• Editörün Seçtikleri | 14 Ekim 2019

    ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için “Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı” listelerini oluşturdular.

    EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

    Stefan Zweig

    İNSANLIĞIN YILDIZININ YÜKSELDİĞİ ANLAR

    Çeviren: İlknur İgan

    İş Bankası Kültür Yayınları

    İnsanlık tarihi boyunca gerçekten önemli ve utkulu bir ana ulaşmak için milyonlarca saatin akıp gitmesi gerekir. Zweig’a göre, “tüm zamanların en büyük şairi ve gösteri sanatçısı” olan tarihin akışı gündelik ve sıradan olaylarla doludur. Ancak tarihe yön veren, birbirini izleyen bu sıradan olayları ara sıra kesintiye uğratan olağanüstü ve unutulmaz anlardır. Yazar bu yapıtında insanlığın yazgısını değiştiren bu anlardan on dördünü resim sanatından ödünç aldığı bir biçimle, birer “minyatür” olarak gözlerimizin önüne serer.

    İstanbul’un fethi sırasında yetmiş geminin bir gecede vadilerden, tepelerden, bağlardan ve ormanlardan aşırılarak Haliç’e indirilmesi; Waterloo Savaşı’nın sonucunu değiştiren bir anlık hata; 74 yaşındaki Goethe’nin 19 yaşında bir genç kıza duyduğu aşkla yarattığı başyapıt; Rus devrimini başlatmak üzere Zürich’ten yola çıkıp Almanya üzerinden mühürlü bir trenle ülkesine dönen Lenin… bu kitapta anlatılan, tek tek bireyler tarafında yaşanan, ancak tarihin akışını değiştiren deneyimlerden bazılarıdır. Zweig insanı, keşfetme, yaratma ve bazen de fiziksel koşulların yol açtığı sınırları aşma kapasitesiyle olduğu kadar zaafları ve yetersizlikleriyle de her zaman geleceği belirleyen başlıca unsur olarak görür.

    288 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

    David Harvey

    YENİ EMPERYALİZM

    Çeviren: A.Nüvit Bingöl

    Sel Yayıncılık

    Günümüzün en etkili Marksist kuramcılarından David Harvey, Yeni Emperyalizm’de, ABD’nin Afganistan ve Irak işgalleriyle giriştiği emperyalist saldırganlığı temel alarak, aşırı birikim krizinin tetiklediği dönüşümle hasıl olan “yeni emperyalizme” dair kuramsal bir çerçeve sunuyor.

    Harvey, enerji kaynaklarının kontrolünden sermaye hareketlerine, neoliberal saldırganlıktan mülksüzleştirme yoluyla birikime, iç politik krizlerin savaş yoluyla ihraç edilmesinden sermaye-devlet ilişkisine, kapitalist emperyalizmin işleyişini bir bütün olarak gözler önüne seriyor. Yeni Emperyalizm, kendine özgü tarihsel coğrafyasını yaratmaya girişen küresel kapitalizmin zaman ve uzamdaki rotasını deşifre ediyor.

    Yeni Emperyalizm, çağımızın “imparatorluğunu” ve emperyalizmin yeni mekanizmalarını anlamak için anahtar niteliğinde bir çalışma.

    191 s.

    İstanbul 2019

    KİTABI SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

     

     

    Kolektif

    BARIŞ AKADEMİSYENLERİNDEN HUDUT DIŞI ÖYKÜLER

    Nota Bene Yayınları

    KHK’lı akademisyenlerden yeni bir çalışma.

    Dünya genelinde sağ-popülist dalganın yükselişi, en son yüz yıl önce tanık olunan bir politik salgını andırıyor. Her yanda birbirine benzeyen politikacılar, aynı hamasetle, kopyacı dilleriyle hayatımıza yön veriyorlar. Her biri, kendi milletini sevdiğini söylüyor, başkalarını hor görüyor ve insan denen varlığın ortak değerlerine sırt çeviriyor. Demokrasi, eşitlik, insan hakları, barış gibi kavramları kötülemekle kalmıyor, bunlarda bir tehlikenin gizlendiğini de ileri sürüyorlar. Bizim ülkemiz de uzunca bir süredir bu zihniyetin deney sahası haline getirilmiş durumda. İktidarın siyasi kötülüğü, insani acımasızlıkla iç içe geçiyor. Barıştan korkmakla kalmıyor, barışı dillendirenlere de zalimce saldırıyor. Bunun karşısında, ülkemizin akademisyenleri ve aydınları unutulmaz bir duruş sergiliyorlar. Kendi düşüncelerinde yani özgürlüklerinde ısrar ediyor, başlarına gelen her zorluğa rağmen, bir gün geri dönecekleri inancıyla uzun ve acılı bir yola koyulmayı göze alıyorlar. Tarihte bunun ilk olmadığını ve maalesef son olmayacağını da biliyoruz, ama barış akademisyenlerinin bu yolu en güzel yürüyenlerden olduklarını görebiliyoruz. Yol, her adımdaki ayrıntıların farkına varılarak yürünen uzun bir ufuktur. Keder, özlem, umut, hepsi oradadır. Hudutlara varılır, sürgünlere düşülür, yeni bir kavimler göçünün yaşandığı çağımızda o kavimlerin akıntı yolları izlenir. Ve tarihi kendilerinin yazdığını iddia edenlere karşı başka bir tarih yazmanın imkânları yaratılır. Bu kitap, hudutların ardında, kendilerine ve yaşadıklarına asaletle bakanların sesini yankılıyor. Edebiyat insanın kader haritasıdır, derler. O haritada söz söyleyen akademisyenler yalnızca kendi kaderlerini dile getirmekle kalmıyor yurdumuzun kaderine de el atıyor, onun toprağını aktarıyor, hüzünlü görünen rengiyle umudun tohumlarını ekiyorlar. Hem de yetkinlikle ekiyorlar. Kar, yağmur ve güneş yeşertecek onların el sürdüğü toprağı.

    – Burhan Sönmez –

    184 s.

    İstanbul 2019