darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

'Başkanlık Sistemi sona erdi'

'Piyasalara saldırının en büyüğü geliyor'

Tıp uzmanı, bahçesinde yaşadığı hastanenin bankında ölü bulundu

Gerici kustu: TL'den Mustafa Kemal'in resmini kaldırıp yerine Şeyh Said'i koyalım

Abdulkadir Selvi'den Brunson iddiası

Uğur'suz 25 yıl

Coşkun Özdemir

Sevgili Uğur  sen canımız ciğerimiz her şeyimizdin. Eşsiz benzersiz bir devrimci bir yurtseverdin. Karşı devrimin adımlarını kaygılar içinde izlerken sen en büyük umudumuz ve tesellimiz oldun. Ama ne çare her geçen yıl sana duyduğumuz özlemi ve ihtiyacı kat be kat artırıyor… Bu yazıyı hazırladığım gün Cumhuriyet gazetesi başlığında “Anayasa mahkemesi 'LAİK SİSTEM DİYANETTEN KORUNMALI’ dedi' haberi var. Evet, “SMS’le, faxla boşama yapabilirsiniz', “Nişanlılar el ele tutuşması günahtır' diyen bir Diyanet’e sahibiz. Aslında laikliği AKP iktidarından, üniversite rektörlerinden, maarif müdürlerinden, bazı öğretmenlerimizden el-göz zinasından sakınan hakimlerimiz ve  generallerimizden hatta muhalefetten de korumamız gerekiyor. Oralarda da “Kefere Kemal' diyen insan ve benzerleri var... Bu kadarını ummazdın değil mi Uğur? Bir de saray sofrasında oturup “Yunan kazansaydı iyi olurdu, saltanat  hilafet devam ederdi' diyen tarihçiyi söyleyip bitireyim. Artık fazlası ile yeter. Şöyle bir geriye bakınca Nâzım’ı 13 yıl hapiste tutan, Sabahattin Ali’yi sınırda öldürten, Muammer Aksoy’a, Cavir Orhan Tütengil’e, Ahmet Taner Kışlalı’ya, Abdi İpekçi’ye Bahriye Üçok’a, Hrant Dink’e kıyan bir millet; ne hazin ne acıklı değil mi? Atatürk’ün kurduğu, gençliğe emanet ettiği laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yıpratmak hatta yok etmek için el birliği yapanlar var içimizde. Daha 40’larda halkın gelişmesi, iyi bir eğitim görmesi, bilinçlenmesi ve yurdunu sevmeyi öğrenmesinin önünü kestiler biliyorsun…

25 yıldan beri omuz başımızda boşluğunu duyduğumuz yurtseverliğin simgesi, o yiğit adamı bugünkü ortamda ne kadar çok anıyor, ne kadar çok arıyoruz. Ona ne kadar muhtacız. Evet, yıllardır ülkemin Atatürk’ten, aydınlanmadan çağdaşlıktan  uzaklaşarak cumhuriyet karşıtı bir iktidarın ve dış güçlerin güdümünde bir karanlığa doğru, dinci bir  toplum yapısına doğru sürüklenişine tanıklık ederken, Uğur Mumcu’yu hatırlamamak, özlemle anmamak mümkün mü? Vurgunları, soygunları, yolsuzlukları, Deniz Feneri’ni, cübbeliyi, yukarıda andığım tarihçiyi, dinci bir yapılanmanın kararlı adımlarını izledikçe hep Uğur’u anmak geliyor içimizden. Yıllardır aydın yaftalı, AKP’ye demokrasi misyonu biçen, soldan dönme, emperyalizmi  lûgatlarından çıkarmış, sahtenin sahtesi sözde bir ileri demokrasiyi alkışlayan, (son gelişmelerle çok geç kalmış  dönüşler sergileyen) liberalleri okuyup dinledikçe, Uğur’u ne çok özledik. Türkiye’de sosyal devletin, laikliğin, bağımsızlığın kökünü kazıyanların güç kazandığını görüp yaşadıkça, Uğur’u özlemle anmamak olur mu? Töre cinayetleri, kadın cinayetleri ile peşi sıra yitirdiğimiz gencecik, günahsız genç kızlarımızın acısı yüreğimizi dağlarken ve bunlara eklenen yıllardır süregelen terörle yitirdiğimiz gencecik insanların onulmaz acısını yaşarken her açıdan ülkenin ortaçağa sürüklenişinin, orduya kurulan kumpasın tanığı olurken keşke, Uğur bizimle olsaydı diye düşünüyorum. Yakın dostlarımız İlhan Selçuk,  Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ardından Cumhuriyet yazarları ile birlikte yüzden fazla gazetecinin sudan sebeplerle ve gazetecilik faaliyetleri nedeni ile tutuklandığı aylarca yıllarca hapiste tutulduğu, emekli generallerin, profesörlerin,  sabah karanlığında bir baskınla ve hoyratça gözaltına alındığı, yaşam mücadelesi veren  sevgili Türkan Saylan’ın evine polis baskını yapıldığı uğursuz günlerde hep, Uğur’u hatırladık. Yıllardır  masum protesto ve gösterilerde yerlerde sürüklenen ve coplanan genç çocuklarımıza, o tertemiz Gezi çocuklarına reva görülen şiddeti izledikçe yaşasaydı Uğur’un, bu zulmün bu haksızlıkların nasıl  üzerine gideceğini geçiriyoruz aklımızdan.

Neredeyse unutacağız,  yıllar önce cumhuriyetten, bağımsızlıktan, aydınlanmadan, laik, soysal hukuk devletinden yana Atatürk’ün akıl ve bilim mirasını, özümsemiş milyonların gerçekleştirdiği o görkemli 'Cumhuriyet Mitingleri’ne katılanları, destek verenleri, darbe yandaşları olarak suçlayanlar aklımıza herkesten çok Uğur’u getirmişti. İki cumhuriyet ve laiklik karşıtı örgütün; AKP ve Fethullahçıların suç ortaklığını izleyen kapışmalarını kim bilir nasıl ele alacak nasıl irdeleyecekti. Sağ olsaydı ne büyük bir heyecanla o yürek soğutucu yazılarını okuyacaktık. Birkaç yıl önce Küba’da bir süre kalıp orada 50 yıldan beri ambargo altındaki bu ülkede kapitalizme ve emperyalizme karşı nasıl bir direnç oluşturulduğuna yakından tanık olduğumda, yine bu bağımsızlık savaşçısı antiemperyalist büyük gazeteci, büyük yazar Uğur Mumcu ile birlikte  Küba’nın efsanevi lideri Fidel  Castro’nun “Sizin Atatürk’ünüz var. Başka bir lider aramaya ihtiyacınız yok' deyişini hatırladım. Onunla paylaşmak istedim duygularımı. Emperyalizmin oyunlarına  alet olan, ülke yöneticilerinin aymazlığında, ırkçılığa, dinciliğe ilkelliğe sürüklenen yurdumun ve halkımın zavallılığını Ergenekon ve Balyoz adlı sahte davaları, 15 Temmuz’da hain ve cahillerin darbe girişiminde yitirdiklerimizi, daha nice değerlerimizi andıkça sağduyu ve vicdan sahibi halkımla birlikte utanç duyuyorum. Uğur 70’li yıllarda Türkiye’nin gençleri sağ ve sol kamplara ayrılarak birbirlerini öldürürken, bu çatışmada kullanılan silahların Bulgaristan yolu ile aynı kaynaklardan geldiğini ve iki tarafa servis yapıldığını ispatlıyordu. Ayakları yere basmayan, gerçekleri göremeyen sözde sosyalist bir grup, onu sosyalist bir ülkeyi karalamakla suçluyordu. O ise benzersiz bir çaba ve çalışkanlıkla teröristlerle, silah ve uyuşturucu madde kaçakçıları ile siyaset, ticaret, tarikat üçgeni ile mücadele veriyordu.

Hayatta olsa idi bizim gibi onun ardından Türkiye’nin ne kadar çok dönek, iki yüzlü, çıkarcı, riyakar, işbirlikçi, fikir ve düşünce fahişesi, beyninin ışığını satışa çıkaran insan yetiştirdiğine tanık olacak, mücadele alanını genişletmek zorunda kalacaktı. Gözleri ile birlikte  vicdanlarını da gerçeklere kapatarak hukuksuzluk, adaletsizlik ve zulüm üreten bir sahte demokrasiyi alkışlayan sahte solculara karşı, en anlamlı mücadeleyi o verecekti.

Hiçbir zaman, hiçbir yerde eksik olmayan yurt ve insanlık düşmanları, onun vücudunu 25 yıl önce yok ettiler. Milletimiz adına ne utanç verici olaylar yaşadık. Şimdi o yürekli, o yiğit insanın yitirdiğimiz tüm yurtseverler adına yükselttiği haykırış tüm namuslu yurtsever insanların kulaklarında çınlıyor... Cenazesi ardından İlhan Selçuk’la yağmur altında yürürken sevgili İlhan’ın “Coşkun bu büyük kalabalık dağılır' deyişini de hiç unutmuyorum.

“Vurulduk ey halkım unutma bizi, göz göre göre öldürüldük, Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin, bağımsızlığı için kan döktük sokaklara. Kurtuluş savaşında emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha da dik tutabilmekti bütün çabamız. Korkmadan öldük ey halkım unutma bizi. Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım unutma bizi. Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi! Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz, şimdi hep birlikteyiz ey halkım unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi!

Onun sesini duyuyor musun, onu anlıyor musunuz? Ey halkım unutma Uğur’u.'

25 yıl önce içimizden yüreğimizden bir parça olarak koparılan bu yiğit insan bizim için, bizim bağımsızlığımız için, sömürüyü, emperyalizmin oyunlarını  önlemek için, insanca yaşayabilmemiz için can verdi. Onun sesini, onun haykırışını duyuyor musunuz? Ey halkım unutma onu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlgili Haberler

ABC Kritik

Fikret Başkaya | 'Ezilen halkların aydını': Samir Amin

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof.Dr Coşkun Özdemir | Krizler kıskacındaki Türkiye

ABC Kritik

Nejla Kurul | Kötülük çoğalıyor, İyi'yi büyütmenin zamanı

ABC Kritik

ABC Kritik | İbrahim Utku Nar | CHP için başka bir yol mümkün mü?

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Nejla Kurul | Güzellik Direnişte: Flormar İşçilerinin İyilik Hikâyesi

ABC Kritik

Fikret Başkaya | Ne ile cebelleştiğini bilmek!

ABC Kritik

Mustafa İlker Gürkan | CHP ve politikaları üzerine tezler

ABC Kritik

Hürriyet Yaşar | CHP'de önderlik sorunu olmak ve yapmak ayrımı -1

ABC Kritik

Prof. Dr. Nejla Kurul | Her ağaç tek başına ve ayakta mı ölür?

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | CEHALET

ABC Kritik

ABC Kritik | Ali Şimşek | PKD: Uzaydaki Dışlanmışlara Övgü

ABC Kritik

Aziz Nesin'de vatan haini aramak