• Dr. Çağlar Ezikoğlu | Bir liberalin hezeyanları: Herkesi aptal yerine koymayın Aslı Hanım!

    Dr. Çağlar Ezikoğlu, ABC Gazetesi için yazdı…

    Yazar ve edebiyatçı Aslı Erdoğan, geçtiğimiz gün Belçika’daki bir gazeteye vermiş olduğu mülakatta, ‘Türklere, okula başlar başlamaz Kürtlerden nefret edilmesinin öğretildiğini’ ileri süren Erdoğan, ‘Ülkem aşırı bir milliyetçilik içerisinde yaşıyor. Bu nedenle sporcular, aydınlar ve sıradan vatandaşlar hükumeti destekliyor’ ifadelerini kullanmış.

    Kendisinin edebiyatçılığını değerlendirmek haddime değil, neticesinde herkes kendi uzmanlığına göre belirli konularda fikir belirtmesi gerektiğine inananlardanım. Hatta yanlış bilmiyorsam, Aslı Hanım CERN’de de çalışmış bir fizikçi olarak da, onun mesleki kariyerini de eleştirmem. Ancak Türkiye’nin siyasi tarihi üzerine çalışmış bir siyaset bilimci olarak bir liberalin hezeyanlarını eleştirmek elbette benim alanıma girer. Aslı Hanım gibi ‘Yetmez Ama Evet’çi’ liberal zihniyetlerin Türk siyaseti üzerine kestikleri her ahkamın nasıl bomboş olduğunu her fırsatta ifşa etmek de benim alanıma girer.

    Elbette siyasi iktidarın İslamcılık ve milliyetçilik gibi iki farklı ideoloji popülist bir strateji ile birleştiği bir dönemden geçiyoruz. Ama bu bazı liberallerin bazı tarihsel gerçeklikleri örtmek adına Aslı Hanım gibi rezil ve pespaye bir tutum sergilemesini engellemiyor. Öncelikle şu cevabı vereyim liberal Aslı Hanım’a. İlkokul ve ortaokulu laik Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını her alanda hissettirdiği ve siyasi iktidarın AKP elinde olmadığı bir dönemde okudum. Ve bu dönemde tek bir öğretmenim tarafından dahi Kürt düşmanlığına dair bir öğreti duymadım, görmedim. Yalanlar üzerinden Avrupa’da kendini özgürlük savaşçısı ilan ettirme çabaları nasıl oluyor bilmem ama biraz gerçekleri konuşalım değil mi Aslı Hanım! Misal, lise ve üniversite hayatımda AKP iktidarı vardı. Ve o iktidar Kemalist ve askeri vesayet ile mücadele adı altında kendi otoriter iktidarını perçinleme mücadelesine girişmişti. Ben ve benim gibiler ise bu mücadelenin demokratikleşme ile uzaktan yakından alakası olmadığını haykırıyorduk o günlerde. Bugün herkese terörist diye saldıran, sıradan vatandaşları AKP destekçisi diye yaftalayan liberal Aslı Hanım bakın o günlerde ne yapıyormuş.

    Tarih 14 Ağustos 2008, Aslı Erdoğan’ın Türkiye’de yaşadığı yıllar. Ve o dönemde siyasi iktidarın o dönem ki ortağı FETÖ ile birlikte organize ettiği Ergenekon kumpası söz konusu. İşte size o günden bir haber;

    68’i profesör 100 akademisyen, 14 baro başkanı, hukukçular, sivil toplum kuruluşu yöneticileri, insan hakları kuruluşlarının eski ve yeni başkanları, sanatçı, yazar, medya mensubu 300 aydının imzasıyla yayınlanan bildiride Ergenekon Davası’nın karartılmaması, aksine derinleştirilmesi istendi. Soruşturmanın bütün boyutları ve uzantılarıyla ele alınması gereğine işaret edilen metinde, davanın arkasına  güçlü bir siyasi irade konmasının önemine işaret edilirken, silahlı kuvvetler başta olmak üzere bütün devlet kurumlarının ellerindeki bilgi ve belgeleri konunun aydınlığa kavuşturulması yönünde değerlendirecekleri umudu dile getirildi. Davayı, demokrasi güçlerinin önünde bir fırsat olarak değerlendiren imzacılar konunun takipçisi olacaklarını da bildirdiler.    “Ergenekon karartılmasın, derinleştirilsin” talebini içeren metne, ilk 300 imzanın ardından çok sayıda imza gelmekte olduğu, imza kampanyasının süreceği de verilen bilgiler arasında.1

    İmzacılar arasında bir isim göze çarpıyor; Evet bildiniz; liberal Aslı Hanım. Aslı Hanım edebiyat alanındaki çalışmaları ile bir yandan edebiyat camiasında yükselirken öte yandan siyaseten gösterdiği o liberal çizgi ile liberal camianın da parlayan yıldızı olmayı hedefliyordu. Akabinde Radikal gazetesinde bir köşe kendisine tahsis edilecek o köşede AKP iktidarının taşlarını koyan ekibin bir parçası olarak görevini ifa etmeye devam edecekti. Örneğin o gazetede kaleme aldığı bir köşe yazısında, FETÖ tarafından aşağılıkça katledilen Hrant Dink’in katilleri için ise adresi yine AKP iktidarı ile mücadele edenleri hedef gösterecekti. 20 Eylül 2010 tarihli Radikal Gazetesi’nde Aslı Erdoğan köşe yazısında bu konu ile alakalı bakın neler yazıyor;

    20 Ağustos’ta görülen son duruşmada,  bu katliamı operasyon olarak nitelendiren ve gayrimüslimleri çocuklarının izlediği tv programlarına kadar fişleyip, takip eden Kafes Eylem Planı davası ile birleştirilmesini talep ettik. Ayrıca vahim bir başka husus da şu: Hrant Dink, Santa Maria Kilisesi ve Protestan Hıristiyan cemaate karşı gerçekleştirilen cinayet ve eylemlerin, 2002-2003 yıllarında hazırlandığını, Balyoz hareket planı hakkında hazırlanan iddianame eklerinde görmüş bulunduk. Hatta bu belgelerde Hrant Dink’i öldürecek subaylardan oluşturulan 8 kişilik bir suikast timinin oluşturulduğunu ve timin başına komutanı olarak da, bugün Diyarbakır’da 8 Kürt vatandaşın öldürülmesinden tutuklu olarak yargılanan ve halen görevle ilişkisi kesilmemiş bulunan, eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un demeçleri ile korumaya aldığı Jandarma Albayı Cemal Temizöz’ün verildiğini görmüş olduk. 2

    Balyoz ve diğer kumpasları ne de güzel sahipleniyorsun öyle liberal Aslı Hanım! Neyse daha bitmedi, AKP’nin o dönem ki diğer ortağına gelelim. Yani önce açılım sonra çözüm süreci yıllarına. O dönem ne hikmetse Aslı Hanım’ın aklına iktidarın Kürt düşmanlığı gelmiyor. Tam tersine çözüm sürecinin nimetleri önüne seriliyor. Bir tarafta PKK’ya yakınlığıyla bilinen Özgür Gündem Gazetesi’nde kendisine köşe veriliyor. Ama o dönem başka bir gelişme daha var. Hani çıkıp pervasızca utanmadan sıkılmadan herkesi hükumet destekçisi diye yaftalayan o liberal Aslı Hanım var ya; o Aslı Hanım için TRT’de özel bir belgesel hazırlanıyor. TRT’deki belgeselde AKP iktidarına ilişkin tek olumsuz kelime etmiyor liberal Aslı Hanım. Tam tersine milliyetçi olduğunu iddia ettiği Türk solunu yerden yere vuruyor veya arkadaşı liberal Orhan Bey’i (Orhan Pamuk) eleştirenleri itham ediyor. Belgeselde Aslı Erdoğan’ın kullandığı ifadelerden bazıları şöyle: “Neredeyse cezaevine girmeyen yazarımız yok gibi. Türkiye edebiyatının savaşa çok girmediğini görüyoruz. Türk solunun milliyetçi olduğunu düşünüyorum. İşkenceden ya da cezaevinden söz ettiğinde vatan haini oluyorsun. Ne kadar eski moda, ne kadar aptalca bir söylem.”3 

    O dönem için AKP ile PKK İmralı’da pazarlık sürecine girmişken ne de kolay AKP iktidarının borazanı haline gelmiş TRT’de bunları söylemek değil mi liberal Aslı Hanım? Düşünsenize o dönem siyasi iktidarın da gözdesisiniz; İmralı’da yatan PKK terör örgütü lideri Öcalan’ın da. Hatta AKP iktidarı ile görüşmelerde Öcalan, Aslı Hanım için ayrı bir parantezi şöyle açıyor: “…Aslı Erdoğan var, gazetede yazıyor. İki üç makalesini okudum, Athena’nın kadına bakışını yazmış. Athena, biliyorsunuz, Zeus’un alnından yaratılan kadındır. Aslı onu yakalamış. Ona deyin ki, Öcalan, buradan çıkarak bir kitap yazabilir misin diye soruyor. Ben yazmak isterdim ama vaktim yok. O yazsın.” (İmralı Notları, sf.299)

    Sonra öküzler ölüyor, ortaklıklar bozuluyor, AKP iktidarının otoriter bir forma dönüştürenler nihayetinde kendi yarattıkları bu iktidarın gazabından nasibini alıyorlar. 4.5 ay tutuklanan daha sonra serbest bırakılan liberal Aslı Hanım ise diğer liberal arkadaşları gibi soluğu yurtdışında alıyor. Yarı gerçek yarı yalan hikayeler üzerine kendilerine bir siyasi kimlik atfedip bir de bunun üzerinden Avrupa’ya özgürlük savaşçısı bir kahraman yaratma serüveni başlıyor liberal Aslı Hanım’ın.

    Çok zeki olabilirsiniz veya kaleminiz çok yaratıcı eserler ortaya koyabilir ama karşınızdaki herkesi aptal yerine koymayın Aslı Hanım! Kimin hükumeti desteklediği, kimin desteklemediği arşivlerde ve hafızalarımızda unutmadığımız bir gerçek, size de yaşadığınız her gün bunları hatırlatmak ben ve benim gibi düşünenlerin boynunun borcu!..

     

    Not: Bu satırları kaleme aldıktan sonra, Aslı Erdoğan bir tekzip açıklaması yapmış. Aslı Hanım yaptığı tekzip açıklamasında terörist gibi bir ifade kullanmadığını belirtmiş. Fakat onun dışında başka bir yalanlama ifadesi yok dolayısıyla ben de terörist ifadesi olan kısmı yazıdan çıkarttım. Ama onun dışında özellikle röportajın orjinalinin yayınlandığı İtalyan gazetesine baktığımızda Erdoğan’ın hem bütün vatandaşları hükumet destekçisi olarak yaftalaması hem de okullarda Kürt düşmanlığının doktrinel olarak öğretildiğine dair ifadeleri oldukça açık ve net üstelik bu durumu her zamanki liberal aymazlıkla Kemalizme mal etmiş röportajda.

    1 http://acikradyo.com.tr/arsiv-icerigi/ergenekon-karartilmasin-derinlestirilsin

    2 http://www.radikal.com.tr/yazarlar/asli-erdogan/dava-1019808/

    3 https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2016/08/19/ozgur-gundem-yazari-asli-erdogan-trtde/