• ‘Bu kararname ile Anadolu Ajansı’nın özerkliği yok edilmiştir!’

    CHP’li Milletvekili Özgür Özel, Anadolu Ajansı’nın bugün yayımlanan  Cumhurbaşkanlığı kararnamesini ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlanmasını ve Soma Kömür’ün Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın tahliye edilmesini eleştirdi.

    İşte Özgür Özel’in basın açıklaması;

    Resmi Gazete’de bugün yayımlanan 33 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na, Anadolu Ajansı’nın faaliyet, bütçe, örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi üzerinde denetim yetkisi verilmiş, bu denetime ilişkin usul ve esaslar ile Anadolu Ajansı yöneticilerinin atanma yollarının da İletişim Başkanlığı’nca belirleneceği belirtilmiştir.

    Kurtuluş Savaşı sırasında 6 Nisan 1920’de kurulmuş olan Anadolu Ajansı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin faaliyetlerinin ve Milli Mücadele’nin her aşamasının dünyaya duyurulmasında çok önemli görevler üstlenmiştir. Ajans, özerk yapısına ise 1925 yılında Anonim Şirketi statüsüne kavuşmasıyla ulaşmıştır.

    Kurulduğu günden bu yana zorlu süreçler yaşamış olsa da yayın ilkelerinden sapmayan ve asla sapmaması gereken Anadolu Ajansı, tarihte ilk kez bir siyasi partinin genel başkanına doğrudan bağlanmaktadır. Nasıl 16 Nisan referandumunda fiili durumu, yasal bir zemine oturtmak için, referandum kararı alanlar, şimdi de bir süredir kuruluş felsefesine ve yayıncılık ilkelerine tamamen aykırı biçimde fiilen Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı’na bağlı yayıncılık çizgisini takip eden Anadolu Ajansı’nı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bir partinin genel başkanının emrine sokmuştur. Tarihte hiçbir siyasi buna yeltenmemiş, buna cüret etmemiştir. Anadolu Ajansı, bu kararnameyle Erdoğan’ın vesayeti altına girmiş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Anadolu Ajansı’na adeta kayyum atanmıştır.

    Anadolu Ajansı, 31 Mart yerel seçimlerinde, veri akışını keserek İstanbul seçimlerine yönelik algı operasyonunun bir parçası haline gelmiş, kamuoyu nezdinde büyük bir itibar ve güven kaybı yaşamıştır. Anadolu Ajansı, kuşkusuz kaybettiği itibarına bir siyasi parti genel merkezine daha çok bağlanarak değil, siyasi partilerle ilişkisini daha dengeli bir hale getirerek, özerkliğini güçlendirerek yeniden kavuşabilir.

    Ancak bu kararnameyle Anadolu Ajansı’nın özerkliği tamamen yok edilmiş, faaliyetleri ve insan kaynakları yönetimi bir siyasi partinin genel başkanlığına bağlanmıştır. 31 Mart gecesi yaşananlar da dikkate alındığında, bu adımla ne yapıldığı ve ne yapılmak istendiği ortadadır.

    Yapılması gereken; AA’yı saraya bağlamak değil, halkın gerçekleri öğrenebilmesi için özerkliğini daha da güçlendirmektir.

    CHP’li Milletvekili Özgür Özel

    CHP’li Özel, aynı zamanda bir başka konuya da değinerek Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın tahliye edilmesini eleştirdi.

    Özel’in basın açıklaması şu şekilde;

    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, dün aldığı skandal bir kararla tarihimizin en büyük iş cinayeti olan 301 madencimizin yaşamını yitirdiği Soma faciasına ilişkin davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın tahliye etmiştir.

    13 Mayıs 2014’te yaşanan Soma katliamının ilk gününden itibaren, yaşamını yitirenlerin geriye gelmeyeceğini ancak yeni bir facia yaşanmaması ve Soma’nın tekrarlanmaması için gerekli tedbirlerin alınması noktasında tüm siyasi partiler uzlaşma içindeydi. Tüm siyasi partilerin ve kamu vicdanının üzerinde ulusal uzlaşıyla durduğu bir başka konu da, suçluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğiydi. 13 Mayıs 2014’te ve o tarihten sonra neredeyse her gün, “Unutursak yüreğimiz kurusun” denmişti. Bugün artık yüreklerin kuruduğu gündür!

    O günlerde alınması gereken tedbirler konuşulmuş, raporlar yazılmış, TBMM’de kurulan Araştırma Komisyonu da, ocaklarda yeni facialar yaşanmasın diye kapsamlı bir rapor hazırlamıştı. Ancak, bugüne kadar neredeyse alınması gereken hiçbir tedbir alınmamıştır. Ne yazık ki yeraltına inen madenciler 5 yıl önce ne kadar tehlikedeyse, bugün de aynı tehlikedeler. Soma’da ve tüm Türkiye’de madenciler hala ölüme iniyorlar.

    Kaza yaşandığında ve daha sonrasında sorumlular için 301’er kez müebbet hapis cezasından bahsedilmesine karşın 11 Temmuz 2018’deki karar duruşmasında verilen cezalar yeterli görülmemiştir. O gün 15 yıl cezaya çarptırılan Can Gürkan, dün yapılan bir hesaplamayla tahliye edilmiştir. Biz de bir hesap yaptık. Kazanın yaşandığı şirketin sahibi Can Gürkan, yaşamını yitiren her bir madenci için yalnızca 5 gün cezaevinde kalmıştır. Çek kesip de ödeyemeyenlerin taahhüdü ihlalden 90 gün yattığı yerde ölen her bir can için 5 gün ceza verilmiş olması büyük bir rezalettir!

    Alınan kararla Can Gürkan’ın maden işletme yasağı da kaldırılmış, Can Gürkan’a adeta ‘Çık dışarıya geç madenin başına, bildiğin gibi çalıştır, yeni bir facia olursa o zaman düşünürüz’ denilmiştir. Mevzuat aynı mevzuat, maden aynı madendir, alınan hiçbir tedbir yoktur. Yeni facialar için Can Gürkan’ın önü açılmıştır. Bu tahliye kararıyla hepimizin içini yakmış, 301 şehidimizin de kemiklerini sızlatmışlardır!