Demirtaş davası, AİHM’de görüldü: Bu davanın konusu muhalefetin susturulmasıdır

Demirtaş davası, AİHM’de görüldü: Bu davanın konusu muhalefetin susturulmasıdır

HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin dava, Fransa’nın Strasbourg kentindeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’de görüldü. Kararın, ilerleyen günlerde açıklanması bekleniyor.

Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş ile HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin de katıldığı duruşmada, Selahattin Demirtaş’ı, Prof. Dr. Başak Çalı, Dr. Kerem Altıparmak, Mahsuni Karaman, Benan Molu, Ramazan Demir ve Aygül Demirtaş temsil etti.

Duruşma, Demirtaş’ın avukatlarının savunması ile başladı. Avukatların savunmasından satır başları şöyle:

‘BU DAVANIN KONUSU MUHALEFETİN SUSTURULMASIDIR’

“Bugün burada görülen bu davanın konusu Türkiye’de yargı aracılığıyla muhalefetin susturulması ve cezalandırılmasıdır.

Demirtaş, mesleği itibarıyla insan hakları avukatıdır. Ancak bugün kendisi hak ihlalleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu dava yalnızca Demirtaş’ın özgürlüğünden yoksun bırakılmasından ibaret değildir. Aynı zamanda Türkiye’de muhalefeti susturmak ve cezalandırmak için yargının kullanılmasının AİHM tarafından nasıl tespit edileceği ve yanıtlanacağı davasıdır.”

‘DEMİRTAŞ SİYASİ AMAÇLARLA ÖZGÜRLÜĞÜNDEN YOKSUN BIRAKILDI’

“Bu davanın özünde, Demirtaş’ın siyasi amaçlarla özgürlüğünden yoksun bırakıldığı ve yargının da bu amaca hizmet ettiği gerçeği yer almaktadır.

Avrupa’nın en yüksek seçim barajı Türkiye’dedir. 2015 yılından önce Kürt sorununun demokratik çözümünü gündemine almış hiçbir parti bu barajı aşamamıştır. Demirtaş’ın da Eş Başkanı olduğu HDP ise bunu başarmıştır.
Demirtaş ve partisinin yürüttüğü siyaset kapsayıcı, demokratik, hak temelli olmuş ve Kürt sorununun barışçıl çözümünü güçlü bir şekilde savunmuştur.”

‘HDP’NİN SEÇİM BAŞARISIYLA, AKP İLK KEZ TEK BAŞINA HÜKÜMET KURAMAMIŞTIR’

“HDP, 7 Haziran 2015 seçimlerinde oyların yüzde 13,1’ini alarak yüzde 10’luk seçim barajını aşmış ve TBMM’de 80 sandalye kazanarak ülkedeki en büyük ikinci muhalefet partisi olmuştur.

HDP’nin 7 Haziran 2015 tarihindeki seçim başarısı başarısı sonucu AKP, iktidarda olduğu 13 yıldan sonra ilk kez Meclis’te tek başına hükümet kurma sayısına ulaşamamıştır.”

‘ERDOĞAN, AÇIKÇA VE DOĞRUDAN DEMİRTAŞ’I HEDEF GÖSTERMİŞTİR’

“7 Haziran 2015 seçiminin ardından iki önemli olay gerçekleşmiştir. Türkiye’deki demokratik tartışma ortamını yükselten barış görüşmeleri çökmüş ve Erdoğan HDP’yi, özellikle de Demirtaş’ı doğrudan ve açıkça “terörist” olarak hedef göstermeye başlamıştır.

Erdoğan’ın 28 Temmuz 2015 tarihindeki konuşmasının hemen ardından Demirtaş hakkında altı soruşturma başlatılmıştır. Burada dikkat kritik çekici nokta, Demirtaş’ın konuşmaları ile soruşturma tarihleri arasındaki büyük tutarsızlıktır.

2 Ocak 2016 tarihli konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan bir talepte bulunmuştur. Bu talep üzerine, üç aydan kısa bir süre içinde Demirtaş hakkında 10 farklı şehirde fezlekeler hazırlanmıştır.”

‘AKLA UYGUN BİR İZAHI YOKTUR’

“Tutuklanmasından sadece dört gün önce, Türkiye genelinde farklı savcılar, Demirtaş hakkındaki iddianamelerini, görünüşte kendi inisiyatifleriyle, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına göndermeye başlamıştır. Dokuz farklı savcının, merkezi bir talimat olmadan 96 saatlik bir süre içerisinde fezlekelerini Diyarbakır’a nasıl gönderdiklerini açıklamanın akla uygun bir yolu yoktur.”

“Demirtaş’ın tutuklu olduğu dosyaya yasa dışı yollarla elde edilmiş telefon dinlemeleri eklenmiş ve bu telefon görüşmelerini yaptığı yasal parti görevlileri, terörist olarak gösterilmiştir.”

KAYYUM HATIRLATMASI

İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının, hükümeti, seçildiğine ikna etmesi gerçek bir demokratik mücadele oldu. Yalnızca bir ay önce, önceden onaylanmış ve demokratik olarak seçilmiş üç belediye başkanı terör suçlamaları nedeniyle görevlerinden alındı.

‘DEMİRTAŞ’IN YAŞADIKLARI KAFTANCIOĞLU’NUN DA BAŞINA GELMİŞTİR’

“Muhalifleri terörle suçlamak geçer akçe haline gelmiştir. Demirtaş’ın yaşadıkları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da başına gelmiştir. CHP’nin İstanbul seçimlerini kazanmasından sonra, “terör propagandası” suçlamasıyla cezalandırılmıştır.

Yarın tahliye edilse bile, Demirtaş aleyhindeki devam eden siyasi davaların ve soruşturmaların hacmi, kendisini sürekli tutuklanma riski altında yaşamaya mahkum etmektedir.”

NE OLMUŞTU?

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava hala devam ederken, davada tahliyesi için yerel mahkemelere yapılan başvurular reddedildi. Bunun üzerine avukatları Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM’ye 29 Mayıs 2018’de Demirtaş’ın başvurusunun öncelikle görüşülmesi talep edildi. Ancak Anayasa Mahkemesi başvuruya yanıt vermedi. Bunun üzerine dosya 26 Haziran 2018’de AİHM’e taşındı.

Demirtaş’ın avukatları, AİHM 2. Daire kararında, davada incelenmeyen, kabul edilemez bulunan ve ihlal bulunmayan hakların, AİHM Büyük Daire’ce yeniden incelenmesi talebiyle 19 Şubat 2019’da başvuru yaptı. Hükümet ise verdiği dilekçede, AİHM’in ihlal kararının yeniden değerlendirilmesi talebinde bulundu. AİHM Büyük Daire, dosyayı bugünkü duruşmada görüşeceğini açıkladı.

AİHM: SİYASİ SAİKLE HAPSEDİLDİ

AİHM başvurusundan hemen sonra Demirtaş’ın yargılandığı ikinci davada karar çıktı. 7 Eylül 2018’de Demirtaş, eski HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile birlikte “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada 4 yıl 8 ay hapis cezası verildi. 25 Ekim 2018’de mahkumiyet kararı incelenmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesine ulaştı. Demirtaş’ın başvurusunun sonucunu 20 Kasım’da açıklayan AİHM, Demirtaş’ın “siyasi saikle hapsedildiğini” ifade ederek, tahliye edilmesine karar verdi. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, tahliye başvurusunu 30 Kasım 2018’de reddederek, “Tutukluluk ölçülü” kararını verdi. 4 Aralık 2018’de de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi, mahkumiyet kararını onayladı. Demirtaş bu kararla cezaevinde hükümlü olarak bulunuyor.

 

 

 

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR