• Kanal İstanbul ısrarına devam eden Erdoğan: Zincir yaparak projeyi engelleyemezsiniz!

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. Bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen AKP’nin yapmakta ısrar ettiği Kanal İstanbul projesine ilişkin tepki gösteren halka “Yürekleri kin ve nefret kaplayınca göz görmüyor, kulak işitmiyor, dil konuşmuyor, kalp nasırlaşıyor” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Zincir yaparak projeyi engelleyemezsiniz. Projenin finansmanında ya da inşasında herhangi bir sorun yaşamayacağımıza inanıyoruz. Bizim işimiz eser üretmektir, onların işi boş boş konuşmaktır” dedi.

    Moskova’da Rusya’nın ev sahipliğinde düzenlenen “Libya toplantısına” ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, General Hafter’in “masada darbe yaptığını” öne sürerek, “Hafter, ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. En sonunda Moskova’dan kaçtı, imzalamadı. Biz görevimizi yaptık, bundan sonrası sayın Putin ve ekibine ait” dedi. “Biz Suriye’de Libya’da Akdeniz’de macera peşinde değiliz. Hele hele emperyal heveslerimiz hiç yoktur. Gözümüz petrol hırsıyla kör olmuş da değildir” diyen Erdoğan, “Bizim tek amacımız kendimizin ve kardeşlerimizin hakkını, hukukunu korumaktır” ifadelerini kullandı.

    ‘MACERA PEŞİNDE DEĞİLİZ’

    Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle oldu:

    – Suriye’den Libya’ya kadar sınırlarımız dışında attığımız adımlarımız, kendi güvenliğimiz ve çıkarlarımızın korumaya dostlarımızın mağduriyetini engellemeye yöneliktir. Bize yakışan tavır neyse onu ortaya koyuyoruz. Askeri güç kullanımının adeta açık artırmaya çıkarıldığı bir dönemde böyle bir duruş sergilemek kolay değildir. Milyonlarca masumun hayatının pazara .çıkarıldığı bu utanç tablosundan Türkiye haysiyet tablosu olarak ayrışmıştır. Biz Suriye’de Libya’da Akdeniz’de macera peşinde değiliz. Hele hele emperyal heveslerimiz hiç yoktur. Gözümüz petrol hırsıyla kör olmuş da değildir. Bizim tek amacımız kendimizin ve kardeşlerimizin hakkını, hukukunu korumaktır.

    DENİZ BAYKAL’A LİBYA TEŞEKKÜRÜ

    – CHP eski genel başkan Deniz Baykal’a da Libya konusunda gösterdiği devlet adamı tavrı için teşekkür ediyorum. Doğu Akdeniz’de herkes var Türkiye yok diyen birilerini bugün buna karşı çıkıyorsa da işte böyle vicdanlı siyasetçiler yapılan işin hakkının maalesef ancak teslim edebiliyor. Tarih bu kritik dönemde imin nerede durduğunu, kimin zalimlerin safında yer aldığını kaydediyor. Evlatlarımıza bırakacağımız en şerefli mesaj verdiğimiz bu destansı mücadeledir.”

    – Sonuçta kazanan millet oldu. Kazanan istiklal aşkı oldu. İnşallah gelecekte bugünler anlatılırken saflar aynı netlikle ortaya konulacak. Ülke ve millet içinde çalışanlar yad edilirken ötekiler de hak ettikleri yerlere kaydedilecektir. Suriye’de gerçekleştirdiğimiz harekâtlarla sınırlarımızda kurulmaya çalışılan terör koridorunu parçalayıp attık. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu vesileyle tüm şehitlerimize gelin birer Fatiha okuyalım.

    – Amerika’dan Rusya’ya herkesin içinde olduğu Suriye sahasında en küçük bir kazanım için bile büyük mücadeleler vermek gerekiyor. Terör örgütlerini sınırlarımızdan uzaklaştırmakla sorunlarımızı tamamen çözmediğimizin farkındayız. Ama ilk aşamayı tamamladık. Şimdi terör örgütünü tamamen ortadan kaldırmak için uğraşıyoruz. Türkiye olarak imzaladığımız mutabakat metinlerinde bize verilen sözlerin tam manasıyla yerine getirilmesi şartıyla biz ahdimize bağlıyız: Bize verilen sözler ile sahadaki durum arasında yer yer oldukça ciddi düzeylere varan farklılıklar bulunuyor. Muhataplarımıza ülkemize yönelik tehditlerin sürmesi halinde harekâtlarımıza kaldığımız yerden devam edeceğimizi söylüyoruz. Biz burada inşaatımızı yaparız. Kara noktasında da sizler bize gereken desteği verin.

    LİBYA TEZKERESİNE KARŞI ÇIKANLARA: ‘BUNLAR TARİH CAHİLİDİR’

    – Türkiye’nin Libya’ya olan ilgisinin sadece ekonomik, politik olduğunu sananlar yanılıyor. Bizim için yabancı bir yer değildir. Barbaros’un yadigarı Libya ile çok derin insani ve sosyal bağlarımız vardır. Libya’da yaşananlara kayıtsız kalamayız. Kimse bizden yardım isteyen Libyalı kardeşlerimize sırtımızı dönmemizi bekleyemeyiz. Bu ülkede, darbeci Hafter’e tabii olmayan Arap kardeşlerimiz var. Libya’daki tüm kardeşlerimize karşı sorumluluğumuzun farkındayız.

    – Şu anda Libya’da ne işimiz var diyenler; siyasetin cahilidir. Bunlar tarih cahilidir. Libya nerededir diye sorun, onu da bilemezler. Belki Eymir Gölü’nü gösterirler, bunların durumları bu.

    ‘SALDIRILAR DEVAM EDERSE HAFTER’E HAK ETTİĞİ DERSİ VERECEĞİZ’

    – Trablus hükümetinin müspet durumuna rağmen darbeci Hafter, ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. En sonunda Moskova’dan kaçtı, imzalamadı. Biz görevimizi yaptık, bundan sonrası sayın Putin ve ekibine ait. Biz söylediğimiz sözü inkar etmeyiz, söylediğimiz sözün sonuna kadar arkasında durdu. Ülkenin meşru yönetimine ve halka saldırılarını sürdürmesi halinde darbeci Hafter’e hak ettiği dersi vermekten asla geri durmayacağız. Libya halkını özgürlüğe ve istikrara kavuşturana kadar bu coğrafyadaki varlığımız sürecektir.”

    ‘400 BİN İDLİBLİ TÜRKİYE SINIRINDA’

    – Sayıları 400 bini bulan İdlibli kardeşlerimiz ülkemiz sınırlarına doğru harekete geçti. Dünya hâlâ Suriye’de İdlib’de seyirci. Bir çözüm arayışı içinde değil. Bunların tek çözümü varil bombalarını bu savunmamız insanlara atmaktır. Yaptıkları hep bu. Ya siz bomba yağdırıyorsunuz. Nedir bu diye sorduklarında da bunlar terörist diyorlar. Bunlar senin vatandaşların. 4 yaşındaki çocuktan terörist mi olur. Gelin çözelim dediğimizde onlar terörist diyorlar. Dünyaya sesleniyorum nereye kadar bu duyarsızlığınız devam edecek? EL ele verip bu mağdurların aynında ne zaman er alacaksınız. BM ne zaman bu konuda görevinin bilincinde adımını atacak? Bunları onlara söyledik. Bütün bunlara rağmen atılan bir adım yok. Karşımızda halkının tamamını temsil eden meşru bir yönetim olmadığı için İdlib’deki süreci Rusya ile yürütüyoruz. İdlib’ye yeni bir ateşkes antlaşması yaptık. Bundan önceki ateşkesleri yapan hep rejimdi. Bu sefer durum farklı. Siyasi sürecin ilerlemesini engellemeye çalışan rejimi kan dökmeye dayalı yöntemlerden vazgeçirmek herkesin sorumluluğudur. Gerekirse rejimin ateşkesi bozma girişimlerini bizzat önlemekte kararlıyız. Artık herkes bu işin şakasının olmadığını, Türkiye’nin yapacağını söylediği bir şeyi mutlaka yapacağını görüp kabul etmelidir.

    KANAL İSTANBUL ISRARINA DEVAM ETTİ

    – Yarım asır önce “Boğaziçi Köprüsü, Türkiye’nin başına gelen en büyük felakettir” diyenler bugün aynısını Kanal İstanbul için söylüyor. Kanal İstanbul’un ne olduğunu bir kez daha anlatayım ki “Duymadık, bilmiyoruz” demesinler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumdan beri Kanal İstanbul gibi bir projenin arayışına girdik. Kanal İstanbul’u yapmakta geç bile kaldık.

    – Montrö Sözleşmesine göre gemi trafiğini engelleme hakkımız bulunmuyor. Şehrin iki yakasındaki deniz trafiğini engellemek de mümkün değil. Ülkemizi Boğaz’daki bu tehlikeli sorunla başbaşa bırakamayacağımıza göre alternatif üretmeliyiz. 2011 yılında milletimize sözünü verdik. 2023 hedeflerimizden biri olan Kanal İstanbul’u yapmakta geç bile kaldık. Kanal İstanbul projesinin finansmanında herhangi bir sorun yaşamayacağımıza inanıyoruz. Öyle zincirleme yapmakla falan bu projeyi engelleyemezsiniz. Projenin finansmanında ya da inşasında herhangi bir sorun yaşamayacağımıza inanıyoruz. Bizim işimiz eser üretmektir, onların işi boş boş konuşmaktır.

    – Yürekleri kin ve nefret kaplayınca göz görmüyor, kulak işitmiyor, dil konuşmuyor, kalp nasırlaşıyor. Ülkenin ve milletin hayrına hiçbir eser üretmeyip sadece Türkiye’nin yere serilmesine uman, buradan siyasi rant devşirme peşinde olanlara söyleyecek söz bulamıyorum.

    ‘DEVRAN’I HEDEF ALDI

    – Ana muhalefet, bunların ikizi durumundaki partiyle tiyatro izliyorlar. Terörden cezaevinde yatan şahsın eserini birlikte izliyorlar. Hani diyordu ya tiyatro diye siz kendiniz tiyatrosunuz. Eğer sıkıyorsa çık Diyarbakır’a git oradaki annelerin gözyaşlarına ortak ol. Onların yavrularını da dirsek temasında yürüdüklerin kaçırdı. hadi git Diyarbakır’a. Onların böyle bir derdi sıkıntısı yok.

    İYİ PARTİ’DEN AKP’YE GEÇEN BELEDİYE BAŞKANINA ROZET TAKTI

    Erdoğan, konuşmasının sonunda, geçtiğimiz ay İYİ Parti’den AKP’ye geçen Kayseri İncesu Belediye Başkanı Mustafa İlmek’e AKP rozetini taktı.