darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Alev Doğan

Beşiktaş katliamı ve gazetecilik onurunun üzerinde tepinenler

12.12.2016 14:46

İnönü Stadının yakınındaki patlamadan yalnızca dakikalar sonra, bir televizyon kanalının canlı yayını. Konuklar hararetle başkanlık sistemini tartışıyorlar. Programın moderatörü son dakika bilgisi ile yayına ara veriyor.

Sosyal medyada insanlar telaşla ne olduğuna ilişkin bilgi almaya çalışırken, yakınları için endişelenirken, kıl payı hayatta kalmalarına hayret ederken, şans eseri hayatta kalmaktan artık bıkmışken, RTÜKün yayın yasağı getirdiği haberi düşüyor ekranlara. Alınan tek bilgi yaşanan iki adet patlama sonucu 20 yaralının olduğu yönünde.

Ardı ardına terör uzmanları bağlanıyor canlı yayına. Konuklardan biri Geziye bağlayacak kadar haddini aşıyor, canlı yayına bağlanan yandaş bir kalem halkı tehdit ediyor, dalga geçer gibi saldırının oluş şekli teyid edilmedi henüz diyor.

Konfetilerin uçuşması gereken stadın tepesinden insan uzuvları toplanıyor, yaralıları taşıyacak ambulanslardan siren sesleri yükseliyor, sosyal medyada insanlar kaybolan yakınlarını arıyor. Onlarca muhabire, canlı yayın aracına, istihbarata rağmen medya üç maymunu oynuyor!

Moderatör, sonu illaki başkanlığa bağlanan maksatlı konuşmaların arasında, bir zahmet değiniyor yaralılara. Dış basın ölülerden bahsediyor, spor kulüpleri başsağlığı mesajı yayımlıyor, medya ağzında lafı geveleyip duruyor! Sabah bir bakıyorsunuz gazete manşetlerine, küçücük bir yeri kaplıyor saldırı.

Türkiye basın tarihi türlü rezillik gördü ancak teslimiyetin, alçaklığın böylesini görmedi. Bu ülkenin onurlu, namuslu gazetecileri, cumartesi gecesi yaşanan piyeste rol alan insanlarla aynı mesleği yapıyor olmaktan utandı. Ben utandım, biz utandık. Çok utandık!

Gazetecilik etiğini geçtik, bu mesleğin en önemli kuralı olan halkın haber alma özgürlüğünü ihlal ettiler. Bu mesleği yapma ehliyetlerini kaybettiler yani.

Şimdi de utanmadan, babasının cenazesinde Erdoğana sert baktığı için gencecik bir delikanlıyı linç ettirmeye çalışıyorlar, Berkay Akbaşın babasının sözlerini sansürlüyorlar.

Biz sizi Gezi Direnişinden, Soma Katliamından, iş cinayetlerinden, cinsel istismar yasa tasarılarından biliyoruz. Neye hizmet ettiğinizin farkındayız.

Bombalar ile dizayn edilmeye çalışılan bu ülkenin onurlu basın emekçileriyiz bizler.

Gazeteciliği, mesleğini yurtdışı temaslarında devlet yetkililerine eşlik edip fındık, fıstık yiyerek icra edenlerden değil, Uğur Mumcu gibi cesur kalemlerden öğrendik. Halkın haber alma özgürlüğünü en başa yazdık. Katar destekli uydurma raporlar ile Suriye halkının emperyalizm karşısındaki meşru direnişini karalamadık örneğin, eli silahlı cihatçı çeteleri muhalif diye pazarlamadık örneğin, masum insanlara kumpaslar kurmadık örneğin, acılı bir babanın sözlerini sansürlemedik örneğin, bu halka düşmanca davrananlara kapa çeneni diyebildik örneğin…

Aç kalsak da, tutuklansak da doğru bildiğimizi söylemekten çekinmeyeceğimizi bilin istedik. Bu ülkeyi cehenneme çevirmenize engel olacağımızı görün istedik. Meydanın boş olmadığının farkında olun istedik!

Eğitim