Çok Okunanlar

Yılmaz Özdil'den 'kitap fiyatı' açıklaması: Atatürk için çaba harcayınca 'istismar' öyle mi?

'Kabataş yalancısı' yandaş gazeteci isyan etti: Sizin gibi düşünmeyen başörtülülere...

Bitmemiş devlet hastanesine milyonlar ödenmiş! 'Arkasında Menzilciler var...'

Celal Şengör: Elin dangalağına verip onu yaşatmanın anlamı yok!

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş'tan Soylu'ya yanıt!

‘IMF'ye gidin, Berat Albayrak'ın işine son verin’

Dünya Bankası Eski Baş Ekonomisti ve Amsterdam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Sweder van Wijnbergen, Latin Amerika'nın 1980'lerdeki popülist yönetimlere benzettiği Türkiye'nin, son çare olarak IMF'ye başvurmak zorunda kalacağını söyledi.

Türkiye ekonomisinin kötü gidişatına çözüm bulunamıyor. Dolar 6, Euro 7 TL üstünde, Türk lirası değer kaybı önlenemiyor.

Dünya Bankası Eski Baş Ekonomisti ve Amsterdam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Sweder van Wijnbergen, Latin Amerika'nın 1980'lerdeki popülist yönetimlere benzettiği Türkiye'nin, son çare olarak IMF'ye başvurmak zorunda kalacağını söyledi.

Türk lirasındaki değer kaybıyla birlikte sıkıntılı bir süreç yaşayan Türkiye ekonomisi, iPhone boykotu, Amerikan ürünlerine yönelik ithalat vergisi artırımı ve Katar'dan sağlanan finansal destekle, darboğazdan çıkmaya çalışıyor.

Peki bu önlemler, Türkiye'yi sıkıntılı süreçten kurtarabilir mi? Hollanda'nın en çok izlenen haber portalı nu.nl, bu soruya yanıt aradı. Ekonomi uzmanlarına göre yanıt "hayır".

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, Prof. Sweder van Wijnbergen, boykot kararının Türk ekonomisine katkı sağlayacağını düşünmüyor.

ABD Başkanı Donald Trump ile yaşanan kavganın ekonomik kriz açısından önemli olmadığına işaret eden Hollandalı profesöre göre, asıl sorun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimi:

"Türkiye, Erdoğan'ın politikalarından dolayı zaten çok zayıf durumda. En ufak bir dokunuş, büyük düşüşlere neden olabilir. Alınan önlemler tavadaki yangını söndürebilir ama liradaki düşüşü tersine çeviremez."

Van Wijnberger, Erdoğan'ın 2000'lerin başında yaşanan ekonomik durgunluk sonrası iyi işler yaptığını anımsatıyor. Ancak, iktidarı tam olarak ele geçirdikten sonra Cumhurbaşkanı'nın "raydan çıktığını ve herkesi düşman olarak başladığını" söylüyor.

Van Wijnbergen'e göre, bu yabancı yatırımcıya uygun bir iklim değil. Türkiye'nin şu bugünkü durumunu 1980'lerde Latin Amerika'daki popülist yönetimlere benzeten Hollandalı uzman, "Dünya Bankası'ndaki deneyimlerimden biliyorum; tüm otokratik rejimler bir süreliğine çok iyi görünüyor" diyor.

Latin Amerika ülkelerinin de, ekonomiyi dış borçla finanse ettiklerini ve sonunda sermaye kaçışına neden olduklarını söyleyen eski Dünya Bankası yetkilisi, bu nedenle "suyun üzerinde kalabilmek için garip kararlar aldıklarını" söyledi.

Arjantin'in, emeklilik fonlarına el koymasını buna örnek gösteren van Wijnbergen, "Erdoğan'ın yapacağı da buna benzer şeyler" dedi.

Latin Amerika ülkelerinin son çare olarak Uluslararası Para Fonu'na (IMF) başvurmak zorunda kaldıklarını anımsatan Sweder van Wijnbergen, Türkiye'nin de bu yolu izleyeceği görüşünde.

Ankara'nın "IMF seçeneğinin gündemde olmadığı" yönündeki açıklamalarını anımsatan Hollandalı profesör, "Latin Amerikalılar da bunu söyler, bayrak sallayıp 'teslim olmayacağız' derdi. Ama zamanı geldiğinde bunu yapmaları gerekecek" görüşünü dile getirdi.

Groningen Üniversitesi'nden uluslararası ekonomi profesörü Steven Brakman da, ABD mallarına yönelik boykot ve alınan diğer önlemlerin Türkiye'nin sorunlarını çözeceğine inanmıyor.

Brakman'a göre Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile yaşanan çekişmeden memnun bile olabilir. Çünkü bu kavga, dikkatleri ekonomideki birçok temel sorundan uzaklaştırıyor.

Prof. Brakman, bu çalkantılı süreçte Türkiye'nin Asya krizinden ders çıkartarak, oldukça sert önlemler alması gerektiğine inanıyor. Steven Brakman, Türk ekonomisindeki sorunları aşmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Türkiye, yatırımcının güvenini yeniden kazanmak zorunda. Merkez Bankası'nın onurunu geri vererek, bağımsızlığını yeniden tesis etmeli. Damadın işine son vererek, onun yerine bağımsız bir ekonomi uzmanı getirmeli. Ancak bunların gerçekleşme şansı çok düşük."

Hollanda medyasına göre, dış borçla elde edilen sermaye inşaat projelerinde eridi ve bir "emlak balonu" yaratıldı. Liradaki büyük düşüş, üretim artışının azalmasına ve enflasyonun büyümesine yol açtı.

Yüksek enflasyon nedeniyle yatırımcılar paralarını çekerken, ithal ürünler daha pahalı hale geldi ve sadece sert önlemlerle desteklenebilecek bir ekonomik kısır döngü ortaya çıktı.

İlgili Haberler

Ekonomi

Giyim devi konkordato istedi

Ekonomi

Çiftçiler zam ve kredi borçları altında ezildi, küçükbaş hayvan sayısı azaldı

Ekonomi

Diyanet'e ve Erdoğan'a para dayanmıyor... Yedek ödenek de sıfırlandı!

Ekonomi

Halkbank kredi kartı borçlarını 60 aya kadar yapılandıracak

Ekonomi

IMF: Türkiye beklenenden fazla yavaşlayacak

Ekonomi

En zengin 26 kişinin serveti, dünyanın yarısının serveti kadar

Ekonomi

Elektrik yardımında detaylar belli oldu

Ekonomi

TÜSİAD, Dünya Bankası ile mutabakat anlaşması imzaladı

Ekonomi

2018'in vergi rekortmeni vatandaş oldu

Ekonomi

Çanakkale Köprüsü bir yıl önce açılacak; yükü yine vatandaş karşılayacak!

Ekonomi

Beyaz eşya 'kriz' yıllarına döndü

Ekonomi

Borçlarını için cami satan AKP'li belediye kokteyle milyonlar ödedi