YAZARLAR

Tüm Yazıları Alev Doğan

Rahat uyu Halid Esad, Palmira artık özgür

03.03.2017 11:09

Kuşaklar boyu Palmirada yaşayan bir ailenin evladıydı Halid Esad. Mezhebini boş verin, zira mezhepçi olmakla itham edilen Suriyede insanlara mezhebini sormak ayıptır.

1 Ocak 1934te Palmirada açtı dünyaya gözlerini. Öğrenimi için ayrıldığı Palmiraya 1963te geri döndü. Şam Üniversitesinde tarih okurken, Aramice öğrendi, farklı bir alfabe ile yazılan Palmira (Tedmür) Aramicesinde yetkinleşti.

Müze Müdürü olarak başladığı görevine, bölge idarecisi olarak devam etti. Arkeolojik çalışmaları 3. yüzyıl sur duvarları ve farklı nekropollere dağılmış bir dizi mezar anıtı üzerine yoğunlaştırdı. Alman, Fransız, Japon, İtalyan, Polonyalı arkeoloji heyetleri ile çalışmalar yürüttü.

Emevî devri sivil mimarisinin başlıca örneklerinden olan Kasrül-hayriş-şarkîde, arkeolog Oleg Grabar idaresinde yürüttüğü tüm saha çalışmalarına katıldı.

1982 yılında Palmira antik kenti hakkındaki en önemli eserlerden biri kabul edilen Palmyra: Tarih, Abideler ve Müze adlı kitabını yayımladı.

2001 yılında, Sasani Kralı I. Hüsrev ve II. Hüsrev adına basılmış 700 gümüş sikkelik hazinenin keşfini duyurdu; iki yıl sonra da bir vahşi hayvanla insan arasındaki mücadeleyi betimleyen 3. yüzyıldan kalma bir mozaiği keşfeden Polonya-Suriye arkeoloji heyeti içinde yer aldı. Pek çok konferansta araştırmalarını sundu.

2015in Mayısında, Palmiranın IŞİDin eline geçmesinden hemen önce, şehrin boşaltılıp antik kalıntıların Şama götürülmesi için çalıştı. Şehirden ayrılmayı reddetti. Palmiranın IŞİD tarafından işgal edilmesinin ardından, oğlu Walid ile birlikte tutuklandı. Günlerce işkenceye uğramasına rağmen, antik eserlerin yerine ilişkin tek bir kelime çıkmadı ağzından. 18 Ağustos 2105te başı kesilerek katledildi.

Cesedi; gövdesi ayaklarından bir elektrik direğine tersten asılmış, kesik başı gövdesinin altına yerleştirilmiş bir biçimde günlerce sergilendi.

Halid Esad gözlerini Palmirada açtı, Palmirada kapadı…

Selefi katillerden ümmetimiz diye bahseden, benim olmazsan taciz ederim gibi şarkıları seslendiren düşük profilli ağlak şarkıcıların anlayabileceği bir şey değil elbette Halid Esadın bilime, sanata, insanlığa ve yurduna adanmışlığı.

Birileri höt dediği anda, canlı yayında ettikleri lafları yutmak zorunda kalan, özürler dilemeye  doyamayan bu cahiller sürüsü anlayamaz tabi yıllarca emek verdiği, geliştirdiği ve insanlığa armağan ettiği değerleri savunmak için ölmeyi göze alan Halid Esad gibi bilim insanlarının fedakarlığını.

İnsanlığa zerrece katkı sunmadığı gibi sırtımıza asalak gibi yapışan bu adamların hayatının bir anti-tezidir Halid Esadın ömrü.

Dün akşam saatlerinde yeniden tüm insanlığa armağan edildi Palmira. Hadi şimdi çıkın ağlayın bakalım ucuz magazin programlarında ümmetimiz katlediliyor diye. Hadi şimdi konuşun bakalım konuşabiliyorsanız, kanını emdiğiniz bu memleketin onurlu insanlarının karşısında.

Bakın, emperyalizmin ve onun taşeronu cihatçı çetelerin karşısında eğilmeden, bükülmeden duran Suriye halkı, bize bir kez daha öğretti, örgütlü bir halkı hiçbir kuvvetin yenemeyeceğini ve zaferin  artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar tırnakla sökülüp kopartılacağını.

Çok yaşa Palmira, bağrında uyuyan evladın Halid Esad ile çok yaşa…                                               

 

Eğitim