YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Tımarhane

11.09.2017 11:06

Küfür etmeye Bodrumda başlamıştım, yolda yürürken, yere düşürdüğü dondurmasını oracıkta bırakan vatandaş kimse, ona salladım en ağdalı küfürlerimi, çünkü eğer yanımda yürüyen arkadaşım olmasaydı, düşmüş ve bir yerimi kesinlikle kırmıştım...

Oysa Türkiyede önüne bakarak yürümenin bir gelenek, bir davranış biçimi olduğunu unutmuşum, çünkü yirmi yıldır yurt dışında biz hep ileriye bakarak yürümeye alıştık... Welcome to Turkey!

Ankaraya geldim... Şehrin en bilinen yerlerinden birisi olan Kavaklıderede karşıdan karşıya geçmek için önce yaya geçidini aradım ve buldum. Otomobiller vızır vızır geçip duruyorlar, ben de yaya geçidinde bekleşiyorum, elimi dur işareti yaparak havaya kaldırmış olmam hiç birşeyi değiştirmiyor...

En sonunda bağırdım Dursanıza be! Adam durdu Ne bağırıyorsun ulan, beklemeyi öğrensene dedi. Burası yaya geçidi ve sen durmaya mecbursun! dedim. Ben hiç birşeye mecbur değilim... Dedi ve gitti.

Karşıdan karşıya geçebilmek için yaklaşık 15 dakika trafik kollamak zorunda kaldım. Oysa geldiğim ülkede ayağınızı yaya geçidine koyduğunuz anda gelen araç durur ve yol verir... Welcome to Turkey !

Annemin bu yaşındaki (89) en büyük eğlencesi akşam saatinde televizyona bakmak... Ben de onunla bakayım dedim.

Yirmi yıl önce de var olan Çarkıfelek programı (Start TV de) iyiden iyiye kötüleşmiş haliyle sürüyordu, bakamadım, iyice yılışık ve kötü bir program...

Bodrumda konuk olduğum arkadaşım da sabahları cinayetleri aydınlatmaya çalışan bir garip programı heyecanla izliyordu Fox TV de, bırakın seyretmeyi, duymaya bile dayanılmayacak bir program. Sonradan öğrendim, hayli seyircisi varmış... Bir başka arkadaşım da hayvanlar alemini seyredip duruyordu, nedenini sorduğumda bunlar televizyona çıkan insanlardan daha ilginç cevabını verdi...

Haberlere bakayım dedim. Bir eski bakan, ABD tarafından tutuklanmak üzere mahkemeye verilmiş, suçu rüşvet almak ve İrana uygulanan ambargoyu delmek...

ABD de devam eden İranlı/Türk Zarrab davasında asıl suçlunun yavaş yavaş da olsa konuşmaya, anlatmaya başladığının sinyalini alan devlet büyüklerimizin derhal ABDye gideceklerine dair de haberler çıktı. Telâşın bu kadarını görmemiştim. Çünkü yirmi yılımı geçirdiğim kültürde bir politikacı eşini danışman kadrosuna atayıp maaş verdirdiği için, seçimi de kaybetti, politik yaşamı da bitti. Biz de olup bitenleri burada temcit pilavı gibi önünüze sermeyeyim, nasıl olsa biliyorsunuz...

Sosyal medyada herkes hükümetten, devlet yönetiminden, ensest ilişkilerden, tacizlerden, kadın ölümlerinden, tecavüzlerden ve aşırı silahlanmadan şikayet ediyor ve birbirlerine ne yapalım? Diye soruyor. Şimdiye kadar bir tek kişi çıkıp da şunu da şöyle yapalım, bu işe şöyle bir çözüm üretelim... Falan demedi, özellikle Facebook bir ahlar ve vahlar platformu olmuş, tahammül edilir gibi değil...

Memlekette herşey iyi gidiyor, ekonomi de fıstık gibi diyen başbakan, Doğuda, Diyarbakırda neler olup bittiğini bilmiyor anlaşılan.

PKK ile savaşmakta olan ordu da, insan öldürerek savaşların kazanılmadığını henüz öğrenememiş. Üstelik de Türkiyenin bu Kürt meselesi ve terörle mücadelesi tam çözüm yoluna girmişti ki, birden bire ne olduysa oldu ve barış konuşmaları bitti. Her dakika Öcalandan mesajlar yayınlanırken, şimdi adamın ne yaptığını yazan bir tek gazete bile yok.

Barış yoluna girilmişken, savaşı yeğlemenin hangi akla hizmet ettiğini bilemiyorum. Bu iş benim anladığım kadarı ile silah tüccarlarının işine gelir, bir de savaş ekonomisinden yararlanan tüccarların ve esnafların. Ölen askerler de öldükleri ile kalırlar, onların ailelerine şehit verdiniz, vatan sağolsun gibilerinden avutmalar söylenir, ama gencecik giden gittiği ile kalır; kimbilir ne umutları, ne hayalleri vardır ve onlarla birlikte gitmiştir.

Ama ekonomi iyiye gidiyor! Nesi iyiye gidiyor? Bir euro dört lirayı geçmiş, en büyük iş ortağımız Almanya ile kanlı bıçaklıyız, adamlar ilişkilerini ha kestiler ha kesecekler. Rusya ile de ilişkilerin ne olduğu ve ne olmadığı ortada... gemi su alıyor, adamlar ekonemi iyiye gidiyor diye anlatıyorlar... Ya bizi aptal bellediler, ya da onlar gerçekten cahil...

Memlekette durum böyleyken, Meksika 8,2 ile sallandı. Eş dost arkadaş oradalar. Facebookun yegâne yararı, hemen haber alabildik. Aynı şekilde Floridada yaşamakta olan arkadaşlarımızdan da kasırga ile ilgili anında bilgi geliyor. Doğa hepimize çok kızgın anlaşılan...

Memlekette durum böyleyken, ABD başkanı ile Kuzey Koreli genç adam birbirlerine girdiler. İkisi de nükleer silahların oyuncak olduğunu sanacak kadar ebleh!

Dünyanın başına bir dert gelmeden bu iki saçma sapan adamdan kurtulsak ne iyi olacak... Etrafında hiç danışman barındıramayan Amarikalının kısa süre içinde istifa edeceği söylentileri dolaşıp duruyor, ama dedikodu mudur yoksa gerçek mi bilemiyorum, keşke gerçek olsa... Kuzey Koreliden kurtulmak pek öyle kolay değil anlaşılan, ama onu da delirten birisi olmamalı karşısında, o kendi kendisine söylenip dursun, çocuk zaten...

Pek yakında sinemalarda ne var diye sorarsanız eğer, bölünmüş bir Suriye savaşının sonuna gelindi, ama Kuzey Irakta referandum sonrasında hayli ilginç bir kıyamet kopacağa benziyor...

Bugün Kavaklıderede (Ankara) yürürken bir tasarım atölyesinin adını gördüm ve fotografını çekiverdim, duygularıma tercüman bir adı vardı...

Oradan ayrıldım ve Kuğulu Parkın önünde Türkiye Komünist Partisinin dergisini satan gençlerin seslerine kulak verdim: Sosyalizm hayal değil... diye bağırıyorlardı...

Haaa, o tasarım atölyesinin adını mı sordunuz? TIMARHANE...

21553225_10154992976651588_644716552_n.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eğitim