YAZARLAR

Tüm Yazıları Mustafa Necati Yıldırım

Bilinçaltına kaçıran ülke Türkiye

05.01.2018 22:51

Memleketin hali iyice deli gündemi olmaya başladı. İranda parlayıp sönen ayaklanma rüzgarı, Abdullah Güle karşı yoğunlaşan karın ağrıları, THY uçuşlarında -aslında tüm uygulanabilir medyada süren- çeviri sansürü, şort giyerek gösterilerini sahneledikleri için çocuklara hallenen RTÜKün TV8e kestiği para cezası, hüzünlü AKM fotoğrafları, ve hala açlık grevindeki Nuriye ve Semih...

Dile kolay 300 günü geçti. Devletin ve tabiatın ortak utancıyla geçen 300 gün... Liste uzun. Karanlık tarafa doğru hızla evrilen ülkenin tüm çocukları 2018in ilk günlerinde mahsun, umutsuz, sessizce öfkeli.

Yeter mi? Yetmez elbette. Bir de üstüne tüm bir toplumun belki de en çok "biz" diyebileceği birkaç isimden biri, o eski "bir arada" günlerimizin sevecen yüzü Mahmut Hoca gitti. Öksüz kaldık.

Öte yandan giderek yeni şeyhülislamlık makamına dönüştürülen Diyanet İşleri Başkanlığının -aceleyle kapattığı- Dini Kavramlar Sözlüğünde yer alan "bluğ çağı" ve "evlenme yaşı" tanımları üzerinden patlak veren tartışmalar bir toplumun ne kadar alçalabileceğini -pardon alçalma bile bir seviye belirtir, çukur demek daha doğru- acımasızca yüzümüze vuruyor. 

Bırakın tartışmayı akla dahi getirilmemesi gereken bir konu üzerine konuşmak durumunda bırakılmak çok afedersiniz en pisinden bir yetişkin filminde oyuncu olmaya zorlanmak gibi geliyor. En yakası açılmadık meselelerin sürekli muhafazakar kesimden yükseltiliyor olmasında sizce de bir tuhaflık yok mu? Yani nasıl bir zihin dünyası ahiretini kurtarmak adına yatıp kalkıp erotizme kafa yorar? Ya da daha deli saçması bir soru yöneltelim: RTUK TV8e kestiği cezayı "Söz konusu yayın çocukların fiziksel, zihinsel, psikolojik veya ahlaki gelişimlerine zarar verecek içerikte olup, çocukların ihmal ve istismardan korunması amacıyla gerekli cezai yaptırımın uygulanması hususunda gereğinin yapılmasını..." diye süslü ifadelerle gerekçelendirirken, aynı iktidarın Diyanet İşleri Başkanlığı 9 yaşındaki kızların ve 12 yaşındaki oğlanların evlendirilmesinde bir sıkıntı olmadığını nasıl söyleyebiliyor?

Hadi, kendi akıl yürütmesi içinde anlamaya çalışalım: Bahsi geçen 9-12 yaşlarındaki çocuklar ekranda şort ile görünürse bu onların sağlıklı gelişimlerine tehdit oluştururken, aynı çocukların kıllı, yağlı, bıyıklı heriflerle bir yatak odasına sokulup kutsal evlilik bağı gereği soyunmalarında bir sorun bulunmuyor. Bu durumda kendi retorikleri içinde bile Aile Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında bir çelişki ortaya çıkıyor.

Çıkmıyor elbette. Aslında her iki kurumun ve genel olarak tüm iktidarın bilinçaltına kaçırdığı düşünce bu: Asr-ı saadette kız çocuklarının bir güzel evlere kapatılıp, dini bütün, abdesti yerinde amcaların kullanımına açılmalarına duyulan özlem. 

Yoksa koskoca Bakan Bozdağ "Diyanetin fetva verirken uyacağı tek kanun, Allahın kanunudur," diyerek kurumun arkasında saf tutmazdı.

Bir bakıma haklı aslında. Hatta Diyanet bile kendi bağlamı içinde haklı. Kitaba dönüp baktığınızda bluğ çağı ve evlenme yaşları hakkında üç aşağı beş yukarı aynı ifadelerle karşılaşırsınız. Zaten kıyamet da buradan kopmuyor mu? Bugün aklımızdan bile geçmeyecek kimi konular 1400 yıl önce Arap ortamlarında bir şekilde böyle düşünülmüş, 1400 yıl sonra gelip derdi bize düşmüş. Hem de tam paçayı kurtarıyoruz derken...

Yine de iktidar tüm kurum ve kuruluşlarıyla kafasına göre bir İslam anlayışını kendi mahallesine -bize söylemedikeri kesin- satmaya çalışırken hayati bir noktayı atlıyor. Şu son tartışmanın kendi taraftarları arasında yarattığı infiali görmüyor. 

Elbette çocuk evliliklerine sıcak bakan ruh hastası bir güruh vardır. Ancak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki 15 yıldır yaratmaya çabalayıp sonunda başardıkları orta sınıf, eğitimli, kentli, çekirdek muhafazakar aile akşam evde Yetenek Sizsiniz izlerken kendi kız çocukları için hepimiz kadar iyi bir gelecek istiyor ve bu yüzünüz her ortaya çıktığında yüzlerini buruşturup "yok artık" diyor ve sizden umudu kesip ilk seçimde gerçekten kendilerini anlayacak yeni bir söylem arıyor.


Not: "Bilinçaltına kaçırmak" Atakan Sönmez arkadaşımın dağarcığıma kattığı bir ifade olup kendisine teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

Eğitim