Çok Okunanlar

Metropoll anketi: AKP'de oy kaybı, kriz kaygısı ve enflasyon

Atatürk'e hakaretten tutuklanan gericiye siyasi partiden ziyaret!

Buldan: AKP ile görüşeceğimiz tarih ve saati buradan açıklıyoruz!

AKP'ye anketlerden kötü haber: Hiç olmadığı kadar geride

Bir konkordato ilanı da Türkiye'nin en büyük hayvan işletmesinden

Yeni çıkan kitaplar ve editörün seçtikleri / 8 Ağustos 2016

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
[email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

'Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha ghatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Ülkemizin sürüklenmeye çalışıldığı karanlığa karşı en etkili direniş alanlarından birinin 'okumak' olduğunu düşünüyor ve sizlere daha aydınlık günlerde daha çok kitaplı gelecek günler diliyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.

ABC Kitap sayfalarını okumadan kitapçı ve sahaf turuna çıkılmaz.

ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz.

YENİ ÇIKANLAR

carpismafc900074efb90a24dae9ad1486aba0a1.jpg

J.G. Ballard
ÇARPIŞMA
Sel Yayıncılık

J.G. Ballard bu dev eserinde teknolojiyle ilişkimizi tahrip ve tahrik ederek bizi bir "araba sevdası" distopyasına taşıyor. Kimi eleştirmenlerin türünün tek örneği olarak gösterdiği, kimilerinin ise mide bulandırıcı bulduğu bu makine-erotizm hezeyanının kahramanları gündelik hayatımızın ürkütücü derecede içinde, haz ve saplantılarının çarpık bağlantıları ise hep kıyısında durduğumuz bir uçurumun altında. İktidar, statü ve cinsellik sembolü olarak otomobilin fetiş nesnesinin ta kendisi haline geldiği satırlarda Ballard, bilimkurgunun yabancılaştırıcılığının karşısına, "Asıl yabancı gezegen dünyamızdır" görüşüne uygun olarak gerçeğin ve mümkün olanın dehşetini koyuyor. 

David Cronenberg tarafından filme uyarlandığında büyük yankı uyandıran ve Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nü aldığında büyük tartışmalar yaratan Çarpışma distopik edebiyatın en önemli örneklerinden biri.

Sayfa Sayısı: 213 Baskı Yılı: 2016

gizemlera7aa5cef555122776acfc2dfaf066562.jpg

Knut Hamsun
GİZEMLER
Monoki

1920 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Knut Hamsun'dan Dostoyevski'nin Budala'sı ile eş değerde görülen muhteşem bir roman. Gizemler, gizemli kurgusuyla ve yalın biçimiyle okuyanı kendine hayran bırakıyor. 

Gizemler'i okuduktan sonra Nagel karakterini hiçbir zaman unutamayacaksınız.

"Gizemler'e duyduğum yakınlığı hiç kitaba duymadım." 
-Henry Miller-

"Nobel ödülünü hiç kimse Hamsun kadar hak etmemiştir." 
-Thomas Mann-

"Geçen yaz ortasında Norveç'in küçük kıyı kasabalarından biri epeyce sıra dışı olaylara sahne oldu. Bir yabancı geldi; Nagel adındaki bu ilginç, kendine özgü şarlatan, yığınla tuhaflık yapıp geldiği gibi birdenbire ortadan kayboldu. Dahası, genç ve gizemli bir kadın, kim bilir ne için, onu ziyaret etti; ancak birkaç saat kalma cesareti gösterdikten sonra kendi yoluna gitti. Ama olaylar böyle başlamıyor..." 
-Knut Hamsun-

Sayfa Sayısı: 272 Baskı Yılı: 2016

yalnizlik265aa60a3cbaf9567c8f94e46381cb1a.jpg

Natalio Grueso
YALNIZLIK
Pegasus Yayınları

Hiç kimse benim kadar iyi bilemez yalnızlığı. Hiç kimse. Ne uzun kış gecelerinde yatakta yanında bir çift soğuk ayak bulunmasının ne demek olduğunu hiç bilmeyenler. Ne saçlarını sabunlayan şefkatli parmakları hiç tanımamış olanlar. Ne parkta kimsenin oynamak istemediği şişman çocuk. - Ne de yazın kız arkadaşı olmadığından köy kütüphanesindeki bütün kitapları okumuş sivilceli, gözlüklü ergen. Hiç kimse. Yakışıklı hırsız Bruno Labastide, kitap reçetecisi, düş avcısı, bal rengi gözlü Japon kız ve diğerleri…

Normal hayatta karşılaşamayacağınız insanlarla tanışacaksınız bu kitapta. Sihirli bir değnek dokunacak ve sizi onların hayatlarının tam ortasına çekecek. Şehirden şehire uçacak ruhunuz; Paris, Buenos Aires, Venedik…

Ve Yalnızlık, yüreğinizin en yalnız noktasına dokunacak. Bittiğinde de hayatın inceliklerine sarılıp uyuyacaksınız. Bugüne kadar mutlu ettikleriniz ve mutlu edenlerinizle düşlerinizde buluşacak, birbirinizi yüreklerinizin en yalnız noktasından öpüp huzur bulacaksınız.

"Zevkle okunan bir kitap ve okuru her sayfada bir öncekinden daha şaşırtıcı bir sürpriz bekliyor."
-Mario Vargas Llosa-

"Zarif, güzel ve dokunaklı bir kitap, yüreğimin derinlerine işledi."
-Paulo Coelho-

Sayfa Sayısı: 248 Baskı Yılı: 2016

wapshot-kayitlari6f9ce3bbd3398852fd0b2853b53f194b.jpg

John Cheever
WAPSHOT KAYITLARI
Everest Yayınları

"John Cheever büyülü bir realist. Göz kamaştıran öyküleri ve eşsiz romanlarındaki üslup, savaş sonrası Amerikan edebiyatının diğer tüm önemli yazarlarında olduğu gibi zengin ve özgün." 
-Philip Roth-

Cheever'ın New England'da geçen ilkgençliğinden esinlenen Wapshot Kayıtları, küçük bir balıkçı kasabası olan St. Botolphs'ta yaşayan Wapshot ailesine odaklanır. Kendini ailenin reisi ve denizlerin hâkimi olarak gören muhterem kaptan Leander Wapshot, kararlı ve ödünvermez eşi Sarah, hovarda büyük oğlu Moses, maceracı küçük kardeş Coverly ve gözüpek, eksantrik halaları Honora... 

İnsan ruhundaki ikiliğe, karakterlerin topluma sunduğu personalar ile içten içe çürümüşlükleri arasındaki uyumsuzluğa odaklanan Cheever dünyasında, kaybolan bir geçmişe duyulan özlem ince ve dinmeyen bir sızı gibidir. Wapshot ailesinin fertleri bu hem komik hem trajik öyküleriyle hayatla mücadele etmeye ve kimi zaman yenilseler dahi, yaşama olan tutkularını asla yitirmemeye ant içmiş gibidirler. 

'Amerikan banliyölerinin Çehov'u' olarak anılan Cheever, ilk romanı Wapshot Kayıtları'nın yayınlandığı 1957'de çoktan, harika öykülerin yazarı olarak nam salmıştı. Kitap, 1958 yılında Ulusal Kitap Ödülü'nü kazandığındaysa usta bir romancı olduğu da kanıtlanmış oldu. 1979 yılında Pulitzer ve Ulusal Kitap Eleştirmenleri Birliği ödüllerine layık görülen Cheever, 20. yüzyılın en önemli öykücülerinden biri olarak kabul ediliyor. 

"Pek çok kişi banliyö üzerine yazdı, fakat sadece Cheever ondan bir arketip yarattı."
-John Updike-

Sayfa Sayısı: 280 Baskı Yılı: 2016

kacan-ayna96f5cc1d069f2f64e49446d473a0d4d9.jpg

Giovanni Papini
KAÇAN AYNA
Kırmızı Kedi Yayınları

"Buenos Aires varoşlarında bir mahallede, Trajik Gazete ile Kör Pilot'u, kötü bir İspanyolca çevirisinden okuduğumda on bir-on iki yaşlarında olmalıyım.

Ne olursa olsun, kişisel bir yaşantıya gönderme yapmak istiyorum. Şimdi, öylesine uzak olan o sayfaları hayranlıkla, gönül borcuyla yeniden okurken, kendi bulduğuma inandığım, kendi biçemimce uzamla zamanın başka noktalarında yeniden işlediğim masallar buluyorum onlarda.

Papini'nin hak etmediği bir biçimde unutulmuş olduğundan kuşku duyuyorum. Bu kitaptaki öyküler, insanın melankoliye ve alacakaranlığa eğilimli olduğu bir çağın ürünleridir, ama günümüzde sanat onları değişik kılıklara bürüse de, melankoli ile alacakaranlık yitip gitmiş değildir."
-Jorge Luis Borges-

Sayfa Sayısı: 104 Baskı Yılı: 2016

cemberad2509ee830d99323541213b00f59efe.jpg

Dave Eggers
ÇEMBER
Siren Yayınları

"Ürkütücü." 
-The Washington Post-

"Büyük Birader hâlâ peşimizde." 
-Time-

"Çağrışımları korkunç olsa da, okuması çok zevkli." 
-New York Times Magazine-

Çağdaş Amerikan edebiyatının yetenekli kalemi Dave Eggers, tüm dünyada büyük yankı uyandıran ve listelerin ilk sıralarına oturan romanı Çember'de ütopik, ancak son derece tanıdık bir manzara seriyor gözler önüne. Google, Facebook ve Apple gibi devlere göndermelerle Eggers, Çember'de internetin bir sonraki evresini hayal ediyor ve dijital mecralardaki yaşamlara dair sürükleyici bir öykü anlatıyor. Gerçek olamayacak kadar mükemmel bir teknoloji şirketinde işe başlayan Mae Holland'ın Çember macerası, katıldığı ağlar ile yeni katmanlar kazanıyor ve özgürlük yavaş yavaş esarete, mahremiyet hırsızlığa dönüşüyor. Kameralar her şeyi kaydediyor, bulut tüm izlerimizi yedekliyor, birileri bizi her zaman gözetliyor: Çember hepimizi içine alarak kapanıyor ve kaçacak yer bırakmıyor.

Tüm dünyada otuzu aşkın ülkede yayımlanan Çember, yakın geleceğin ve uzak olmasını dileyeceğiniz ihtimallerin kitabı. 

Sayfa Sayısı: 494 Baskı Yılı: 2016

dumanb8279d97117af06ce214cccd278e0fe1.jpg

John Berger
DUMAN
Yapı Kredi Yayınları

Dünyaca ünlü yazar ve sanat eleştirmeni John Berger ile nevi şahsına münhasır çizer Selçuk Demirel'den bir ortak yapıt daha: "Duman". Bu yılın hiç şüphesiz en sürpriz kitaplarından birisi "Duman". 

John Berger'in tütüne övgü düzercesine kullandığı ironik metin(ler)i, Selçuk Demirel'in çoğunlukla kesif griye çalan karanlık çizimleriyle taçlandırılmış.

Duman'da 'Kül tablaları bir çes?it konukseverlik araçlarıydı' diye yazan John Berger ve Selçuk Demirel'in desenleri zihnimizde soru işaretleriyle karışık ünlemler üretiyor: Belki de asıl sağlığa zararlı olan şey hayatın ta kendisidir! Unutmadan, Duman Cevat Çapan'ın enfes çevirisiyle okuyucusuyla buluşuyor…

Sayfa Sayısı: 72 Baskı Yılı: 2016

inanclari-ugruna-oldurulenler081adb0d3a48d8748f62c33955a63240.jpg

Vecihi Timuroğlu
İNANÇLARI UĞRUNA ÖLDÜRÜLENLER
Berfin Yayınları

Vecihi Timuroğlu bu kitabında; resmi ideolojiye karşı çıkan, egemen sınıfların güçlerini sarsan, faşist iktidarlarla onların arkasındaki para babalarına direnen, salt doğru bir düşünceyi, akıl ve bilimi savunan, kutsalı sorgulayan, resmi görüşün ölüm yolculuğuna çıkardığı soylu kişileri anlatıyor.

Kitapta;
Düşüncenin ve düşünürün onurunu yaşamdan üstün tutan Sokrates, 
Ene'l Hak demesi bahane edilerek katledilen Hallac Mansur, 
Baskın rejime karşı direnme şiiri yazarak dik duran Pir Sultan, 
Baba İshak hareketi, 
Osmanlı padişah ve derebeylerinin sömürü düzenine karşı kolektif bir ekonomik düzen yaratmak için savaş veren Şeyh Bedreddin, 
Savaşırken bile adaletten ayrılmayan Hz. Ali, 
Resmi baskıcı dine barışla karşı çıkan Hz. İsa, 
12 Eylül faşist darbesi tarafından yok edilen İlhan Erdost yerini alıyor.

Kitabını torunlarına, babaları ve anaları inanç uğruna öldürülmüş tüm dünya çocuklarına adayan Vecihi Timuroğlu, bu kişileri anlatırken, aynı zamanda içinde bulundukları sınıfsal çelişkileri ve çarpık toplumsal yapıları öne çıkarıyor. Günümüzde, öne çıkan küresel sermaye ile birlikte keskinleşen sınıf çelişkileri, sömürü ve din savaşları, bu eseri daha da güncel ve önemli kılıyor.

Sayfa Sayısı: 232 Baskı Yılı: 2016

deniz-denize2a4645632a6523b716f2dffb7a1e54b.jpg

Iris Murdoch
DENİZ DENİZ
Ayrıntı Yayınları

Deniz Deniz'in ana karakteri Charles Arrowby, günün birinde deniz kıyısında bir evde inzivaya çekilmeye karar vermiş, yaşlanmakta olan ünlü bir tiyatrocudur. Prospero Sendromu denen bir dertten mustariptir: Bir aktör olarak ilgi uyandıran bir karakterdir; yalnızca seyirci açısından değil, meslektaşları açısından da. Artık, diye düşünür Arrowby, güçlerine teslim olmanın; inzivada kâmilce, doğayla uyum içinde yaşamanın, yüzerek ve yürüyerek, basit ama eksantrik yemekler hazırlayarak, hayat ve geçmiş üzerine düşünerek bir günlük/anı/roman yazmanın (yazdıklarının ne olacağına bir türlü karar veremez) sırasıdır. Kalkıştığı işi değerlendirirken utangaçça edebi ve teatraldir:

Fakat hayatımın asıl olayları geçmişte kaldı ve "sükûnet içinde hatırlamak" dışında yapacak bir şey yok artık. Egoizmle geçmiş bir hayattan pişmanlık duymak mı? Tam olarak öyle değil ama onun gibi bir şey. Elbette tiyatronun hanımları ve beylerine asla böyle söylemedim; gülmekten ölürlerdi.

(...) Deniz Deniz, bizi başlıca ifritlerimizle yüzleştiren çok güzel, karmaşık ve ironik bir roman: Korku, kıskançlık, kibir, haset, yanlış kişiye duyulan aşkın acısı ve hayhuyu; ister savaş alanında olsun ister evimizin mahremiyeti içinde, şiddet kullanma içgüdüsü. Böyle bir eserde tek bir izleği çekip çıkarmaya olanak yoktur... 
-John Burnside-

Sayfa Sayısı: 512 Baskı Yılı: 2016

stoacilarin-paradokslari39e79d1b3f19efc994ffb78193d9e629.jpg

Cicero
STOACILARIN PARADOKSLARI
İmge Kitabevi

Stoacıların Paradoksları adıyla Latinceden Türkçeye aktarılan bu yapıtta Marcus Tullius Cicero, tarih boyunca insanların farklı anlamlar yüklediği, fakat hiçbir zaman üzerinde uzlaşmaya varamadığı, onur (honestia), erdem (virtus), mutluluk (beatitudo), eşitlik (aequitas), özgürlük (libertas), bilgelik (sapientia) ve zenginlik (divitiae) gibi kavramları ele alır. Cicero, stoacıların felsefe okullarında tartıştıkları bu kavramları halkın anlayabileceği sade bir dille tartışmaya açmayı amaçlayarak şu altı paradoks üzerinde durur:

"Sadece onurlu olan iyidir."
"Erdem mutluluk için yeterlidir. Birinde erdem varsa, o mutlu bir yaşam sürmek için her şeye sahip demektir."
"İşlenen suçlar da doğru yapılan işler de kendi içinde denktir."
"Aptal olan her kişi aynı zamanda delidir."
"Yalnız bilge kişi özgürdür, aptal olan köledir."
"Sadece bilge kişi zengindir."

Sayfa Sayısı: 104 Baskı Yılı: 2016

fener_balat-min-270x399.jpg

Zeynep Ahunbay, İclal Dinçer, Çiğdem Şahin
NEOLİBERAL KENT POLİTİKALARI VE FENER-BALAT-AYVANSARAY
İş Bankası Kültür Yayınları

1998’de UNESCO, AB ve Fatih Belediyesi’nin işbirliğiyle hem bölgedeki mimari dokunun hem de sakinlerinin birlikte korunmasını öngören bir koruma projesi başladı. Bu projeden önce Fener, Balat ve Ayvansaray adlarını ancak sakinleriyle meraklılarının bildiği, gözden uzak kalmış, çok katlı ve cumbalı küçük evlerinde kendi halinde insanların yaşadığı tarihi semtlerdi.

Roma döneminden günümüze dek yapılmış mütevazı anıtlarla ve sivil mimarlık eserleriyle örülü dokuları tarihi sit alanı olarak korunduğu için, bakımsızlıklarına rağmen, bu semtler son yıllarda daha geniş kesimlerin ilgisini çeker oldu. Mimari dokuları kadar, ziyaret edenlerin eski İstanbul’u kanlı canlı haliyle bulduğu kendine özgü çarşı pazarlarının ve eski usul komşuluğun önem taşıdığı sosyal yapılarının da bu ilgide payı büyük oldu.
Bu kadim semtlerin tarihine, bugününe ve geleceğine dair akademik makalelerin yer aldığı bu kitap, bölgenin tarihi ve sosyal değerlerini daha görünür kılarak, buralara yönelik kentsel yenileme projelerindeki sorunlu yaklaşımlara dikkat çekme yolunda bir adım.

Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, İTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’ndan emeklidir. Osmanlı mimarisi, Dünya Mirası, koruma teknikleri ve kuramı konularında yayınları bulunmaktadır. Kentsel ve mimari koruma konusunda pek çok uygulaması vardır. ICOMOS Türkiye ve Europa Nostra-Türkiye üyesidir.

Prof. Dr. İclal Dinçer, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde öğretim üyesidir. Ekonomik coğrafya-politika-planlama ilişkileri ve koruma konularında pek çok projede imzası vardır. ICOMOS Türkiye üyesidir. Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Şahin, İÜ İktisat Fakültesi Uluslararası İktisat ve Gelişme İktisadı Ana Bilim Dalı’nda öğretim üyesidir. Neoliberal kent politikaları, kapitalizm ve yoksulluk üzerine yayınları vardır.
Fener-Balat-Ayvansaray sakinlerinin kentsel yenileme projesine itirazlarını dile getirdiği sivil toplum kuruluşlarının
yönetimlerinde görevler üstlenmiştir.

472 s. İstanbul 2016

midas-in-muritleria66278921fe6b0cd40b4c6735c8e7528.jpg

Jack London
MİDAS’IN MÜRİTLERİ
Kırmızı Kedi Yayınları

“Bu kitap için yazarın yeteneğini ve yapıtlarındaki çeşitliliği kanıtlayan beş öykü seçtik. Okuyucu, 'Mapuhi'nin Evi'nin ancak sonlarına doğru gerçek kahramanın kim olduğunu fark eder. 'Hayatın Kanunu' herkes tarafından doğallıkla ve saflıkla kabul edilen acımasız bir kaderi ortaya koyar. 'Yüz Karası' işkence tehdidine maruz kalmış bir adamın korkunç bir oyun sonucunda kurtuluşunu anlatır. 'Midas'ın Müritleri' anarşistlerden oluşan bir örgütün acımasız işleyişinin ayrıntılarını verir. 'Gölge ve Parıltı', görünmez olabilme gibi yazın sanatının eski motiflerinden birine yenilik ve zenginlik kazandırır. Jack London tensel ve tinsel yaşamı son damlasına kadar tüketerek 40 yaşında öldü. Bu yaşamlardan hiçbiri ona tam anlamıyla doygunluk sağlamadı ve ölümde hiç'in karanlık görkemini aradı.'

Jorge Luis Borges

114 s. İstanbul 2016

bir-kusun-en-iyi-ottugu-yer35043c40225002cc514194ef553bd12c.jpg

Alejandra Jodorawsky
BİR KUŞUN EN İYİ ÖTTÜĞÜ YER
Alfa Yayınları

Kendinize yeni baştan bir soyağacı hikayesi yazmak nasıl olurdu?

Jodorowsky, magnum opusu Bir Kuşun En İyi Öttüğü Yer'de soyağacı hikayesini büyülü bir maceraya dönüştürüyor.

Politik ve kültürel ayaklanmaların ortasında Ukrayna'dan Şili'ye kimliklerini gizleyerek göç eden bir aile. Yaşadıklarını herkesten gizlemek için arılardan bir pelerinin içinde yaşamayı tercih eden bir baba kız. Sırlarını sadece bilge bir haham hayaletine açan dindar büyükbaba. Çocuklarını uyutur uyutmaz cep saatinin içinde baktığı pirelerine çemberden atlamayı, davul çalmayı öğreten bir anne. Canlı, tutkulu, Jodorowsky'nin vazgeçemediği sirk sahnelerinin, okyanus ötesi yolculukların ve tarot kartlarının içinde kaleydoskop gibi bir roman. Jodorowsky'nin dediği gibi: Geçmiş sürekli değişen bir icattır.

529 s. İstanbul 2016

turkceyi-dogru-kullanalim98217208443d4ff3b7e944b3af3a6203.jpg

Hüseyin Movit
TÜRKÇEYİ DOĞRU KULLANALIM
Akıl Fikir Yayınları

Dil, savaşı kestiği gibi insanın başını da kestirebilen* doğuştan sahip olduğumuz en büyük nimetlerden biridir.

Sabahtan akşama kadar televizyon seyrediyoruz, arada bir gazete okuyoruz ve gözlerimizin serbest kalması için de radyo dinliyoruz.

Kitle iletişim araçlarından gazete, radyo ve televizyon, bize doğru ve güzel Türkçeyi öğretecek kurumların başında geliyor. Bu nedenle, kadrolara alınacak elemanların titizlikle seçilmeleri gerekiyor. Oysa günümüzde spikerler, sunucular ve yazarlar o kadar çok Türkçe hatası yapıyor ki...

Bunlardan bir kısmını sizlere aktarıyorum.

Söz ola kese savaşı/ söz ola kestire başı.
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz. (Yunus Emre)

147 s. İstanbul 2016

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

krizden-sonra98ab0a5072784656dba68a0c591d9509.jpg

Alain Touraine
KRİZDEN SONRA
Yapı Kredi Yayınları

 ''Elbette ki kriz yeni bir toplum türü doğurmaz ama eski türü yıkmaya yardım eder; ayrıca yeni bir toplum türünün oluşmasını engelleyebilir ya da zor bir geçiş dönemi boyunca otoriter aktörlerin müdahalesini destekleyebilir. Bu tür büyük değişiklikler kısa vadede de uzun vadede de birtakım aktörlerin ger­çek anlamda yok olmasına yol açabilir. Avrupa'da sendikaların ve sol partilerin du­rumu incelendiğinde elde edilen izlenim budur; sendikalar ve 'sol' öylesine açık bir biçimde güçsüzleşmiştir ki, seçmenler solu sağdan ayıran şeyi bilmez duruma gelmiştir. Böylece öngörülmeyen ama belki de krizden acı çekmiş herkesin el vereceği bir şiddet hareketinin doğuşunu duyuran toplumsal bir sessizlik oluşur. Bu krizin yol açabileceği ilk gelecek türü işte budur.'

Çağımızın yaşayan en önemli toplumbilimcilerinden Alain Touraine, Krizden Sonra'da ekonomik kriz olgusunu ters yüz ederek insan haklarını merkeze alan yeni bir toplumun doğuşu ile toplumların sonu düşüncesi arasında mekik dokuyor.

152 s. İstanbul 2016

turkiye-de-yargi-yoktur0758d59ca2c13c9a7c3bc42877fe925d.jpg

Kemal Şahin, Uğur Yiğit, Orhan Gazi Ertekin, Faruk Özsu,Muzaffer Şakar
TÜRKİYE’DE YARGI YOKTUR
Tekin Yayınevi

"…Türkiye'deki iktidar geleneği üzerinden söylersek, 'yargı sorunu' bir kez daha bastırılarak, temelindeki demokratik sorunlar yok sayılarak çözüldü. Gerçek bir çözüm ise halkın geniş kesimlerini bir araya getirecek bir demokratik uzlaşma siyasetinde yatıyor. Bu gerçeğin farkında olan bizler Demokrat Yargıçlar Hareketi olarak, başta Yargı Kurulu ile yüksek yargı kurumları olmak üzere tüm yargının dindar-ateist, Alevi-Sünni, müslim-gayrimüslim, Kemalist-muhafazakâr, erkek-kadın ayrımı gözetmeksizin tümüne ait olması yolunda mücadelemizi devam ettireceğiz. Halil Cibran'ın şu sözü bizim için öğreticidir: 'Zalim zulmünü işletirken ak-ellilerin elleri temiz olamaz.'"

Sayfa Sayısı: 224 Baskı Yılı: 2014

supra7c204d0f1e178f6b95587f4f545aad6b.jpg

Taner Güler
SUPRA-BİR PARÇACIK SONSUZLUK
H2O Yayınları

Bir parçacık mutluluk için hayalleri değil bir teorisi vardı fizikçi Şafak'ın. Ancak bu teoriyi hayata geçirecek teknoloji bugün için yoktu. Geleceğe havale edilen çözüm geçmişten gelebilir miydi?

İnşa edilen kozmik makine Şafak'ın sadece düşüncelerini alt üst etmekle kalmayacak, hayatını da sonsuza kadar değiştirecektir. O artık, hiçbir yere ait olmayan bir insandır, hatta kendi evrenine bile. Yeni teknolojinin sağladığı olanakları kendisi bile tahmin edememişti. Fakat yeni çözümler yeni soruları da beraberinde getirmişti. 

Artı kütle sorunsalı evrenin içinde çözülemezdi fakat buna rağmen zamanda yolculuk yapılabilir miydi? Bilimin sınırları evrenin sınırlarına bağımlı kalabilir miydi? Bir de nötrino'yu sadece atom altı bir parçacık olarak biliyordu… Sonunda elinde kalan bir parçacık sonsuzluk olacaktı!

Ankara'dan başlayıp Yunan Adalarına, uzaydan buzullara uzanan macera boyunca, Tibetli rahiplerden Amerikalı işadamlarına, Japonya'nın kadim ailelerinden, bilimadamlarına herkesin bir gün gerçekleşeceğinden emin olduğu bir kehanetin peşinde sürüklendiği, gelecekten geri dönen heyecanlı bir bilimkurgu…

Sayfa Sayısı: 256 Baskı Yılı: 2016

İlgili Haberler

ABC Kitap

ABC Kitap | Çok satanlar | 12 Kasım 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı | 12 Kasım 2018

ABC Kitap

Editörün Seçtikleri | 12 Kasım 2018

ABC Kitap

Yeni Çıkanlar | 12 Kasım 2018

ABC Kitap

Bilal Erdoğan ABD'nin yaptırım listesine girecekti!

ABC Kitap

ABC Kitap | Çok satanlar | 6 Kasım 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı | Sevim Kahraman - Yarım Kalan Bir Türküdür Sevgi

ABC Kitap

Editörün Seçtikleri | 6 Kasım 2018

ABC Kitap

Yeni Çıkanlar | 6 Kasım 2018

ABC Kitap

Haftanın çok satan kitapları | 29 Ekim 2018

ABC Kitap

Haftanın Kitabı | Özlem Özdemir - İlham Veren Cumhuriyet Kahramanları

ABC Kitap

Editörün Seçtikleri | 29 Ekim 2018