• İstanbul seçimi ile ilgili kararın gereksiz yere uzatılması sırasında ekonominin sallantıya girdiğini, iptal edilmesi halinde ülkenin dar boğaza girebileceğini ilk gören CHP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Faik Öztrak oldu.

    Piyasayı etkileyen en önemli etkenin YSK’nın aynı zarfta kullanılan İlçe Belediye Başkanlığı ve Belediye Meclis üyeleri oylarını geçerli ve meşru kabul edip, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için atılan oylarla ilgili iptal kararı vermesi olduğu kimi ekonomistlerce vurgulanıyor.

    Bunun yanı sıra, hem sürecin uzatılması, hem de kararın hukuka aykırı çıkması sonucu önce dolar ve euro yükselişe, borsa düşüşe geçti.

    Mart ayı sonunda dolar 5.30, euro 6.25 düzeyinde seyrederken, karar sonrası, dolar 6.19, euro 6.95’e kadar yükseldi. Türk Lirasının değer yitirmesinin, her türlü gıda ve malın fiyatını arttırması, enflasyonu tetiklemesi de kaçınılmazdır.

    Enflasyonun yükselmesi, fiyatların artması sonucu, vatandaşlar içinden çıkamayacakları bir pahalılıkla karşı karşıya kalabileceklerdir.

    İktidar, ekonomik gelişmeleri “sabotaj” diye niteleyerek, iş insanlarını, özellikle TÜSİAD’ı “siz işinize bakın”, “seçimin iptali sizin işiniz değil” diye uyararak, işlerin iyi gitmemesiden kurtulacağını sanıyorsa aldanıyor. AKP, ekonominin kötüye gitmesinin sorumluluğundan, ”sabotaj” diyerek, iş adamlarını, TÜSİAD’ı tehdit ederek kurtulamaz.

    Önemli bir konu da, Türkiye’nin borcunun döviz fiyatının yükselmesi ile bir gün içinde yaklaşık 90 milyar lira artması. Uzun süredir, hem Türk iş insanlarının, hem yabancı yatırımcıların ekonominin gidişinden memnun olmadıkları, yatırım yapmaktan kaçındıkları bir dönem yaşanırken, doların bu denli artması karşısında nasıl bir tavır alacakları da merak konusu.

    İktidar, bütün bu gelişmeleri göze alarak mı İstanbul seçimini iptal ettirmiştir?
    Hesapladıysa önlemini düşünmüş müdür?

    Şayet hesaplamadan bu işe kalkmışsa ülkeyi daha zor günlerin beklediğini söylemek hiç de yanlış olmaz.

    Ne var ki, iktidar ve ekonomiyi yönetenler ülkeyi güllük gülistanlık göstermeye devam ediyorlar. Ancak, halk bu sözlere mi, yoksa çarşıda pazarda harcadığı veya harcayamadığı paraya mı inanacaktır.

    Yıllar önce Özal’ın ekonomiden sorumlu olduğu dönemde sözleri de Timur Selçuk’a ait olan , “Ekonomi Tıkırında” şarkısı gündeme oturmuştu.

    Sözleri özetle şöyleydi:
    “Ekonomi tıkırında/Ekonomi tıkırında/Kriz var kriz var/Bunalım var/ …İş veren zor durumda/İşçiyi bağrına basar/Reva mı bu efendim/Bunalım bundan doğar… Kriz var kriz var/Bunalım var… /Demek ki ne yapmalı/Paradan at bir
    sıfır/Artsın öyle fiyatlar/İşçi fazla at gitsin/ …Kriz var kriz var/Bunalım var./Ekonomi tıkırında/İşsizlik/Pahalılık/Konjonktür… /Milletçe fedakarlık/Kriz bunalım derken bilançoya bir baktık/Bu yıl iki misli kar/Hayret şu işe bak sen/Nereden geldi bu karlar/Kime gitti bu karlar /…Kriz var kriz var/Bunalım var/ Ekonomi tıkırında/Ekonomi tıkırında/Kime gitti bu karlar/Aman kimse sormasın/Kim kazandı bu işten/Aman kimse duymasın/ …Ekonomi tıkırında/Ekonomi tıkırında/Oyna vatandaş oyna… Ekonomi tıkırında”

    Günümüze uyuyor mu, uymuyor mu? Karar sizin.

    Siyaset, hukuk YSK’nın kararının ardından tartışılır hale geldi, getirildi.

    Ya Ekonomi!

    Ekonomi, ya da işler tıkırında mı?

    Ne dersiniz…