• Takım sporlarında liglerin ilk maçları hep zordur, bu zorluk özellikle kamuoyunda daha çok sevilen, izlenen, rakiplerine göre “favori” olan kulüpler için geçerlidir. Bu değerlendirmenin altında yatan en önemli nokta transfer sezonunun henüz bitmemiş olmasıdır. İngiltere Premier Lig’inin uyguladığı yöntem bu açıdan çok doğrudur, yani ligin başlamasıyla biten transfer sezonu.<>
    <>
    Düşünün, önceki akşam Denizli karşısındaki Galatasaray’ın ilk 11’de sahaya çıkan Diagne başta olmak üzere bir kaç oyuncusunun takımda kalıp kalmayacakları henüz belli değil, yılan hikayesine dönen Falcao’nun gelip gelmeyeceği soru işareti…<>
    <>
    Aynı durum Beşiktaş için de geçerli;<>
    Quaresma, Medel, Dorukhan, Vida, Orkan iyi bir teklif gelirse takımdan ayrılabilirler. Bu futbolcuların sahaya çıkarken ki psikolojileri nasıldı acaba? Özellikle ismini andığım ilk üçünün çok kötü performanslarının nedeni bu olmasın sakın… Birde aynı oyuncularla lig maratonuna devam edip edemeyeceği belirsiz olan teknik direktörlerin açmazını düşünün.<>
    <>
    Denizli, Sivas gibi daha az popüler takımların böyle bir düşünceleri yok. Onlar lige aynı ekiple devam edecekler, büyük bir olasılıkla. Bunu bilen futbolcular maç başı primlerini de düşünerek 24-25 kişilik kadro mücadelesinde formayı kapmak için müthiş bir rekabet içindeler doğal olarak. Bu da sahaya yansıyor; Cuma akşamı Denizli, dün gece de Sivas oyunlarında gördüğümüz gibi…<>
    <>
    Maça geçersek, Beşiktaş açısından en büyük şüpheli pozisyon  kaleydi, Karius’un sakatlığından ötürü file bekçisi ya Utku, ya da genç Ersin olacaktı. Bence doğru karar Utku oldu…<>
    90 dakika boyunca 3 gol yemesine rağmen başarılıydı. Bilhassa topu oyuna iyi sokması gözüme çarptı. Tek hatası  Medel’in bu denli kötü oynamasını ön görememiş olmasıydı.<>
    <>
    Sol stopper, yeni transfer Victor Ruiz iyi bir kumaş, Quaresma, Güven, Medel sahada hiç yoklar, kaptanlık pazu bandını takan emektar Gökhan ve Caner sezonu tamamlama konusunda kafalarda şüphe uyandırdı.<>
    <>
    Yedek kulübesinde en büyük sorun yardımcı hoca Orhan Ak… Sivas’ta deplasman tribününden gelen tepkiler İstanbul’da ne boyutlara evrilir, düşünmek bile istemiyorum. Yönetim bu konuda büyük hata yaptı bence. Sonuçta siz işverensiniz, Abdullah Avcı’ya bu denli teslim olmanın manasını kavrayamıyorum. Bir de şunu sormak istiyorum yönetime; Gökhan Keskin yetki konusunda ne düşünüyordur acaba?<>
    <>
    Teknik olarak bir sorumda Abdullah Hocaya; takımı bu ölçüde geri ve yan paslarla oynatmak hangi taktik düşüncenin ürünü?<>
    <>
    Sivas cephesine gelince, Rıza Çalımbay ve teknik ekibini kutluyorum, iyi bir takım yapmışlar. Beşiktaş gibi bir rakibi oyun olarak ezip 3-0’lık skora mahkum etmek kolay iş değil. Mert Hakan ve Yatabare’nin harika performanslarının bu galibiyette rolü büyük olmasına karşın takım oyununu sahaya çok iyi yansıttılar. Umarım bu anlayışı lig boyunca sürdürürler.<>
    <>
    Son olarak yine siyah-beyazlılar…<>
    Kulübün içinde bulunduğu mali tablo malum, dünkü oyunun kalitesizliği de yakın vadede pek umut vermiyor. Bu sezon ne olur, şimdiden kestirmek zor ama bildiğim bir konu var. Bu anlayışla BJK’yi zor yıllar bekliyor ne yazık ki…<>
    Süleyman Ağabeyi de kabrinde üzmeyin diyorum sadece…<>