• Bodrum’un doğa harikası Aspat Koyu’nu yok eden inşaata iptal kararı

    Muğla 2. İdare Mahkemesi, Bodrum’da içinde 1. derece arkeolojik sit alanın da olduğu Aspat Koyu’nda devam eden inşaat için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararını iptal etti.

    TMMOB’un açtığı dava sonucu, Muğla’nın Bodrum İlçesine bağlı Aspat Koyu’nda devam eden inşaat projesine yargıdan iptal kararı geldi.

    Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’ın haberine göre, Bodrum’da içinde 1. derece arkeolojik sit alanın da olduğu Aspat Koyu’na Ant Yapı firması tarafından inşa edilen “Anthaven” adlı inşaat projesine Muğla Valiliği tarafından geçen yıl 25 Temmuz’da “ÇED gerekli değildir” kararı verildi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bu kararı yargıya taşıdı.

    KARAR ALINMADAN İNŞAATA BAŞLANDI

    Dava dilekçesinde “ÇED gerekli değildir” kararı alınmadan yıkım işlemlerine başlandığına dikkat çeken TMMOB, Bodrum Belediyesi tarafından verilen yapı ruhsatındaki tarihinin 18 Mayıs 2018, “ÇED gerekli değildir” kararının ise 25 Temmuz 2018 olduğunu belirterek alınan kararın iptalini istedi.
    Muğla 2. İdare Mahkemesi’ne ulaşan bilirkişi raporu da TMMOB’un iddialarını haklı bularak “Dava konusu faaliyete ÇED gerekli değildir kararı alınmadan önce başlandığının anlaşıldığını, bu durumun proje tanıtım dosyası kapsamında verilen taahhütlere uyulmadığını göstermekte olduğunu” vurguladı.

    KENTİN SAVUNMA BÜTÜNLÜĞÜNÜ OLUŞTURAN AZMAĞA ZARAR VERİLDİ

    Bilirkişi raporunda inşaatın bölgenin önemli bir parçası olan 1. Derece arkeolojik sit alanına zarar verdiği belirtilerek “Uyuşmazlık konusu olan ve yakında çevresindeki arkeolojik buluntuların varlık sebebinin, 6 parselin hemen doğusunda yer alan ve 1. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli (Strobilos) Aspat Kalesi olması; uyuşmazlık konusu alanda yer alan azmağın batı bölümdeki antik kullanımını ortaya koyan seramik yoğunluğunun yanı sıra, özellikle projenin kentin savunma bütünlüğünü oluşturan azmağa (gölcük) yapılan fiziki müdahalelerin kentin yalnızca orijinal antik peyzajını bozmakla kalmadığı, aynı zamanda kent savunmasının bir parçası olan azmağın özelliğini yitirmesine de neden olduğu ifade edildi.
    Raporun devamında “davaya konu projenin 1. Derece arkeolojik sit sınırına dayanan yapılaşmasının antik kentin batıdan algısını doğal peyzajını doğrudan etkilediği, planlanan proje kapsamında 6 parsel üzerinde açılan kanallarla kent savunmasının bir parçası olan azmağın, bu özelliğin tamamen yitirmiş olduğu” tespiti yer aldı. Uzmanlar açıklanan nedenlerle proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararının belirtilen açılardan uygun olmadığı kanaatine vardı.

    ARKEOLOJİK AÇIDAN YETERLİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA YAPILMAMIŞ

    Mahkeme bilirkişi raporunu esas alarak verdiği iptal kararında “Bu durumda; yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespitlere göre, dava konusu ÇED gerekli değildir kararına dayanak alınan nihai proje tanıtım dosyasının; dava konusu projenin 1. derece arkeolojik sit sınırına dayanan yapılaşması bakımından ise arkeolojik ve jeolojik açıdan yeterli bilimsel inceleme ve araştırma yapılmadan hazırlandığının anlaşılması karşısında, söz konusu nihai proje tanıtım dosyasına istinaden verilen dava konusu ÇED gerekli değildir kararında hukuka uygun görülmemiştir” dedi.