YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Ayar bozuldu

28.05.2018 23:28

Yurt dışından ithal edilen ve hastalıklı olduğu saptanan etler için Tarım Bakanı Fakıbaba merak etmeyin ben de yiyorum demiş.  

Bir zamanlar Chernobil faciasından sonra da bir bakan ben çayı içiyorum siz de için demişti, anımsar mısınız bilmiyorum…  

Ancak Fakıbabaya inanmakta zorluk çekiyorum, çünkü köylüye verilen mazotun 2,5 TLden verildiğini söylemişti, ama CHPnin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Uşakta bir köylünün traktörünü alıp istasyona gitti ve 2,5 TLden mazotu alamadığı gibi iki mislinden de fazla ödedi. Yani Fakıbaba yalancı çıktı. Şimdi de hastalıklı etleri yiyin diyor, nasıl inanacak insanlar? 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim gezilerine devletin üç uçağı ile gidiyor. Neden üç uçak derseniz, güvenlik açısından, çünkü Erdoğanın bu üç uçaktan hangisinde olduğu bilinmiyor… Korkunun ecele faydası yok! Ama seçim gezilerinde adayların devlet olanaklarından yararlanmaları alenen suçtur. Şimdi kimi kime şikayet edeceğiz? 

Yine aynı Erdoğan, Ispartada Süleyman Demirelin açmış olduğu üniversiteyi kendilerinin yaptığını söyleyerek, bir başka yalana daha imza atıyor. Tabii bu ne ilk yalan ne sonuncusu. 16 yılın demeçleri, demeçlerin video kayıtları ardı ardına koyulduğu zaman pek çok yalanın bu halka söylenmiş olduğunu alenen görebiliyoruz.  

Biz hiç aldanmadık ve hiç aldatmadık yalanı ise son günlerde söylenmiş yalanların en büyüğü. 

Kısaca söylemek gerekirse iktidarın yani AKPnin ve tabii ayrıca da Erdoğanın ayarları iyice bozuldu.

Meral Akşeneri iyice görmezden geliyorlar, ama meydanlar onu görmezden gelmiyor. HDPnin cumhurbaşkanı adayı Demirtaş hukuksuz yere hapiste olmasına karşın gayet etkili bir kampanyayı yürütüyor. Saadet partisi ise CHPnin vermek istediği mesajları kendi tabanına birebir veriyor ve ittifakın sadık bir üyesi olduğunu belgeliyor. 

Muharrem İnce ise yeni bir alfabeyi meydanlarda ezberletiyor. İnce, çok yoruluyor ama çok etkili bir propagandayı sürdürüyor. 

Son olarak Çanakkale mitinginde üç Zye karşılık üç B ve 3 Y formüllerini anlattı. 

Erdoğanın Zam Zulüm ve Zindan sunmuş olduğunu ama kendisinin Barış Büyüme ve Bölüşme vaad ettiğini söylerken bunu nasıl başaracağını da Yön -Yöntem ve Yönetim olarak belirliyor. 

Hukukun üstün olduğu bir ülkede demokrasinin hızla gelişeceğini ve ekonominin rahatlayacağını anlatıyor . 

Biz yurt dışında yaşayanlar, İnceyi de diğerlerini de sosyal medyadan izliyoruz.  

Daha önceki bir yazımda söylemiş olduğum gibi, bu seçimlerin kazananı sosyal medya olacak, çünkü GEZİ Direnişinde sosyal medyayı kullanmayı öğrenmiş ve etkisini birebir yaşamış olan gençler şimdi yine aynı yöntemle etkileşimi sürdürüyorlar. 

Ancak, Erdoğanın etrafında pek çoğu işsiz güçsüz bir lümpen takım var. Ona Reis takısını uygun gören, neyin ne olduğundan habersiz bu cahil kesime AKPnin bitişi nasıl anlatılabilir?  

Türkiyede seçim propagandalarının en etkili ve eski yöntemi köy ve mahalle kahvelerinde yapılan sohbetlerdir, çünkü bu aylaklar genellikle kahvehanelere giderler, orada takılırlar. Şimdi işte sosyal medyadan örgütlenip bu kahvehanelerde neyin ne olduğunu anlatmak gerekiyor. 

Türkiye en çok gazetecisi hapislerde olan ülke iken Erdoğanın meydanlarda 25 Haziranda gazetecilerin hapsedilmediği bir Türkiyeye uyanacağız demesinin nasıl kocaman bir yalan olduğunu anlatmak gerekiyor. 

Üretmeyen, aldığı parayla saray yapan ve halkını düşünmeden harcayan, savurgan bir cumhurbaşkanının ne olduğunu kahvehanelerde anlatmak gerekiyor. 

İşsizliğin nedenlerini anlatmak gerekiyor, İsrailden alınan tohumların ancak bir kere kullanılabilindiğini anlatmak gerekiyor. 

Gerekiyor da gerekiyor! 2013ten beri Filistini ziyaret etmesi beklenen Erdoğanın gidememesinin nedenlerini de anlatmak gerekiyor, Filistinlilerin Türkiyeye vize ile gelebildikleri ama İsrailliler için vize aranmadığını da anlatmak gerekiyor. 

Sosyal medyada ancak küfür edebilen, iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz ak trollerin uyandırılması için onların yöntemleri kullanılarak yine sosyal medyadan örgütlenip, karşılıklı gelip anlatmak gerekiyor. Ak troller CHPnin ya da İYİ Partinin ve HDPnin her açıklamasına bir kulp bulup genellikle küfürle saldırıyorlar ancak sosyal medyada bu saldırılar karşılık gördüğünde de hemen sinip kaçıyorlar, yani onların da ayarları çoktan bozulmuş. Şimdi işte tam zamanı, 16 yıldır nasıl kullanıldıklarını onlara da anlatmak lazım. 

Belgrad ormanlarına saklanmış olan silahların hesabını sorması için yine sosyal medyadan savcı arayışına çıkmak gerekiyor! 

YSKnın aldığı son karar ile 144 bin seçmenin sandığı başka yerlere taşınıyor. Ya YSK zorlanmalı ve bu sandıkları taşımayı bildiği gibi, 144 bin kişiyi de sandıklara taşıması istenmeli ya da örgütlenip bu insanların sandıklara taşınılması sağlanmalıdır. Bu işi de sosyal medyadan örgütlemek gerekiyor. 

Önümüze huzura kavuşmak için çok az zaman kaldı, karşımızda ayarı bozulmuş bir AKP ve Erdoğan var, yani işimiz çok zor değil artık…

 

 

Eğitim