Çok Okunanlar

Muharrem Sarıkaya: 'AKP'nin Ankara adayı kesinleşti'

CHP, 14 başkanın yarısıyla yola devam edecek... İşte o isimler

MEB'den Hz. Ali skandalı!

Atatürk'e hakaretten tutuklanan gericinin ifadesi ortaya çıktı

Kemal Kılıçdaroğlu: O oyuna gelmem...

‘IMF'ye gidin, Berat Albayrak'ın işine son verin’

Dünya Bankası Eski Baş Ekonomisti ve Amsterdam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Sweder van Wijnbergen, Latin Amerika'nın 1980'lerdeki popülist yönetimlere benzettiği Türkiye'nin, son çare olarak IMF'ye başvurmak zorunda kalacağını söyledi.

Türkiye ekonomisinin kötü gidişatına çözüm bulunamıyor. Dolar 6, Euro 7 TL üstünde, Türk lirası değer kaybı önlenemiyor.

Dünya Bankası Eski Baş Ekonomisti ve Amsterdam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Sweder van Wijnbergen, Latin Amerika'nın 1980'lerdeki popülist yönetimlere benzettiği Türkiye'nin, son çare olarak IMF'ye başvurmak zorunda kalacağını söyledi.

Türk lirasındaki değer kaybıyla birlikte sıkıntılı bir süreç yaşayan Türkiye ekonomisi, iPhone boykotu, Amerikan ürünlerine yönelik ithalat vergisi artırımı ve Katar'dan sağlanan finansal destekle, darboğazdan çıkmaya çalışıyor.

Peki bu önlemler, Türkiye'yi sıkıntılı süreçten kurtarabilir mi? Hollanda'nın en çok izlenen haber portalı nu.nl, bu soruya yanıt aradı. Ekonomi uzmanlarına göre yanıt "hayır".

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, Prof. Sweder van Wijnbergen, boykot kararının Türk ekonomisine katkı sağlayacağını düşünmüyor.

ABD Başkanı Donald Trump ile yaşanan kavganın ekonomik kriz açısından önemli olmadığına işaret eden Hollandalı profesöre göre, asıl sorun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimi:

"Türkiye, Erdoğan'ın politikalarından dolayı zaten çok zayıf durumda. En ufak bir dokunuş, büyük düşüşlere neden olabilir. Alınan önlemler tavadaki yangını söndürebilir ama liradaki düşüşü tersine çeviremez."

Van Wijnberger, Erdoğan'ın 2000'lerin başında yaşanan ekonomik durgunluk sonrası iyi işler yaptığını anımsatıyor. Ancak, iktidarı tam olarak ele geçirdikten sonra Cumhurbaşkanı'nın "raydan çıktığını ve herkesi düşman olarak başladığını" söylüyor.

Van Wijnbergen'e göre, bu yabancı yatırımcıya uygun bir iklim değil. Türkiye'nin şu bugünkü durumunu 1980'lerde Latin Amerika'daki popülist yönetimlere benzeten Hollandalı uzman, "Dünya Bankası'ndaki deneyimlerimden biliyorum; tüm otokratik rejimler bir süreliğine çok iyi görünüyor" diyor.

Latin Amerika ülkelerinin de, ekonomiyi dış borçla finanse ettiklerini ve sonunda sermaye kaçışına neden olduklarını söyleyen eski Dünya Bankası yetkilisi, bu nedenle "suyun üzerinde kalabilmek için garip kararlar aldıklarını" söyledi.

Arjantin'in, emeklilik fonlarına el koymasını buna örnek gösteren van Wijnbergen, "Erdoğan'ın yapacağı da buna benzer şeyler" dedi.

Latin Amerika ülkelerinin son çare olarak Uluslararası Para Fonu'na (IMF) başvurmak zorunda kaldıklarını anımsatan Sweder van Wijnbergen, Türkiye'nin de bu yolu izleyeceği görüşünde.

Ankara'nın "IMF seçeneğinin gündemde olmadığı" yönündeki açıklamalarını anımsatan Hollandalı profesör, "Latin Amerikalılar da bunu söyler, bayrak sallayıp 'teslim olmayacağız' derdi. Ama zamanı geldiğinde bunu yapmaları gerekecek" görüşünü dile getirdi.

Groningen Üniversitesi'nden uluslararası ekonomi profesörü Steven Brakman da, ABD mallarına yönelik boykot ve alınan diğer önlemlerin Türkiye'nin sorunlarını çözeceğine inanmıyor.

Brakman'a göre Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile yaşanan çekişmeden memnun bile olabilir. Çünkü bu kavga, dikkatleri ekonomideki birçok temel sorundan uzaklaştırıyor.

Prof. Brakman, bu çalkantılı süreçte Türkiye'nin Asya krizinden ders çıkartarak, oldukça sert önlemler alması gerektiğine inanıyor. Steven Brakman, Türk ekonomisindeki sorunları aşmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Türkiye, yatırımcının güvenini yeniden kazanmak zorunda. Merkez Bankası'nın onurunu geri vererek, bağımsızlığını yeniden tesis etmeli. Damadın işine son vererek, onun yerine bağımsız bir ekonomi uzmanı getirmeli. Ancak bunların gerçekleşme şansı çok düşük."

Hollanda medyasına göre, dış borçla elde edilen sermaye inşaat projelerinde eridi ve bir "emlak balonu" yaratıldı. Liradaki büyük düşüş, üretim artışının azalmasına ve enflasyonun büyümesine yol açtı.

Yüksek enflasyon nedeniyle yatırımcılar paralarını çekerken, ithal ürünler daha pahalı hale geldi ve sadece sert önlemlerle desteklenebilecek bir ekonomik kısır döngü ortaya çıktı.

İlgili Haberler

Ekonomi

'Milletin a... koyacağız' diyen Cengiz'e fazladan 109 milyon lira!

Ekonomi

Hazine, iki 2 tahvil ihalesinde 2 milyar lira borçlandı

Ekonomi

Türkiye ve Dünya Bankası arasında 200 milyon dolarlık anlaşma

Ekonomi

Ziraat Bankası bilançosu: Ticari zarar 5 kat arttı

Ekonomi

Çalışanlarına ara zam yapan şirket sayısı artıyor

Ekonomi

ÖTV ve KDV indirimiyle otomotiv sektörü canlandı

Ekonomi

Moody's, Türkiye dahil 4 ülkeyi uyardı

Ekonomi

4 şirketten akaryakıta gizli zam!

Ekonomi

Alibaba'dan 'Bekarlar Günü'nde satış rekoru: 85 saniye içinde 1 milyar dolar

Ekonomi

Bodrum'daki mavi bayraklı koydan rant çıktı

Ekonomi

Apple'dan Türkiye'ye bir zam daha

Ekonomi

Bir ünlü marka daha konkordatoya başvurdu