unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

NSU davası tüm sır perdesi ile bugün tarihin derinliklerine mi gömülecek?

Kamuoyunda “Neonazi / Boğaziçi Seri Cinayetleri” ya da “Dönerci Cinayetleri” olarak bilinen ırkçı yeraltı terör hücresi NSU cinayetlerinin görüldüğü davada, tüm spekülasyonların ve şüphelerin gölgesinde sona gelindi.

Röportaj/ Işın Toymaz

Tam beş yıldan bu yana Almanya’da aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütüne karşı Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde yürütülen davada bu süreçte birçok soru işareti havada asılı kaldı. Alman iç istihbaratının cinayetlerdeki rolü açıklık kazanmadı. 900’den fazla tanık ve bilirkişi dinlendi. Bu 900 tanıktan 24’ü ırkçı yer altı örgütü NSU’ya ev, silah, araba vs. konularında yardımcı olduğunu ve temasta bulunduğunu itiraf etti.  Tam 27 olay yerinde tek bir DNA izine ise garip bir şekilde hiç rastlanmadı. Davanın tanıkları birer birer ani ve tuhaf bir biçimde hastalanarak ya da kaza geçirerek “öldü“ ya da ”intihar etti“. Almanya Başbakanı Angela Merkel, NSU kurbanlarının yakınlarına konunun aydınlığa kavuşturulacağı sözünü vermişti. O bile sözünü tutamadı.

NSU ırkçı terör hücresi, gerçekten de sanıldığı gibi sadece 3 neonaziden ibaret bir örgüt müydü? Almanya’da bugüne dek görülen en önemli davalardan biri konumundaki NSU davası tüm sır perdesi ile tarihin derinliklerine mi gömülecek?

2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi katleden NSU örgütünün hayatta kalan tek üyesi baş sanık Beate Zschäpe ve ırkçı hücrenin dört yardımcısının yargılandığı davada bugün (11 Temmuz 2018) Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi Başkanı Manfred Götzl’ün kararı açıklaması bekleniyor.

2013 yılından bu yana yürüyen ve maliyeti 30 milyon euro’nun üstündeki davada Başsavcılık Zschäpe için ömür boyu hapis cezası talep ediyor. Şartlı salıverilmemesi için de ihtiyati tevkif istedi. Müdahil avukatlar ise NSU davasında hüküm verilse de hukuki süreci yeniden başlatacaklarını ve cinayetlerdeki devletin rolünün aydınlatılması için mücadele edeceklerini çeşitli defalar dile getirdiler.

Türkiye’ye sık sık insan hakları ve demokrasi dersi veren Almanya’nın sınıfta kaldığı neonazi cinayetlerinin avukatlarından Turan Ünlüçay ile görüştük.

Davada, NSU neonazi örgütünün kurbanlarından Mehmet Kubaşık’ın ailesini temsil eden ve çalışmalarını Stuttgart kentinde sürdüren Türk hukukçu Ünlüçay ABC’nin sorularını yanıtladı:

'SORUŞTURMALARIN DURDURULACAĞI YÖNÜNDE KAYGILARIMIZ VAR'
Bugün hüküm verilmesi beklenen NSU davası sizin için ne kadar "gerçek" ve "adil" bir davaydı?

Kamuoyunda NSU davası olarak bilinen davada tabii en başta yargılanan sanıkların iddianamede kendilerine yöneltilen suçları işleyip işlemedikleri araştırıldı.

Kanıtların karartıldığı, istihbarat bağlantılarının olduğu yönündeki iddialar çürütülemedi. Başta Zschaepe başta olmak üzere 5 sanığın mahkum olmasını önemsiyoruz. Ancak kesinlikle yeterli görmüyoruz. Dava sonuçlandıktan sonrada soruşturmaların durdurulacağı yönünde kaygılarımız var.

'MUHBİR, IRKÇI ÖRGÜT VE DEVLET BAĞLANTILARI OLDUĞU ANLAŞILDI'

En ağır cezalar verilse bile sizce bu kararlar caydırıcı olur mu?

NSU davasında anayasayı koruma örgütleri birçok dosyayı saklı tuttu. NSU terör örgütünün bir terörist ağından oluşmasına rağmen savcılık örgütün sadece üç kişiden ibaret olduğu iddiasını ısrarla sürdürdü. Ancak duruşmalar esnasında bunun böyle olmadığı, örgütün Neonazi çevrelerden destek gördüğü, devletin muhbirlerinin örgütün en yakın çevresine sızdığı çok net biçimde anlaşıldı. Yalnız devlet kendisine gelen bu bilgi akışını kamuoyundan gizlemeye çalıştı. Sanki bilgiler yok olmuş gibi ya da hiç gelmemiş gibi davranıldı. Kurban yakınları da savcılığın artık soruşturmaları gerçekten objektif yürütmesini, cinayet işlenen şehirlerde destek veren kişileri ortaya çıkarmasını istiyor. Bu yönde bir kamuoyu baskısı ve duyarlılığı yaratmakta davadan sonrada çok önemli.

Cezaların ise herhangi bir caydırıcılığı olmayacak. Çünkü hala gerektiği şekilde, yasadışı aşırı sağcı örgütlenmelerin üzerine gidilmiyor.

Turan Ünlüçay

'BÜYÜK BİR İHTİMALLE TEMYİZE GİDİLECEK'

Hayal kırıklığına rağmen, olayların aydınlatılması için çabaların ve ırkçılığa karşı mücadelenin NSU davasının sona ermesinden sonra da devam etmesi gerektiğini düşünüyor musunuz? Davanın yeniden açılması mümkün mü?

 Bu davada, beş sanık açısından büyük bir ihtimalle temyize gidilecek. Eğer Yargıtay kararları kaldırırsa, bu sanıklar tekrar yargılanabilir. Bunun dışında hakkında şu an soruşturma yürütülen şahıslar var. Bunlarla ilgili pek tabii dava açılabilir. Eğer temyiz başvuruları reddedilirse, beş sanık şu an yargılandıkları suçlardan bir daha yargılanmaz.

'BİR KISIM ALMAN MEDYASI ÖLENLERİ UMURSAMADAN SADECE MALİYET KISMINI İŞLEDİ'

Alman siyasetinin, medyasının ve elbette Türk tarafının NSU davası ile ilgili üstüne düşen her şeyi layığı ile yerine getirdiğine inanıyor musunuz?

Alman kamuoyu ve medyası davaya farklı yaklaştı. Bazı basın kuruluşları olumlu şekilde yaklaşırken, maalesef bazı medya organları adeta ölenlerin hayatının hiç bir önemi yokmuş gibi sadece davanın çok masraflı olduğunu işlediler. İnsan sormadan edemiyor, Almanya’da öldürülen bir göçmenin cinayetinin araştırılması masraflı olunca soruşturulmayacak mı?

 

'ARAŞTIRMA KOMİSYONLARI KONUYU TEKNİK BOYUTA İNDİRGEDİ'

Federal Meclis’te ve eyalet parlamentolarında bir çok araştırma komisyonu kuruldu. Bu komisyonlar olayı daha çok kurumsal olarak teknik sorunlara indirgedi. Yalnız Alman emniyet birimlerindeki kurumsal ırkçılık kesinlikle yeterince dikkate alınmadı. Ve geleceğe dönükt de aynı şekilde bir tutum izleneceği yönünde çok ciddi kuşkularımız var. Alman polisi ve anayasayı koruma örgütlerinde, en küçük bir özeleştiri maalesef göremedik.

Türk medyası ise başta davaya daha yoğun ilgi gösterdi. Şu an maalesef bildiğim kadarıyla sadece bir gazeteci takip ediyor.

'MERKEL SÖZÜNÜ NEDEN TUTAMADI'

Almanya Başbakanı Angela Merkel sözünü sizce neden tutmadı?

Almanya Başbakanı Angela Merkel maalesef hükümetin başı olarak ihmalkârlıktan sorumlu olanların üzerine gitmedi ya da “gidemedi”. Bu biraz eyalet sisteminden kaynaklı biraz da bahsettiğim kurumsal ırkçılık ve kurumların birbirini kollama refleksiyle bağlantılı.

'MÜDAHİL AVUKATLAR OLMASAYDI, SAVCILIK DAVAYI HZILICA KAPATIRDI'

NSU davasında kurban yakınlarını savunan avukatlarından biri de sizsiniz. Müdahil avukatlar davanın seyrinde nasıl bir rol oynadılar?

Kurban yakınlarının avukatları davada son derece aydınlatıcı rol oynadılar. NSU terör örgütünün bir ağdan oluştuğunu ortaya çıkardılar. Kurban avukatları olmasaydı dava savcılığın sayesinde çok çabuk kapatılırdı ve bu örgütsel ağ ortaya çıkmazdı. Ayrıca muhbir ağı da ortaya çıkarılmazdı.

NSU davasının görüldüğü mahkemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mahkeme heyeti bir denge izlemeye çalıştı. Ama son aşamada onlar da anayasayı koruma örgütleriyle, istihbaratla alakalı birçok başvuruyu reddetti.

'ALMANYA, YABANCILARIN İKİNCİ SINIF OLDUĞU GERÇEĞİNİ GİZLİYOR'

Sizce Alman devleti sorumluluğunu ve suçunu neden kabul etmiyor?

Alman devleti bence buradaki yabancıların ikinci sınıf vatandaş oldukları gerçeğinin ortaya çıkmasını istemiyor.

NSU davasının ardından Almanya'daki ırkçıların, AfD gibi ülkenin neredeyse en güçlü ikinci parti konumuna gelmiş sağ popülist partinin de elinin güçleneceğine inanıyor musunuz? Almanya’daki Türk toplumuna bu mücadelede ne öneriyorsunuz?

 Almanya’da aslında her zaman yabancılara karşı ön yargılı güçlü bir eğilim vardı. Yalnız bu eğilim daha çok Hıristiyan Demokrat ve Sosyal Birlik (CDU / CSU) gibi partilerde barınıyordu. Gerçi bütün partilerde yabancılara karşı ön yargılı olan bir bölüm seçmen var. En son Almanya’ya doğru olan göç dalgası sonrası AfD içersinde bu yabancı düşmanı kesimler örgütlendi. Burada Türk sivil toplum kuruluşlarına önerim kendi içerisindeki sürtüşmeleri bırakıp, ırkçılığa karşı birlik olmaları. Özellikle buradaki gençlerin eğitimleriyle ilgilenmeleri. Şunu da hiç kimse unutmamalı : NSU terör örgütü burada bir göçmeni öldürürken o göçmenin geldiği ülkede hangi siyasi partiye destek verdiğine bakmıyordu. Eğer bir nazi herkese aynı gözle bakıyorsa biz neden ona karşı birlik olamıyoruz?

NSU’nun diğer iki üyesi Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de başarısız bir banka soygununun ardından şüpheli bir ”intihar“ olayında hayatını kaybetti. Geriye kalan kadın şüpheli ve NSU davasının da baş sanığı Beate Zschäpe ise polise teslim oldu. O dönemde kullanılan Dönerci/Boğaziçi Seri Cinayetleri tanımlamaları büyük tepki gördü. Hatta Alman Dil Bilimleri Enstitüsü tarafından “Dönerci Cinayetleri” adlandırması “Yılın En Kötü İfadesi” olarak seçildi.

TURAN ÜNLÜÇAY KİMDİR?

38 yaşındaki Türk hukukçu Turan Ünlüçay, Tübingen Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Stajını Stuttgart Eyalet Mahkemesi’nde gerçekleştiren Ünlüçay, 2009 yılından bu yana Stuttgart kentinde avukatlık yapıyor ve ağırlıklı olarak ırkçı saldırılara maruz kalan göçmenlerin haklarını savunuyor.

 



Çok Okunanlar

Merdan Yanardağ'dan Muharrem İnce'ye kritik soru

Adnan Oktar davasında flaş gelişme: Ünlü oyuncunun yeğeni gözaltına alındı

Trump'tan, Erdoğan'a tehdit

'Erdoğan, Türkiye'yi varoluşsal bir çöküşe götürüyor'

İşte Muharrem İnce'nin topladığı imza sayısı

İlgili Haberler

Dünya

İran: 950 tona kadar uranyum depoladık

Dünya

Morales: Trump, insanlığın ve Dünya gezegeninin düşmanı

Dünya

Almanya'daki NSU davası sanığı serbest!

Dünya

O ülke 400 bin dolar karşılığında vatandaşlık satacak

Dünya

Hindistan'da muson yağmurları yüzlerce can aldı

Dünya

Brezilyalı futbolcunun kaçırılan annesi kurtarıldı

Dünya

Suriye'nin kuzeyinde askeri uçak düştü

Dünya

Trump'tan tarihi itiraf!

Dünya

Macron'dan Sırbistan'ın AB üyeliğine 'şartlı evet'

Dünya

Katar ile Fransa'dan ortak tatbikat

Dünya

İran'daki gösterilerle ilgili 258 kişi hakkında mahkumiyet kararı

Dünya

Rusya ABD ile silahsızlanma iş birliğine hazır