darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

CNN manşetten duyurdu: Çin ABD'ye saldırmaya hazırlanıyor!

AKP'den yerel seçim hamlesi

Trump'tan flaş Türkiye açıklaması!

Trump'tan Türkiye'ye yeni tehditler

SDF-Şam görüşmelerine ilişkin Kürt yetkiliden ilginç açıklama!

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 3 Ekim 2016

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha ghatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Ülkemizin sürüklenmeye çalışıldığı karanlığa karşı en etkili direniş alanlarından birinin 'okumak' olduğunu düşünüyor ve sizlere daha aydınlık günlerde daha çok kitaplı gelecek günler diliyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

sincapli-gece1895709cbac2ab453526db7d310595cc.jpg

Cem Akaş
SİNCAPLI GECE
Can Yayınları

"Seni geberteceğim, biliyorsun değil mi?"
diye soruyorum parmağımla omzunu ittirerek.
"Ha? Biliyorsun değil mi?"
Ses çıkarmıyor.
Kafasına kalan bütün kuvvetimle bir tokat yapıştırıyorum.
Ses çıkarmıyor.
"Bittin oğlum sen," diyorum.
Öylece oturuyoruz.

Kapalı kadın. Mucit zeka.
Zor aşk. Bilinmeyen aşk. Taammüden ihanet.
Ne biçim türkiye. Ruhu olanlar olmayanlar.
Olaylar olaylar.

Dikkat, çarpar.

208 s. İstanbul 2016
 

tarihi-dusunmekd188c0b4c8b74cfe7416c37dde4800c0.jpg
Ahmet Kuyaş
TARİHİ DÜŞÜNMEK
Kırmızı Kedi Yayınları

Günümüzün siyasal çekişmelerinin belirleniminden uzak bir tarih yazımı, bize ihtiyaç duyduğumuz toplumsal-tarihsel bakışı kazandırabilecek biricik araç olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Tarihi Düşünmek, öne çıkardığı sorulara basmakalıp cevaplar verme kolaycılığına düşmeyen, yakın geçmişimize dair ilgi çekici bir tarih kitabı. 


·  Yakınçağ tarihimizin ilk kanlı darbesi hangisidir?

·  Misak-ı Milli'nin altında kimin imzası bulunuyor?

·  Hareket Ordusu'nca bastırılan 31 Mart kalkışması, gerici bir ayaklanma mı, Osmanlı modernleşmesinde bir karşı-devrim durağı mı?

·  Osmanlı Kürtleri, Birinci Dünya Savaşı sonunda yeniden çizilen Ortadoğu haritasında Fransız Suriyesi'nde yaşamaktansa niçin Türkiye'de kalmayı seçtiler?

·  Halifelik, Osmanlı hanedanına aslında nasıl ve ne zaman geçti?

·  Balkan Savaşları'nın Atatürk, Fethi Okyar ve Enver Paşa'nın yaşamöykülerindeki az bilinen rolü nedir?

·  Osmanlı Devleti'nin son yıllarındaki siyasi sürtüşmeler Cumhuriyet dönemine nasıl bir miras bıraktı?

Doç. Dr. Ahmet Kuyaş, yakınçağ tarihimizde iz bırakmış olayları, birbirinden kopuk bir anlatılar dizisi olmaktan çıkarıp, dünden yarına uzanan bir süreklilik içinde görmemize olanak sağlıyor. Okura bugünü daha iyi anlamasını sağlayacak bütünlüklü bir bakış açısı kazandırırken, canlı anlatımıyla kimi ayrıntıların aslında ne denli önem taşıdığını gösteriyor.

164 s. İstanbul 2016


olu-zaman-gezginleri82527e1106d70733e962926ab71eb129.jpg
Hasan Ali Topbaş
ÖLÜ ZAMAN GEZGİNLERİ
Everest Yayınları

Çürümüş evlilikler, elleri karanlıkta kalan çocuklar, eşyanın saltanatı, canlı olmanın aczi. Kıstırılmışlığın buruk resimleri. Peki, zaman hep geleceğe mi akar? Portakal yanaklı kadın da kim? Şeker diye, çaylara atılan bir çift balkon. Tanklar. Bir kızın ellerinden ellerini uzatır da kimi zaman, bize dokunur zaman. 

Ya Fuentes, Koca Gringo'yu sınırın öteki yanında yazdıysa?

Ölü Zaman Gezginleri, öykü sanatının geldiği noktayı merak edenler için nefis bir şölen.

"Yüzyılın son çeyreğindeki Türk edebiyatının birkaç kilometre taşından biri Hasan Ali Toptaş. O bir kurgu-dil sanatçısı; ödün vermez bir biçim ustası; yirminci yüzyıl edebiyatının vardığı çizginin en uç noktası."
-Yıldız Ecevit-

"Tren yolculuğunu severim ben," dedi ağzından saçılan dumanların arkasından.

Gitmek fiilinin altını çift çizgiyle en güzel trenler çizebilirmiş ona göre. Otobüs koltuğunda Ramses gibi kıpırdamadan oturanlara, yolculuk ediyor denemezmiş doğrusu. Sonra, trenler her zaman bir sır taşıma olasılığı taşırlarmış.

140 s. İstanbul 2016
 

bir-turk-kadininin-avrupa-izlenimleric2954b15e12a6fa2c70b8940f4ab48b0.jpg

Zeynep Hanım
BİR TÜRK KADININ AVRUPA İZLENİMLERİ
Everest Yayınları

Zeynep Hanım 19. yüzyıl sonunda "kadın hakları" konusunda büyük bir uyanışa yol açan Batı feminist hareketi karşısında kıpırtısız görünen Doğu'dan sesini yükselten öncü bir kadın. Bu bakımdan o evrensel bir isyancı, dili iyi kullanan bir entelektüel, aynı zamanda uyumsuz ve dik kafalı bir romantik, bir "cesur yürek."

O belki de bizim yalnız başına seyahat eden 'İlk Türk Kadın Gezginimiz!'
-Buket Uzuner-

Zeynep Hanım, 1906-1912 yılları arasında bazen tek başına, bazen kız kardeşiyle birlikte Avrupa'yı neredeyse karış karış gezip, izlenimlerini yazan, Rodin'den Britanya milletvekillerine kadar farklı çevrelerin davetlerine katılıp onlarla, anadillerinde derin fikir tartışmalarına girmekten hiç çekinmeyen, altı dilde yazan ve okuyan, piyano ve ud çalan sıradışı bir kadın.

Pierre Loti'nin Les désenchantées (Bezgin Kadınlar) romanının gizli kahramanı da olan Zeynep Hanım'ın Loti ile gizlice buluşmalarından, 1906 yılında kız kardeşiyle peşlerine takılmış gizli polisten (hafiyeler) nefes nefese kaçışlarına kadar tüm yaşadıkları, yüksek bütçeli bir ajan filminin fantastik kurgusuna taş çıkartacak kadar gerilimli ve sürprizlerle dolu bir macera!

Bir Türk Kadınının Avrupa izlenimleri, Zeynep Hanım'ın, İskoç feminist gazeteci Grace Ellison'a yazdı¤ı mektuplardan oluşuyor.

215 s. İstanbul 2016
 

ikinci-dunya-savasi-nda-turkiyebdb545fd1f90875d46d079b50d4bebfe.jpg

Murat Metinsoy
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA TÜRKİYE
Gündelik Yaşamda Devlet ve Toplum
İş Bankası Kültür Yayınları

Türkiye, her iki dünya savaşı ertesi köklü dönüşümler geçirdi. İlki 600 yıllık Osmanlı hanedanına son verdi. İkincisi ise Tek Parti döneminin sonu oldu; Türkiye'de siyasi demokrasinin yolunu açtı. İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye tarafsız kaldı. Ancak, savaşın tüm olumsuzluklarını bilfiil yaşadı. Tek Parti döneminin toplumsal dengeleri büyük ölçüde hasar gördü. Milli Korunma Kanunu, Varlık Vergisi, Toprak Mahsulleri Vergisi, İş Mükellefiyeti gibi uygulamalar toplumsal katmanları iktidara karşı tavır almaya sevk etti. Devletin savaş içinde kararlarını hayata geçirme konusundaki zaafları belirginleşirken; kitlelerin gündelik yaşamda tepki ve direnişleri de çığ gibi arttı. Gerek çok partili sisteme geçişte, gerekse 1940'ların ikinci yarısında gündeme gelen sosyal politika alanındaki reformlarda toplum tabanında gözlenen yılgınlık ve tepkiler önemli bir rol oynadı. 

Murat Metinsoy'un kitabı işte bu zor yılların toplumsal öyküsünü gündeme getiriyor. Olaylar dizinini tabandan irdeleyerek; kitlelerin yaşam deneyimlerini, serzenişlerini, gündelik yaşamdaki direnişlerini vurgulayarak… Otoriter dönemlerde bile toplumun gündelik mücadelelerinin ve taleplerinin siyasete etki edebileceğini ortaya koyarak…
-Zafer Toprak, Boğaziçi Üniversitesi-

584 s. İstanbul 2016
 

caz-cok-zorbc892cd9d06cc13c0f4e788b698aac1b.jpg

Batu Akyol
CAZ ÇOK ZOR
Kara Plak Yayınları

Batu Akyol, 2013 yılında kamera arkasına geçerek onlarca müzisyen ve müzik yazarıyla cazın Türkiye'deki yolculuğuna dair tanık olduklarını, yaşadıklarını konuşmuş ve "Türkiye'de Caz" belgeselini hazırlamıştı. Müzisyenler, konserler, albümler, festivaller, caz icra edilen farklı yerler hakkında çok değerli bir sözlü tarih çalışması olan bu filme sığmayanlar Caz Çok Zor'da bir araya geliyor; Türkiye'de cazın tarihini anlatırken Türkiye'nin tarihine de ışık tutuyor.

Emin Fındıkoğlu caz hikâyelerinin yanında tiyatro oyunları için yaptığı aranjmanları anlatırken, Sadettin Davran'dan Emel Sayın'ın programı bittiğinde arkasında çalan müzisyenlerin caz bara, jam session yapmaya gittiğini dinliyoruz. Murat Beşer caz'ın bir soğuk savaş silahı olarak nasıl kullanıldığını anlatarak bizi ABD'ye götürüyor. Dan Morgenstern hikâyeyi karşı taraftan tamamladıktan sonra Ertegün kardeşlerin yarattığı efsaneyi, Atlantic Records'u, Arif Mardin'i, İlhan Mimaroğlu'nu anlatıyor... On sekiz bellekten süzülen anılar, yap boz parçaları gibi kocaman bir resimde bir araya geliyor.

Murat Beşer Sadettin Davran Baki Duyarlar Muvaffak "Maffy" Falay Emin Fındıkoğlu Önder Focan Kerem Görsev Dost Kip Can Kozlu Joe Mardin Dan Morgenstern Tuna Ötenel Ali Perret Cüneyt Sermet Orhan Tekelioğlu Okay Temiz Sabri Tuluğ Tırpan Hülya Tunçağ

240 s. İstanbul 2016
 

bob-dylan-ve-allen-ginsberg-in-amerikasica276b22f56ed5128938217fcdb01d07.jpg

Sean Wilentz
BOB DYLAN VE ALLEN GİNSBERG’İN AMERİKASI
Sub Yayınları

Allen Ginsberg ve Bob Dylan arasındaki bağı incelerken birbirlerini sadece poetik/müzikal açıdan tamamladıkları sanısı yetersiz kalacaktır, bu birliktelik aksine bir kıtanın ring dışında kalan tüm isimlerinin yitik anlatısını meydana getirecektir. Genç Dylan 50'lerin sonunda bir anlamda kendi dedektiflik bürosunu açar ve Amerika'nın tüm arterlerine uzanan araştırmasında bugün milyonlara ulaşan parçalarını yaratacak isimlerle (ölü ya da diri) karşılaşacaktır: William Blake, Neal Cassady, Jack Kerouac, Philip Lamantia, Gary Snyder ve ekleyebileceğimiz birçok isim ve ipucu Birleşik Devletler'in kaçık keşişi ve en çok arananı Allen Ginsberg'in elindedir...

48 s.İstanbul 2016
 

buyuk-isyanca1c0ccb9a5dbcb27728042b744ca889.jpg

Kemal Derin
BÜYÜK İSYAN
Destek Yayınları

Urum Abdalı'nın, Torlak'ın, Kalenderi'nin, Haydari'nin, Cavlaki'nin, tımarı elinden alınan sipahinin, yok sayılan Çingene'nin, Aşk Taifesi'nin, ağırlaştırılan vergilerle yoksullaşan köylünün, konargöçerin, toplumsal çalkantıyla boğuşan Türkmen'in, cümle mazlumun serveri... 

Şah Kalender Muhteşem Süleyman'a karşı Cincife Savaşı'nı kazandığında Osmanlı Sarayı'nda kızılca kıyamet kopar. Fedailer, ölü bedenlerin giysilerini ve silahlarını giyinip kuşanmış, bir avuç Türkmen Osmanlı'ya diz çöktürerek Anadolu'da kendi egemenliğini ilan etmiş, bir yandan da Yavuz Sultan Selim'in yaptığı toplu kıyımın intikamını almışlardır.

II. Bayezid'in alın çatılarına damga vurarak Modon ve Kodon'a sürgün ettiği Kızılbaşların Baba Zünnun önderliğinde Mohaç fatihi Sultan Süleyman'ı hükmettiği topraklarda yenmesi Şah Kalender'i Pir Sultan'ın muradını gerçekleştirmek için umutlandırır...

Pargalı İbrahim Paşa önderliğinde yola çıkan Osmanlı ordusu ufkun ardında otağ kurmuşken ve Dulkadir beylerinin korkunç ihanetine rağmen, inançlı ve kararlı bir fedai ordusu kılıç kuşanmış beklemektedir. Bu o zamana dek bu topraklarda yaşanmış en büyük savaşlardan biri olacaktır ve Anadolu tarihi yeni baştan yazılacaktır.

360 s. İstanbul 2016
 

hafiza-defteri55bd81ac11a547df7e760d22cb34454c.jpg

Petina Gappah
HAFIZA DEFTERİ
Altın Kitaplar

Hafıza Defteri'nin anlatıcısı Memory, cinayetten hüküm giyip Zimbabve'de Chikurubi Hapishanesi'ne kapatılan ve idam edilmeyi bekleyen albino bir kadındır. Onu küçük yaşta yanına alan Lloyd Hendricks'i öldürmekten suçlu bulunmuştur. Avukatı, temyiz talebinin parçası olarak ondan olayları hatırladığı şekliyle kâğıda dökmesini ister; ayrıca yazacaklarını, hikâyesiyle ilgilenen Amerikalı bir gazeteciye de ulaştıracaktır.

Memory yazmaya başlar, anılar hafızasının kuytularından çıkıp önüne serilir. Peki ama her şey onun anlattığı şekilde mi gerçekleşmiştir? Kendini inşa ettiği geçmiş, ya hakikat değil de yanılsamalardan örülmüşse?

Öyküleriyle The Guardian'ın "ilk kitap ödülü"ne layık görülen Zimbabve'li yazar Petina Gappah'dan, yoksulların mahalleleri ile zenginlerin banliyöleri ve kırsaldaki inziva yerleri arasında, geçmiş ile şimdi arasında, sevgi ile pişmanlık arasında gidip gelen etkileyici bir hikâye...

296 s. İstanbul 2016
 

kapitalizm-ataerklik-ve-kadin-emegi495911a2d2369461e44033e7bd1993b5.jpg
Derleyen: Saniye Dedeoğlu, Melda Yaman
Hazırlayan:Serap Korkusuz Kurt
KADIN EMEĞİ
Neoliberal ve Muhafazakar Dönem
SAV(Sosyal Araştırmalar Vakfı)

2000'ler Türkiye'sinde kapitalizm ve ataerkillik ekseninde biçimlenen kadın emeğinin yönelimlerini tayin eden temel unsurlar, siyasal ve kültürel muhafazakârlıkla iç içe geçen neoliberal politikalardır. Farklı alanların kesişimi ve gerilimi sonucunda kadınlar, bir yandan muhafazakâr ideoloji tarafından anne ve eş olarak bakım işleriyle eve hapsedilmeye çalışılmakta, diğer yandan da .ucuz işgücü talebinin yükselmesiyle fabrikalara taşınmak istenmektedir.

Kapitalizm, Ataerkillik ve Kadın Emeği: Neoliberal ve Muhafazakâr Dönem başlıklı derlemede muradımız, kadın emeğinin çeşitli veçhelerine odaklanarak, bu gerilimin nasıl yaşandığını örneklerle ortaya koymaktır. Kitapta yer alan yazılarda, sanayide, hizmet sektöründe, tarımda ve sağlık alanında kadınların çalışma koşullarına kapı aralayarak, esnek ve güvencesiz çalışmanın giderek nasıl yaygınlaştığına dikkat çekiyoruz. Çalışma hayatındaki eşitsizliklerin yanı sıra, sosyal politikalara, finans ilişkilerine, mikro kredilere, yerel -yönetimlere göz atıyor; bu alanların kadınların bakım ve iş yükünü arttırdı ğını, kadın yoksulluğunu ve kadınların toplumdaki eşitsiz konumunu yeniden .üretip derinleştirdiğini göstermeye çalışıyoruz.

384 s. İstanbul 2016
 

mehdi-nin-darbesi9b010301d7fcb8cdb1fa327835d627bd.jpg
Sabahattin Önkibar
MEHDİ’NİN DARBESİ
Kırmızı Kedi Yayınları

"CIA'nın maşası olan 78 yaşındaki meczup Fethullah mutlaka final yapmaya, yani intikam almaya çalışacaktır. Artık FETÖ için sûr üflenmiş, kıyamet günü başlamıştır."

Deneyimli gazeteci-yazar Sabahattin Önkibar, Fethullahçı Terör Örgütü-FETÖ'nün 15 Temmuz darbe kalkışması ekseninde, Türkiye'nin kurtulmak zorunda olduğu karanlığı anlatıyor.

ABD-CIA destekli FETÖ'nün uzun yıllara dayanan örgütlenmesini ve siyasi iktidarlardan aldığı desteği gözler önüne seren Önkibar, tehlikenin geçmediğini vurguluyor.

15 Temmuz'un siyasi kanadı, FETÖ'nün cumhurbaşkanı ve hükümet üyeleri
Darbe gecesi "Sivilleri vurun!" emrini kim verdi
"Özal'ı ABD'de Hocaefendi ameliyat etti" diyen gazeteci kim
Fethullah kime "Allah için fahişelik yap" dedi
FETÖ'nün Tayyip Erdoğan'ı öldürme planı
Muhsin Yazıcıoğlu neden öldürüldü
Erdoğan'ın amacı FETÖ yerine ÇETÖ mü
Hakan Fidan'ın kıyamet koparacak sırları
Karısı FETÖ'cü olup kendisi kayyum atanan eski bakan kim

200 s. İstanbul 2016
 

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

ihanet-ve-darbe79eb12045419969d8066b3d792db663a-001.jpg
Ergün Poyraz
İHANET VE DARBE
Bilgi Yayınevi

Fetö, sadece emperyalizmin hizmetinde, ihanet içinde bölücü ve yıkıcı bir örgüt değil, aynı zamanda uluslararası bir dolandırıcılık şebekesidir. Bu kitapta, kuzu postuna girmiş bir çakalın, dün, devlet memurları, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları tarafından övgüler yağdırılırken; bugün, doğduğu evin umumi tuvalet yapılmasına giden serüvenini okuyacak, hayretler içinde kalacaksınız.

348 s. İstanbul 2016
 

evrensel-hasim0ee3af4a3f421c6ecf84d1255fa0ad57.jpg
Mark Neocleous
EVRENSEL HASIM GÜVENLİK, SERMAYE VE TÜM İNSANLIĞIN DÜŞMANLARI
Nota Bene Yayınları

Mark Neocleous, "Sivil Toplumu Yönetmek" başlıklı çalışması ile kuramsal ard-alanını oluşturduğu devlet-iktidar-güvenlik tartışmalarının sınıf temelli bir analizini, "Devleti Tahayyül Etmek", "Güvenliğin Eleştirisi" ve "Savaş Erki Polis Erki" kitaplarından sonra şimdi de "Evrensel Hasım" ile devam ettiriyor.

Zombi, Korsan ve Şeytan kadar korkunç bir yeni evrensel hasımın, 'çalışan'ın, sermaye tarafından nasıl işlendiğini ve tüm toplumun düşmanı olarak nasıl lanse edildiğini tartışmaya açıyor. Devlet ve sınıf çalışanların, uluslararası güvenlik ve savaş siyaseti üzerine kafa yoranların, biyopolitikanın ekonomi-politik merkezli bir yeniden değerlendirilmesinin kavramsal haznesi üzerine tartışanların görmezden gelemeyecekleri bir çalışma…

Giriş'ten…
1975 ve 1976 yıllarında Collège de France'da verilen ve "Society Must be Defended" ("Toplumu Savunmak Gerekir") adıyla yayımlanan bir dizi derste Michel Foucault ... şu yorumu yapar: 
Deliler burjuvazinin kesinlikle umurunda bile değildir ama... delileri dışlama usulleri, siyasal bir çıkar, hatta gerektiğinde belirli bir ekonomik yararlılık doğurmuş, bunların yolunu açmıştır. Burjuvazi delilerle değil, delilerin üzerindeki iktidarla ilgilenir; burjuvazi çocuğun cinselliğiyle değil, çocuğun cinselliğini denetleyen iktidar sistemiyle ilgilenir. Burjuvazi, suçluların, ekonomik olarak büyük önem taşımayan cezalandırılmalarını ya da tekrar topluma kazandırılmalarını kesinlikle umursamaz. Buna karşın, suçlunun denetlenmesini, takip edilmesini, cezalandırılmasını, ıslah edilmesini sağlayan mekanizmaların bütününden, burjuvazi için, genel ekonomik-siyasal sistemin içerisinde işleyiş kazanan bir yarar doğar. 

Bunu takiben şunu söyleyebiliriz ki, burjuva Zombi, Cadı, Korsan veya Şeytan ile ilgilenmez ama onları kontrol etmek, zulmetmek veya cezalandırmak için kullanılabilen iktidar sistemiyle ve bu nedenle göreceğimiz üzere, haddi zatında Evrensel Hasımı kontrol etmek, zulmetmek veya cezalandırmak için bir iktidar sistemiyle ilgilenir. Bu da burjuvazinin bu iktidar sisteminin, güvenlik adına insanlığın düşmanlarıyla savaşmak üzere hazır ve seferber olacakların siyasi öznelliğini oluşturmaya nasıl yardımcı olabileceğiyle ilgilendiğini söylemenin bir yoludur... Bunlar sermayenin savunulmasında kullanılan mekanizmalardır.

232 s. İstanbul 2016
 

doga-ve-yuruyus-uzerine-secme-denemelerdd40f2e50ad7ecc194fdf63145c5815c.jpg
Henry David Thoreau
DOĞA VE YÜRÜYÜŞ ÜSTÜNE
Everest Yayınları

Henry David Thoreau (1817-1862) görece kısa yaşamı ve münzevi kişiliğine rağmen sonraki yüzyıla damga vurmuş yazarlardan biridir. Doğa gezgini-tarihçisi-araştırmacısı, doğal yaşam eylemcisi, bilim insanı, filozof, yazar, şair gibi sıfatların her birini ona yakıştırabiliriz ama yine de bir şeylerin eksik kaldığını hissederiz… Ayrıksılığı, şaşılacak derecede kapsamlı bilgi birikimi ile kadim zaman seyyahlarının maceracılığını harmanlamasında yatar. Münzeviliğinde ise melankolinin zerresi yoktur, aksine, ilkyaz sabahlarının kuş cıvıltıları gibi şenlikli ve kucaklayıcıdır. Çevirmen Aytek Sever'in Thoreau'nun belli başlı eserlerinden özenle seçip yayıma hazırladığı Doğa ve Yürüyüş Üzerine, tıpkı ormandaki patika gibi sürprizlerle dolu, bülbülün şarkısı gibi canlı ve nüktedan, karakaplumbağası gibi "bilge" yazıları kapsıyor. Thoreau'nun en güzel denemelerine yer veren bu seçkiyi Amerikalı çevreci yazar Bill McKibben'ın önsözü ve Ralph Waldo Emerson'ın kaleme aldığı "Thoreau'nun Yaşamöyküsel Portresi"yle birlikte sunuyoruz. 

"Thoreau, Buddha'dan günümüze uzanan bir kaçıklar ve mürşitler silsilesinde Amerikalı bir örnektir." -Bill McKibben-

"Thoreau'nun içinde, maddi dünyayı ona sadece bir araç ve sembol olarak gösteren, eşine az rastlanır insanlar sınıfına ait müthiş bir bilgelik vardı." 
- Ralph Waldo Emerson- 

"Doğanın farklı itkiler üflediği biridir o, ki sanırım bunların arasında bazı gizleri de var..."
-Virginia Woolf-

180 s. İstanbul 2016
 

İlgili Haberler

ABC Kitap

ABC Kitap - Haftanın Kitabı | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Editörün Seçtikleri | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Yeni Çıkanlar | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Haftanın Kitabı | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Editörün Seçtikleri | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Haftanın Kitabı | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Editörün Seçtikleri | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Haftanın Kitabı / 23 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Editörün Seçtikleri / 23 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Yeni Çıkanlar / 23 Temmuz 2018