YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

Amerikancı Türk Milliyetçiliği: Ülkücülük

31.07.2017 01:20

Milliyetçi Yeniçağ gazetesi yazarlarından Yavuz Selim Demirağ, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçeki Amerikancı ilan etmiş, hem de Alparslan Türkeşe dayanarak!

Üzerinde durulacak ciddiyette bir mesele olmadığı ortada, ancak bu vesileyle Türk milliyetçiliğinin NATO sürecinde nasıl bir mutasyona uğradığına değinme fırsatı vermesi bakımında önemli…

PERİNÇEKE AMERİKANCI DEMEK, ATATÜRKE İNGİLİZCİ DEMEK KADAR AKILDIŞIDIR
Öncelikle belirtelim: Perinçeki siyasetleri nedeniyle, özellikle de son 2 yıldaki çizgisi nedeniyle sertçe eleştirebilirsiniz ama ona Amerikancı demek, Atatürke İngilizci demek kadar akıldışıdır!

Perinçeke söylenebilecek en son şey, onun Amerikancı olduğudur! Zira anti-Amerikancı tavır, daha doğrusu anti-emperyalist duruş, Perinçeki şekillendiren en önemli ve belirleyici özelliğidir.

Hatta Perinçek o kadar Anti-Amerikancıdır ki, ABDyle ortaya çıkan çelişkileri bile uzlaşmaz mertebesine çıkartarak abartır. Örneğin ABD ile Katar arasında çelişki ortaya çıktığında, Katarı anti-emperyalist ilan eder. Örneğin ABD ile AKP arasında bir çelişki oluştuğunda, Erdoğanı anti-Amerikancı ilan eder.

Özetle, Perinçeke Amerikancı demek, gülünç bile değildir ve Yavuz Selim Demirağ, Türkeş kaynaklı bu akıldışı iddiası nedeniyle güldürmemiş, onu çokça sevdiğini belirten TGBli gençleri üzmüştür.

TÜRKEŞ MİLLİYETÇİ DEĞİL ÜLKÜCÜ VE IRKÇIDIR, ÇÜNKÜ AMERİKANCIDIR
Evet, Doğu Perinçek Amerikancı değildir ama Demirağa bunu söylediği iddia edilen Alparslan Türkeş sapına kadar Amerikancıdır!

Anlatalım: Bu topraklarda Türk milliyetçiliği Abdülhamide karşı tutum olarak gelişti ve büyüdü. Bugün yeniden gündeme gelen Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet Türk milliyetçiliğinin sloganıdır.

Ve Abdülhamide karşı mücadele eden İttihat Terakkinin Türk milliyetçiliği 1. ve 2. Meşrutiyette büyümüş ve emperyalizme karşı verilen kurtuluş savaşı ile de kendini Atatürk Milliyetçiliği olarak geliştirmiştir.

Nedir Atatürk milliyetçiliği? Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denmesidir! Yani bir halkın, emperyalizme karşı kurtuluş ve devrim ile milletleşmesidir!

Ve özellikle belirtelim: Demokratik devrimlerimizin motoru olan milliyetçilik, hiçbir zaman ırkçı olmamıştır. Fakat Türk milliyetçiliğinin bir kanadı NATO ve küçük Amerika sürecinde ülkücülüğe dönüştürülmüş, komünizme karşı ırkçılık halini almıştır!

İşte Alparslan Türkeş o sürecin aktörüdür; Amerikancı Türk milliyetçiliği olan ülkücülüğün uygulayıcısı ve gelişen sol dalgaya karşı Amerikan sopası olmuştur.

Üstelik Alparslan Türkeş bu görevinin gereği olarak ABDde eğitim almıştır!

GLADYO AKTÖRLERİ: GÜLEN VE TÜRKEŞ
Şimdilerde FETÖ nedeniyle Fethullah Gülenin ABDnin yeşil kuşak stratejisi içinde nasıl rol aldığı yazılıp çizilmektedir, onun Komünizmle Mücadele Dernekleri geçmişi anımsanmaktadır. Ve bir NATO gizli örgütlenmesi olan Gladyonun aktörü olduğu gerçeği artık kabul edilmektedir.

İşte o Gladyonun bir başka aktörü de Alparslan Türkeşti!

Fethullah Gülen Gladyonun İslamcı aktörü, Türkeş de ülkücü aktörüydü! Yani Gülen ve Türkeş sapına kadar Amerikancıydı.

Perinçek ise hem Gülene hem de Türkeşe karşı mücadele etmiştir hep. Yani Amerikancılara karşı!

AKŞENER KRALİÇE İSE ÇİLLER NE?
Mesele Perinçeki eleştirmekse, şuradan eleştirelim: Türk milliyetçiği Abdülhamide karşı mücadeleyle gelişti. Dolayısıyla bugünün en iddialı milliyetçisi olan Doğu Perinçekin de aynı şekilde neo-Abdülhamide karşı mücadele etmesi gerekir!

Fakat Perinçek Erdoğanı Neo-Abdülhamid olarak görmemekte, hatta ona zaman zaman Neo-Enver muamelesi yapmaktadır!

Yavuz Selim Demirağı bu akıldışı ithama savuran mesele de aslında bu siyasal konumlanışlarla ilgilidir. Zira önce Perinçek Demirağların ve Yeniçağın desteklediği Meral Akşenere Gladyonun Kraliçesi demiştir!

Peki Akşener Gladyonun Kraliçesi midir? Meral Akşeneri bugün Gladyonun Kraliçesi ilan etmek birincisi en çok Erdoğanı sevindirmiştir, ikincisi müttefik olan Aydınlık ile Yeniçağı karşı karşıya getirmiştir. Sırf bu iki nedenle bile siyaseten yararsız bir çıkıştır!

Diğer yandan asıl soru şudur: Meral Akşener Gladyonun Kraliçesi ise Tansu Çiller nedir? Kraliçeden daha üst bir makam olmadığına göre Çiller Gladyodan ayrılmış mıdır?

Akşenerin en üst makam olan kraliçeliğe terfi etmesi ile Tansu Çillerin iki hafta önce 15 Temmuz töreninde Erdoğanla yan yana poz vermesi arasında bir bağ var mıdır?

Soruları çoğaltabiliriz, biz şu kadarını söyleyelim: Perinçekin, 90lı yıllarda Gladyonun 1 numarası ilan ettiği Çiller ile 2000li yıllarda Gladyonun 1 numarası ilan ettiği Erdoğanı bugün başka bir noktaya koyuyor olması, Gladyonun Perinçekten öğrendiğimiz abecesine hiç uymuyor!

Kaldı ki Akşener, Erdoğan-Gülen ortaklı Ergenekon kumpaslarında Perinçekle birlikte aynı şemada hedef alınmıştı!

MUHALETE MUHALEFET İKTİDARA YARIYOR!
Önümüzdeki asıl meseleye bakalım.

Türkiye hızla dönüşüyor: Dinci eğitim müfredatıyla, sünni tarikat egemenliğine verilen bürokrasiyle, TSKden Atatürkçülüğün tasfiyesiyle, laik yaşam tarzına ağır baskılarla,

kuvvetler ayrılığının tek elde toplanmasıyla, başkanlık rejimiyle Cumhuriyete son darbeler vuruluyor…

2019, Erdoğanın da dediği gibi bir kırılma noktasıdır. Muhalefet kuvvetlerinin bu esasa göre konumlanması gerekir. Muhalefetin iktidar yerine birbirine muhalefet ediyor olması en çok Erdoğana yaramaktadır!

Eğitim