• Son haftalarına girdiğimiz lig yarışmasında şampiyonluk mücadelesi Başakşehir’in 3 maçta 8 puan kaybetmesiyle başka bir boyut kazandı. Ne gariptir ki, bu takvim ironik olarak Ekrem İmamoğlu’ nun İstanbul Belediyesini kazanmasıyla örtüşüyor. Tesadüf mü  acaba?<>

    Bilemem, Tanrı’nın takdiri deyip geçelim…

    Beşiktaş – Ankaragücü maçı siyah-beyazlılar açısından haftalardır hedeflediği lig ikinciliğini bu açıdan daha yukarı, hatta şampiyonluk umuduna çıkarttı.

    Böyle bir matematikle başlayan maçın başlarında Burak’ın harika golü Beşiktaş’a avantaj sağladı ama devam eden süreçte Ankaragücü maçın hakimi oldu. Rakibe top göstermediler, gollük pozisyonlarında Karius devleşti. Beşiktaş bu bölümde çok top kaybı yaptı, koskoca takımda ayakta kalan kaleci dışında savunmada Gökhan, orta alanda Atiba ve ileride Burak idi…

    Bu 45 dakikalık manzara ikinci yarı için pek umut vermiyordu siyah-beyazlılara, nitekim ikinci yarı yine Ankaragücü’nün baskısıyla başladı. O anlarda Şenol hocanın düşüncesi ikinci golü kontradan bulalım ve sarı kart sınırında olan Burak’ı oyundan almaktı herhalde. Buna 54’de Vida’nın kendi yarattığı pozisyonu golle sonuçlandırmasıyla ulaştı sanıyordum..<>

    Hayır! Böyle yapmadı hoca…

    Burak’ı 87’ye kadar oyunda tuttu. Bu arada skorlar 3-1, 4-1 oldu… Ben nacizane Şenol hocanın ne yapmak istediğini anlamadım, bir sonraki hafta hayati bir maça çıkacaksın Galatasaray ile ve senin en büyük gol kozun Burak hala sahada şaşırdım…

    Bu arada 75’de bir penaltı pozisyonu yaşandı, Karius kurtardı ama VAR ikaz etti. Ceza alanına giren Beşiktaş’lı oyuncular vardı. Karar FIFA kurallarına göre tamamen doğru…Fakat , bir asırdır dünya futbol ülkelerinde , son yarım asırdır da ülkemizde  uygulanan bu kural niye ilk kez Beşiktaş’a denk geldi??

    Yazımın son tümcelerini şöyle tamamlamak istiyorum…<>

    Final haftalarına girdiğimiz bu günlerde kurallara ahlaka ve en önemlisi Lefter Küçükandonyadis’e layık olalım, gerisi önemli değil…