özgür olacaktı, adil mahkemeler olacaktı, çok güzel şeyler olacaktı... Buna inanıyorduk..."

Sonraki süreçte yaşananların birçok hayal kırıklığı ile dolu olduğunu ifade eden Ayla Kutlu, "...Sonra ölümlerle sonlanan yargılamalar herkesi rahatsız etti… Bir de 147'ler olayı var. Tutarsız bir listeyle Mülkiye'den de birçok hocanın üniversitelerden atıldığı olayı yarattılar." diyor.

"... 27 Mayıs bir devşirme hareketiydi. Çünkü, fikir birliği, dünya görüşü birliği, aksiyon birliği olmayan insanların tesadüfen biraraya gelmelerinden oluşmuştu." değerlendirmesini yapan Ayla Kutlu, 27 Mayıs'ı bugün nasıl değerlendirdiğini şu sözlerle ifade ediyor:

"27 Mayıs’ın Türkiye'ye çok iyi şeyler ve çok aydınlıklar getirdiğine hâlâ inanıyorum. Övünülecek bir anayasa, o zamana kadar bizim aklımıza bile gelmeyen özgürlükler sağladılar. Müthiş bir çeviri, okuma, yazma seferberliğine girdik. Kültürel yaşamda çok olumlu etkileri oldu..."

Ayla Kutlu 27 Mayıs’ın siyasal yaşamımıza iki olumsuz miras bıraktığı tespitini yapıyor.

"Bir; seçimle gelen devlet yöneticilerinin canlarının alınması. iki; insanlar arasında ayrılıkların yoğunlaşması, derinleşmesi ve yeni askeri müdahalelere kapı açacak askeri ve düşünsel aykırılıkları yaratması..."  

İlgili Haberler

ABC Kritik

'Yaptırım' mı?,  'Kitle İmha S­ilahı' mı? 

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Bir PKK-FETÖ-AKP işbirliği: Andımızın kaldırılması

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Bilim, Bilim, Yine Bilim ve Aydınlanma!

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Çatladıkapı ülkesinin çadır mahkemeleri

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Krizler kıskacındaki Türkiye

ABC Kritik

ABC Kritik | Berk Yüksel | Echo ve Narcissus

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Sol Muhalefetin Acıziyeti

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Krizle geldiler ama krizle gitmeyecekler

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Televizyondaki açık oturum konuşmaları

ABC Kritik

ABC Kritik | Nejla Kurul | Karma eğitimi savunmak gerek

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof Dr. Coşkun Özdemir | Türkiye ne halde?

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Müstemleke geldiniz müstemleke gidiyorsunuz: McKinsey'in Türkiye serüveni