DSP Genel Başkanı Önder Aksakal şaşırtmadı…Kayyum atamalarına destek!

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal şaşırtmadı…Kayyum atamalarına destek!

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, Sonsöz TV’de yayınlanan Günaydın Ege Programına katıldı ve açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Aksakal, Diyarbakır, Van ve Mardin’deki HDP’li belediye başkanlarının kayyum atanarak görevden alınmasına destek verdi.

‘Türkiye Cumhuriyeti kimse kusura bakmasın muz cumhuriyeti değil’ diyen Aksakal, şunları söyledi:

“Bu 3 il kritik öneme haiz illerdir. 1984-1985 yıllarından itibaren başlayan PKK terörünün ön plana çıktığı, onların etkin güç olduğu önemli 3 il. Sınıra yakın illerimiz.

Uluslararası emperyalizmin Mezopotamya bölgesine ve Kuzey Irak’ta yeni bir devlet yapılanma projesinin hayata geçirilmesi noktasında kritik illerimizden. AK Parti ilk iktidarında cumhurbaşkanı kendisini Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanı olarak ifade etmişti. Son yıllarda bu görüşünü savunmayarak tam tersini savunuyor.

Bir ara ‘Avrupa Birliği’ne giden yol Diyarbakır’dan geçer’ deniyordu ve sözde Kürdistan’ın başkenti Diyarbakır gibi laflar vardı. 2015’te genel başkan olduğumda kurultay salonunda Diyarbakır’da benim, Edirne’de benim, Kars’ta senin Aydın’da senin ama Ankara ve Türkiye hepimizin demiştim.

DSP’nin o süreçteki sloganı bu olmuştu. ‘Bu salondan genel başkan olarak çıkarsam parti meclisimizin ilk toplantısını Diyarbakır’da yapacağım’ demiştim. 7 Ocak’ta Sur olayının olduğu ortamda Diyarbakır’da yaptım. Diyarbakır’a gittiğimde PM toplantımızdan önce devleti temsilen valiyi ziyaret ettim.

Sur olaylarının gerçek sebepleri ve işleyişiyle ilgili bilgi aldım. Diyarbakır halkını temsil eden mekanizma belediyedir. Diyarbakır Belediyesi’ni de ziyaret etim. Arkadaşlara tembih ettim. Eş başkanıyla bizi karşılamaya kalkarlarsa ziyareti iptal edecektim. Gülten Kışanak ve meclis üyeleriyle birlikte bizi karşıladılar. Heyetler arkadaşlarını tanıştırıyor. Kışanak yanındakileri tanıştırırken eş başkanını tanıttı.

‘Bu eş başkanlık işi benim kafama yatan bir iş değil. Bir bedende bir tane baş olur. Bu yanlış bir iş’ dedim. Eş başkan olarak tanıttığı arkadaş devreye girdi. ‘Sayın genel başkanım, hayır bu demokrasinin gereği olarak bir uygulanan sistem. Kadının yanında erkek, erkeğin yanında kadın eş başkan var. Kadın erkek eşitliği için’ dedi. Ben de ‘Abdullah Öcalan’ın eş başkanı var mı?’ diye sordum. Birbirilerine baktılar, ‘Yok’ dediler. Demek ki sizin bakış açınıza göre bu işin demokrasiyle alakası yokmuş dedim.

Dağdaki ovadakini kontrol ediyor. Ziyaretten çıktıktan sonra Diyarbakır’daki arkadaşlar o heyet içinde Kandil’in temsilcisi olan kişiyi de gösterdiler bana. Bu işleyiş bugünkü işleyiş değil.

Başından beri böyleydi. Doğu ve Güneydoğu illerindeki HDP’nin iktidar olduğu belediyelerde, HDP’nin belediyeleri elinde tuttuğu yönetim anlayışında terör örgütünün mutlak temsilcisi ve denetimi var. Türkiye Cumhuriyeti kimse kusura bakmasın muz cumhuriyeti değil! 4 tane çırpıdan oluşmuş kumru yuvası da değil.

Kendini koruyacak tedbirleri değişik mekanizmaları eliyle de yürütüyor. Nerede nasıl işler yürüdüğünü devlet biliyor. Bunu olu orta yerlerde tartışmaya açmamız fayda sağlamaz. Devletin kendine özgü bir mahrem yapısı vardır. Her yönetimde olmuştur ve olmalıdır.

Devletinizin imkanlarını terör örgütünün yaşaması için doğrudan ya da dolaylı olarak kullanıyorsanız devlet bunu tespit ettiyse devlet bunu engellemek için imkanlarını kullanır. Kayyum bu tedbirlerden biridir. Seni görevden aldım yerine daha güvenilir birisini getiriyorum demektir.

Anayasal bir yetkidir. Anayasada da yerel yönetimler kanununda da karşılığı var. Konuyu saptırarak tartışamaya çalışıyorlar. ‘Seçildiler 5 ayda ne yaptılar?’ diyorlar. Bu belediyelerde terör örgütüyle iltisaklı kişiler görev yapıyor. ‘Bizim bunlarla en yakın bir ilişkimiz yok’ diyen bir HDP’li duydunuz mu? İnkar etmiyorlar ki! Ama CHP’liler diyor.

Sorun HDP’nin sorunu, onların ortalığı velveleye vermesi gerekirken CHP konuşuyor. Kayyum atamalarını ben Türkiye üzerinde oynanan oyunun 100 yıl önce aldıkları yenilginin bir rövanşı niteliğinde görüyorum. Türkiye’nin parçalanması için çabalayan bir sistem var. 100 yıl önce olduğu gibi buna hizmet eden iç mihraklar yine var.”

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR