‘Berkin’i vuran polislik yapmaya devam ediyor’

‘Berkin’i vuran polislik yapmaya devam ediyor’

Gezi Direnişi sırasında hayatını kaybedenlerin davalarında hala sonuca varılmadı. Sonuçlanan davalarda ise verilen cezalar vicdanları rahatsız etti.

Gezi Direnişi’nde Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Berkin Elvan, Ahmet Atakan ve Hasan Ferit Gedik öldürüldü. 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın öldürüldüğü olay yerinin bilirkişi incelemesinin altı yıl sonra yapılması, Ethem Sarısülük’ün davasının katil polis Ahmet Şahbaz’a adli para cezası verilerek sonuçlanması ülke tarihine “kara bir leke” olarak geçti.

Birgün gazetesinden Burcu Cansu Gezi Direnişi’nde yaşamını yitirenlerin dava süreclerine ilişkin avukatlardan bilgi aldı.

DAVALAR YA AYM’DE YA DA SÜRÜYOR

Avukatlar davaların seyrini şöyle özetledi: “Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük davası AYM’ye taşındı. Ahmet Atakan ile ilgili dava süreci hâlâ başlamadı. Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Berkin Elvan ve Medeni Yıldırım’ın davası sürüyor. Hasan Ferit Gedik’in katledilmesi ile ilgili 35 kişi yargılanırken sadece 3 kişi ceza aldı.”

SANIKLARA CAYDIRICI CEZA VERİLMEDİ

Eskişehir’de katıldığı yürüyüş sırasında polis ve sivil kişiler tarafından darp edilerek henüz 19 yaşındayken katledilen Ali İsmail Korkmaz’ın davasında polisler Mevlüt Saldoğan ve Yalçın Akbulut 10’ar yıl, fırıncılar Ebubekir Harlar, İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever’e 6 yıl 8 ay, emekli polis memuru Hüseyin Engin’e 7 ay 15 gün hapis cezası verildi.

Avukat Tonguç Cankurt: “Soruşturmanın başından itibaren bir çok hukuksuzluk ile karşılaştık. Eskişehir Valisi’nin suçu gizlemeye yönelik ‘arkadaşları yapmıştır’ şeklindeki beyanlarına, kamu görevlilerinin olayın üzerini kapatma çabalarına, suç delillerin eksik toplanmasına, kamera kayıtlarının silinmesine, silinen kayıtların bilirkişi tarafından yeniden formatlanmasına şahit olduk. Dava, Eskişehir’den Kayseri’ye gerekçesiz bir şekilde kaçırıldı. Ali İsmail Korkmaz davasında verilen cezaların caydırıcı olmadığını düşünüyoruz. Dava sürecinde polisler korundu. Oysa dosyada bulunan tüm deliller, dinlenen tanık ifadeleri, görüntüler, bilirkişi raporları ve sağlık kurulu raporları sanıkların neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadan değil kasten öldürme suçlamasıyla cezalandırılmalarını gerektirmektedir. Dava dosyasını pek çok yönden AYM’ye taşıdık.”

Ethem Sarısülük, Ankara Güvenpark’ta düzenlenen eylem sırasında polis Ahmet Şahbaz’ın silahından çıkan kurşunla yaşamını yitirdi. 7 Temmuz 2014’te tutuklanan Şahbaz, 3 Eylül 2015’te tahliye edildi. Dava sonunda Şahbaz’a 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verdi ancak Yargıtay usul eksiklikleri gerekçesiyle kararı bozdu. Şahbaz’a 15 bin 200 TL para cezası verildi.

Avukat Kazım Bayraktar: “Dava süreci boyunda polis Ahmet Şahbaz’ın korunup kollanmasına tanıklık ettik. Davanın ilk gününden itibaren ‘kasten öldürme’ üzerinde durulması gerektiğinin altını çizdik. İlk mahkemede Şahbaz’a 7 yıl ceza verildiğinde Erdoğan, ‘paralel yargı polise çok fazla ceza verdi’ dediğinde yargının baskı altına alındığını gördük. Bağımsız kurumlardan aldığımız raporlarda polis Şahbaz’ın kasıtlı biçimde göstericilerin yanına geldiği ve ateş ettiği tespiti yapıldı. Fakat mahkeme bunun yerine TRT’nin hazırladığı taraflı raporları dikkate aldı. Dava Aksaray’a taşındı. Meşru müdafaa olduğu iddia edildi. Totale bir yıl tutuklu kalan Şahbaz’a adli para cezası verildi. Şahbaz cezaevinde kaldığı süreci gözönüne alarak devlete tazminat davası dahi açabilir. Yaşanan bu hukuksuzluğu AYM’ye taşıyacağız.”

YAŞANAN BİR TRAFİK KAZASI DEĞİL

Gezi Parkı’na destek için otoyol kapatıldığı sırada Görkem Demirbaş ile taksi şoförü Cengiz Aktaş’ın kullandıkları araçların çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın davası sürüyor. Sanıklar Demirbaş ile Aktaş hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak” suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Avukat Sevgi Evren: “Yolu kesen halk kusurluymuş gibi bir süreç ile karşı karşıyayız. Biliyoruz ki yol trafiğe kesilseydi, aracı kullanan kişiler hız sınırına uysaydı, insanların üzerine araç sürmeseydi bu sonuç yaşanmazdı. O gece polislerin gelerek yolu trafiğe kapatmaması dikkati çekici bir husustu fakat bu konudaki beyanlarımız dikkate alınmadı. Yargılama ilk günden bu yana trafik kazası gibi yürütülmeye çalışılıyor. Emniyetten defalarca MOBESE görüntüsü istenmesine karşın görüntüler mahkemeye çok geç iletildi. Görüntülerin geç iletilmesi hakkında yaptığımız suç duyurusu işleme konulmadı. Sanıkların da sanıkları koruyan kamu görevlileri de korunmasına tanık olduk. Keşif talebimiz kabul edildi ama alanında uzman olmayan kişiler tarafından keşif yapıldı. Şu anda da İstanbul Trafik Ana Bilim Dalında inceleme yapılıyor. Yaşananın basit bir trafik kazası olmadığının altını çiziyoruz. 23’üncü celse 12 Haziran’da görülecek. Sanıkların beraatını engellemek ve ceza almalarını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz.”

6 YILDIR DAVA AÇILMADI

Gezi Direnişi sırasında Hatay’da ODTÜ’ye destek eylemlerinde yaşamını yitiren ve ölümü aydınlatılamayan 22 yaşındaki Ahmet Atakan’ın ailesi 6 yıldır adalet bekliyor. Atakan’ın ölümü ile ilgili henüz soruşturma devam ediyor, dava açılmadı.
Avukat Hatice Can: “Atakan’ı anmak için yapılan törenlere katılanlar hakkında onlarca dava açılırken Atakan ile ilgili henüz dava süreci başlamadı. 2013 yılından bu yana soruşturma devam ediyor. Hatay’da 4 katlı binanın çatısından düşerek yaşamını yitiren Atakan’a isabet eden, üzerinde kan ve saç kılı örneği bulunan gaz bombası kapsülü ile ilgili mezar açılması ya da aileden örnek alınması gerektiği belirtildi. Aileden örnek alınmasına karar verildiğinde annesi saçlarının kökünden koparılması gerektiğini öğrendiğinde gözümün önünde saçlarını kökünden kopardı. Daha sonra aynı şeyi babası da yaptı. Örneklerin sonuçlarını bekliyoruz. Soruşturma kapsamında savcı yine değişti. 6 yıldır dava aşamasına gelinemedi.”

POLİS “KASITLI” ATIŞ YAPTI

Abdullah Cömert, Hatay’da polisin silahından çıkan biber gazı kapsülünün başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Cömert’in hayatını kaybetmesine ilişkin sanık polis memuru Ahmet Kuş’un Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce “Kastın aşılması suretiyle adam öldürme” suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldığı davanın kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından bozuldu.

Avukat Hatice Can: “Cömert’in davası ilk olarak Balıkesir’e nakledildi. Polislerin, biber gazını hangi açıyla atmaları gerektiği kendi yönetmeliklerinde var. Bunu polisin bilmesi gerekiyor. Gaz kapsülü Cömert’in ensesine geldi. Bir fizik profesörüne TOMA ve Abdullah’ın yerini tespit ettirdik. Raporlar bizi doğruladı. Polisin kasıtlı attığı ortadadır. Görüntüleri izledik, mahkeme heyeti de izledi. Kendi iç ses kayıtları dinlendi. Sanık Ahmet Kuş’un çok fazla küfürlü atış yaptığı raporlarda mevcut. Küfürler eşliğinde kişileri düşman olarak görüyor polis. Biz yerel mahkemenin 13 yıl 4 ay hapis cezasını az bulurken Yargıtay rastgele ateş edildiğini iddia ederek kararı bozdu.”

BERKİN’İ VURAN HALÂ POLİS

Berkin Elvan, Okmeydanı’nda Gezi Direnişi sırasında başından gaz fişeği ile vurulması sonucu 15 yaşında hayatını kaybetti. Elvan ile ilgili dava süreci 3,5 yıl sonra başladı. Elvan’ı gaz fişeğiyle vurarak öldüren sanık polis Fatih Dalgalı kaçma şüphesi olmadığı gerekçesi ile tutuksuz yargılanıyor ve Van’da polislik yapmaya devam ediyor.

Avukat Çiğdem Akbulut: “Ceza vermemek ya da verilecek minimum cezayı da geciktirmek üzerine kurulu bir süreç ile karşı karşıyayız. Berkin’in vuruluşunun üzerinden 6 yıl geçtikten sonra bir keşif yapıldı. Soruşturma 3,5 yıl sürdü. Sanık polis, soruşturmayı yürütenler de polis ve delilleri getirecek olanlar da polis olunca süreç uzadı. Biri amir olmak üzere olay yerinde 4 polis olmasına karşın bir polis hakkında dava açıldı. Tabii ki tetiği bir kişi çekti ama ceza hukukuna göre suça iştirak var. Olay yerinde kalabalık olmamasına rağmen gaz bombasının hedef alınarak atılması talimatını veren amir de suçlu. Yere bir kişinin düştüğünü gören polisler biber gazı atmaya devam ederek suça iştirak ediyor. Berkin’in hemen hastaneye götürülmesi engelleniyor. Olay yerindeki diğer polisler hakkında takipsizlik kararı verildi. Soruşturma aşamasında 36 polis şüpheli sıfatı ile dinlendi. Hepsini de emniyetten aynı avukat savundu. Şimdi bu 36 polis tanık sıfatı ile dinleniyor. Hepsi de ‘hatırlamıyorum’ diyerek arkadaşlarını koruyor. Sanık Dalgalı tutuklu olmamakla birlikte polis olarak görevini sürdürüyor. Duruşmaya hiç getirilmedi. Dava devam ediyor.”

DELİLLERE 5,5 YIL SONRA ULAŞILDI

Diyarbakır Lice’deki askerlerin açtığı ateş sonucu 19 yaşında yaşamını yitiren Medeni Yıldırım’ın öldürülmesine ilişkin yeniden açılan davanın duruşmada cinayetin üzerinden 5.5 yıl geçtikten sonra asli delillere ulaşıldı. Dava sürüyor.

Avukat Reyhan Yalçındağ: “Yıldırım’ın öldürülmesine ilişkin davada asker Adem Çiftçi’nin yargılamasına devam ediliyor. Çiftçi hakkında, verilen beraat kararının İstinaf Mahkemesi’nce bozulmasının ardından dava yeniden görülmeye başlandı. Yapılan keşif ve bilirkişi raporu elimizde. Bu coğrafyada öldürülen insanlar için nasıl etkisiz bir soruşturmanın yürütüldüğünü bu davada gördük. Hangi delillerin bilinçli bir şekilde toplanmadığı, eksik ve etkisiz bir soruşturma olduğu ortada. Tanık olarak dinlenilen onlarca askerin beyanı aynı. Yüzlerce askerin beyanları ‘kopyala yapıştır”. Asıl emri veren iki amir korunuyor. Burada halen üst düzey görevlilerin şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmamıştır.”

CEZALAR ÇOK AZ

Maltepe Gülsuyu’nda, uyuşturucu satıcılarına karşı yapılan protesto yürüyüşü sırasında açılan ateş sonucu Hasan Ferit Gedik yaşamını yitirdi. Çok sayıda kişinin de yaralandığı olaydan sonra açılan 5’i tutuklu 35 kişinin yargılandığı davada “kasten öldürme” suçundan 3 sanık 25’şer yıl hapse çarptırıldı.

Avukat Ezgi Çakır: “Uyuşturucu ile mücadele etmeme bir devlet politikasıdır. Devletin uyuşturucu ile mücadelesi ortada. Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmeliydi.”

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR