• Erdoğan’ın korumalarıyla ABD’de yaşanan krizin ayrıntıları ortaya çıktı

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çarşamba günü yapacağı Washington ziyareti öncesinde, 2017 yılındaki koruma krizi hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

    Amerikan haber sitesi The Hill, Erdoğan’ın korumalarının 2017’deki Washington ziyaretinde ‘Demirtaş’a özgürlük’ pankartları ile eylem yapan protestoculara saldırdığı belirtilen olayla ilgili mahkeme belgelerini yayınladı. Haberde, korumaların Amerikalı güvenlik personeline de saldırdığı iddia ediliyor.

    16 Mayıs 2017’de yaşanan olayda, Erdoğan’ın korumalarının Türkiye Büyükelçiliği’nin önündeki protestocularla yaşadığı kavga iki ülke arasında kriz yaratmıştı. 15 koruma hakkında yakalama kararı çıkarılmış, sonrasında 11’i hakkındaki dava düşürülmüştü.

    The Hill gazetesinin yayımladığı belgeler de, bu süreçteki dava dosyasına dayanıyor. Ziyaret sırasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu korumakla görevlendirilen ve olaylara ilk elden tanıklık eden üç Amerikan Gizli Servis yetkilisinin ABD Dışişleri Bakanlığı’na yazdığı not da belgelerde yer alıyor.

    Belgelerdeki bazı iddialar özetle şöyle:

    ‘MESLEK HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN HIZLI GİDİŞ’

    Gizli Servis çalışanlarının birinin kavganın hemen ertesi gününde ABD Dışişleri’ne yazdığı notta, Erdoğan’ın korumalarının kavgadan sonra Amerikan diplomatik güvenlik personeli ile Gizli Servis tarafından Andrews Hava Üssü’nde kendilerini bekleyen bir uçağa götürülüşü hakkında, “16 yıllık meslek hayatında gördüğüm en hızlı ortak adım ve gidişti” ifadelerini kullanılıyor.

    ‘BU ADAMLAR KONTROLDEN ÇIKMIŞ’

    Habere göre, korumalara karşı davada beş protestocuyu temsil eden Cohen Milstein Hukuk Bürosu’nun ortaklarından Agnieszka M. Fryszman, dava sürecinde “Bu adamlar kontrolden çıkmış… Bu dava, Amerikan vatandaşlarının anayasal haklarını kullanabilmesi açısından gerçekten önemli ve Türkiye’nin, anayasamız ile vatandaşlarımıza karşı şoke edici bir saygısızlığı anlamına geliyor” dedi.

    ‘AMERİKALI YETKİLİLER DE YARALANDI’

    Protestoculara yönelik saldırının ardından en az 11 kişi hastaneye kaldırılmıştı. Habere göre, olaylarda iki Diplomatik Güvenlik özel ajanı, altı Amerikan Gizli Servis yetkilisi ve bir Washington polisi de yaralandı. Bu kişilerden en az birinin hastaneye kaldırıldığı da belirtildi. Bir diplomatik güvenlik ajanı mahkeme kayıtlarına geçen ifadesinde, “İçinde bulunduğum kavgadan başımı kaldırdığımda, kelepçelenmekte ve Amerikan polisine saldırdığı gerekçesiyle zapt edilmekte olan bir diğer Türk güvenlik personeliyle çıkan ikinci bir kavgayı gördüm” dedi.

    ‘KADIN PROTESTOCUYA SALDIRI’ İDDİASI

    Kayıtlarda, yedi Türk güvenlik görevlisinin, ‘yalnız başına olan bir kadın protestocuya saldırmak için’ Çavuşoğlu’nu taşıyan diplomatik konvoydan atladığı da iddia ediliyor. Buna tanık olan Amerikalı yetkili, Türk korumaların kadına doğru koştuğunu öne sürerek, “Kadın protestocu sonuç olarak kaçtı ve saldırıdan kurtuldu” iddiasında bulunuyor.

    ‘BÜYÜKELÇİ KILIÇ ARAYA GİRDİ’

    Haberde, Türkiye Büyükelçiliği’nin önünde, bir Türk yetkilinin Çavuşoğlu’nun aracından eşyalarının çıkarılması sırasında bir Diplomatik Güvenlik ajanının eline vurduğu, bu nedenle tüm güvenlik personeli arasında kavga çıktığı, sonuç olarak iki Türk korumanın kelepçelendiği, birinin silahına el konduğu, Türkiye Büyükelçisi Serdar Kılıç’ın korumaların serbest bırakılması için devreye girdiği de iddia ediliyor. Bu iddiayı dile getiren Amerikalı yetkili, “Büyükelçi Kılıç bana, yaşananları görmezden gelip Türk güvenlik yetkililerinin serbest bırakılmasını ve planlandığı gibi Türkiye’ye uçmalarını sağlamanın bir yolunu bulup bulamayacağımı sordu” ifadelerini kullandı.

    ‘ÇAVUŞOĞLU ABD’Lİ PERSONELİ SUÇLADI’

    O gün boyunca Çavuşoğlu’nun güvenliğini sağlamakla sorumlu olan Amerikalı yetkili, Türk personelin yarım saat sonra bırakılarak Türkiye’ye döndüğünü aktardı. Yetkili, Çavuşoğlu’nun Türkiye’ye dönüşünden önce olaydan Amerikalı ajanları sorumlu tuttuğunu da belirtti; “Çavuşoğlu ‘Bu iyi olmadı’ dedi ve Türk yetkililerin kendisine, olayın asıl sebebinin Diplomatik Güvenlik ajanları olduğunu aktardığını söyledi. Ben Dışişleri Bakanı’na bunun gerçekten üzücü bir olay olduğunu ama Diplomatik Güvenlik’in sorumlu olmadığını söyledim” ifadelerini kullandı. (Gazete Duvar)