unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

7 maddede ABDnin Suriyeye saldırısı

15.04.2018 09:06

ABDnin Atlantik müttefikleri İngiltere ve Fransa ile birlikte 14 Nisan 2018de sabaha karşı Suriyeye yaptığı saldırı, sıcağı sıcağına ve kısaca 7 maddede değerlendirelim:
1- Baştan uyaralım: ABDnin İngiltere ve Fransa ile Suriyeye saldırması, Türkiyedeki Amerikancıları boşu boşuna umutlandırmasın. Çünkü:
a- Bu saldırı genel gidişatı değiştirmeyecek. Suriyede öyle ya da böyle kazanan Şam yönetimi oldu; halkıyla birlikte direndi, bölgesel ittifaklar kurdu ve kazandı.
b- ABDnin saldırısı Rusyadan bir karşı hamle gelmeyecek ölçekte sınırlı oldu/olacak. Zira Trump biraz da iç basıncı dengelemek içi yaptığı bu saldırıyla, iç politikadaki konumunu kurtarmaya çalışmaktadır.
2- Doğu Gutadaki kimyasal tezgâh, 2012deki tezgâhın bir benzeridir. Farkı bu kez tezgâhta doğrudan Rusyanın da hedef alınmasıdır. Dahası bu yönüyle kimyasal tezgâh Skripal olayı ile birlikte İngilterede başlamıştır. 
3- Önce kimyasal tezgâh ardından, ardından emperyalist saldırı. ABDnin bu ucuz oyunu 30 yıldır bölgede (önce Irak, şimdi Suriye) uygulayabilmesinde, bölgedeki işbirlikçilerinin de önemli bir rolü var. Birleşmeyen bölge, emperyalizme savaş alanı olur. Sıra herkese gelir.
4- ABDnin saldırısı, o yüz değişti sananlar için, AKPnin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiş oldu. AKP, saldırıdan önce kimyasal komploya destek vermiş ve açıkça ABD saldırısı istemişti; dahası saldırının geciktiğini, çoktan yapılması gerektiğini, bu işin 2012de bitirilmesi gerektiğini savunmuştu. 
ABDnin füzeleriyle birlikte de memnuniyet ilan edildi: 
Erdoğan rejimin cevapsız bırakılması elbette düşünülemez, operasyonu doğu buluyorum derken, Binali Yıldırım da operasyonu olumlu bulduğunu ilan etti ve daha da vahimi, ABD saldırısının gecikmesinden şikâyet etti! Yine Çavuşoğlu da çoktan müdahale edilmeliydi diyenlerdendi.
Fakat Türkiye Cumhuriyeti adına Dışişleri Bakanlığına yaptırtılan resmî açıklama ise içeriği bakımından hariciye birikimini çöpe atan açıklama oldu: ABD, İngiltere ve Fransanın Suriyeye operasyonu yerinde bir tepkidir. İnsanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz.
Ve genel İslamcı bakışını yansıtması açısından da Mavi Marmara olayında rol alan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırımın şu açıklaması ibretlikti: ABD, İngiltere ve Fransa tarafından atılan füzeler içimizi serinletmedi. Çok az vuruş yapıldı, tesisler yok edilemedi.
Özetle Türkiyedeki BOPçular açısından değişen bir şey yoktu: Dün Irakta ABD askerlerinin sağlığına duacı olanlar, bugün de Suriyede ABD saldırısını vicdanlarına tercüman görüp, memnuniyet duymaktaylar. 
 

Özetle anti-emperyalistlik İslamcıların fıtratında yoktu: İç politika için sergiledikleri yerli ve milli oyunu da, Rusyanın kendilerine alan açması için pazarlamaya çalıştıkları ABDye mesafeli pozisyon da iki füze görene kadar geçerliydi. 
5- ABDnin İngiltere ve Fransa ile birlikte Suriyeye saldırmasına sevinenler korosu ya da Tomahawk sevicileri şöyle sıralandı: İsrail, Suudi Arabistan, BAE, PKK-PYD, IŞİD, El Kaide, Nusra, ÖSO ve AKP.
6- ABDnin Suriyeye saldırısına karşı Türkiyede en sert şekilde konumlananlar ise Vatan Partisi, TKP, TKH, ÖDP, HKP gibi soldaki partiler oldu. 
Saadet Partisi ise bu sol bloğun arkasından ABD saldırısına karşı en net konumlanan parti oldu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlunun sanki konu oymuş gibi kimyasal silah insanlık suçudur demesi netliği bulandırsa da, son tahlilde operasyonu olumlu bulmuyorum diyerek CHPyi iç politikada ABD karşıtları safına yerleştirdi. 
İyi Parti ise daha ilk ciddi dış politikada çuvalladı. Şam rejiminin kimyasal silah kullandığına dair yeterli kanıt oluşmuşsa, elbette karşılığı olmalıydı diyen İyi Parti iç politikadaki genel saflaşmada AKPnin yanına düştü. 
7- Son olarak ve bitirirken belirtelim: Silahlı güç önemlidir ama tek belirleyici değildir. ABDnin dünya egemenliği, onun dünya üretiminin yarısını yaptığı süreçte başlamıştı. ABD şu anda ise dünyadaki toplam üretimin yüzde 20si mertebesinde üretim yapıyor. Bu oran ABDyi sadece büyüklerin birincisi yapar ama artık dünyanın tek egemeni yapmaz. Çinin ekonomik büyüklükte ABDyi neredeyse yakalaması, Rusyanın ABD savunma harcamasının 10da 1ne aynı önemde silah üretmesi, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin ekonomi büyüklüğünde pek çok Avrupa ekonomisini geride bırakması, çok merkezli bir dünya ortaya çıkardı. Böyle bir dünyada ABDnin jandarmalığı artık mümkün olmayacak!
Mehmet Ali Güller
ABC Gazetesi
15 Nisan 2018

Eğitim