unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

AKPnin çaresizliği: Rus büyükelçi cinayeti ve yeni gelişmeler

22.12.2016 12:53

Nasıl bir ülke oldu ülkemiz farkında mısınız. Her gün cinayetler, katliamlar, terör, şiddet. Her şey günden güne daha da kötüye gidiyor, hayat yaşanmaz hale geliyor. Huzursuzluk, güvensizlik duygusu sadece belirli çevrelerde değil, toplumun geniş kesimlerine yayılmaya, günlük yaşamı etkilemeye başladı.

Ülkemizdeki terör ve şiddet Rus büyükelçi Andrey Karlov cinayeti ile uluslararası boyut kazandı. Ülkemiz terör gerçeği ile dünyanın gündemine oturdu. Dünya artık Türkiyeyi terör üreten bir ülke olarak görüyor.

Büyükelçi cinayeti ülkenin içine girdiği güvensizlik girdabının derinleştiği bir süreçte gündeme geldi. Bu olayın vahameti ve katilin olası cinayet işleme nedenlerini düşündüğümüzde bu sürecin daha da derinleşeceğini söyleyebiliriz. Yakın dönemde yaşanan kimi uygulamalara baktığımızda siyasi iktidarın ülkeyi artık yönetemediğini, günlük uygulamalarda birbiriyle çelişen kararlar verdiği görülüyor.

Daha birkaç gün öncesine kadar Halepte uyguladığı politikalar nedeni ile Rusyayı yerden yere vuran, etkilediği çevrelerin sokak eylemleri yapmalarını destekleyen AKP iktidarı sert bir dönüşle Rusyanın Suriyede ortaya koyduğu tezleri savunur noktaya gelmesi oldukça düşündürücü olsa gerek.

Bağımsız, özgür, kendi kararlarını ülke çıkarlarını gözeterek alan bir devlet görüntüsü yerini dış politikada bir çöküş yaşayan bir görüntüye bırakıyor. Cinayetteki güvenlik zafiyetinin de etkisiyle Rusyaya karşı tam bir teslim olma hali ile karşı karşıyayız. İnsanlar haklı olarak soruyor; Son 5-6 yılda Suriye de başta Amerika olmak üzere, emperyalist ülkelerinin yanında AKP iktidarının da sorumlu olduğu, milyonlarca insanın ölümüne, yaralanmasına, sürgünlere ve yıkıma yol açan vahşete neden yol açtınız. Bunun vebalini nasıl ödeyeceksiniz.

İktidar olarak dünyada ve bölgemizde Türkiyeyi düşürdüğünüz yalnızlığı yeni bir gücün Şemsiyesi altına girerek mi kapatmayı düşünüyorsunuz? Dünya eski dünya değil. Devletlerarası ilişkiler artık eski yöntemlerle gitmiyor. Birilerinin atına çabuk binenler, attan çabuk indiriliyorlar Vizyonsuz, öngörüsüz, beceriksiz bir hükümetle karşı karşıyayız. Cumhuriyet tarihimizin hiçbir döneminde bu duruma düşürülmemişti ülkemiz.

Ülke tam bir çıkmaza itilmiş durumda. Patlayan bombalar engellenemiyor. Parlamento devre dışı bırakılarak, anayasa yok sayılarak ülke OHAL kararlarıyla yönetiliyor. Yönetim yetkisi, yetkisiz tek bir kişinin eline bırakılmış durumda. Hukuksuzluk hukuk normu haline getirilmiş. Ekonomi batağa sürükleniyor, daralıyor. Üretim yerlerde sürükleniyor.

Cinayeti işleyen polis memurunun kimliği ve olası örgüt bağlantısı konusunda hemen bir sır perdesi oluşturulduğu gözüküyor. Araştırılmadan, daha birkaç saat geçmeden örgüt bağlantısı ifşa ediliveriyor. Rusya buna inanmamış olacak ki acele etmeyelim demek zorunda kalıyor. Binlerce insanın katıldığı varsayılan darbe girişiminin olmasını önleyemeyen, hatta haberdar bile olamayan hükümet nasıl oluyor da 2-3 saatte her şeyi çözebiliyor. Bu soruları çoğaltmak mümkün. İnsanın aklına şöyle bir soru da gelmiyor değil; Suriyede tüm tezleri çürüyen AKP hükümeti Halepten kaçan teröristlerle ÖSOyu mu güçlendirmek istiyor. Bilindiği gibi rejim kontrolü güçlendikçe ÖSOdan kaçışların arttığı biliniyor. ÖSO güç kaybederse Türkiyenin Suriyede kalma konusunda zorluklar yaşayabilir.

Türkiyenin bu girdaptan çıkışının elbette bir çıkış yolu var. Bu çıkış yolu aynı zamanda ülkenin içine düştüğü güvenlik sorununun da gerçekleşmesinin yoludur. Bunun yolu, hukukun egemen olduğu, insanların eşit haklı katılımının olduğu demokratik parlamenter sistemin ortaya konmasıdır. Aksi durumda yarın bugünü arar duruma düşeceğimiz açıktır.

Eğitim