• Erdoğan’ın ‘yargı reformu’ sözleri ve gerçekte olan…

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim yatırımı gibi gözüken yargı reform paketini açıkladı. Ancak Erdoğan’ın açıklamalarıyla, Türkiye’de yaşanan gerçek bambaşka. İşte madde madde Erdoğan’ın yargı vaatleri ve gerçekler.

    Erdoğan ne dedi:
    Biz bu reformları AB dayattığı için değil milletimizin ihtiyacı olduğu için hayata geçiriyoruz.
    Gerçek:
    Avrupa birliği daha dün kapkara bir rapor açıkladı. Avrupa Birliği Genişleme Raporunda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden uzaklaşmaya devam ettiği ve yeni fasıl açılmayacağı vurgulandı.

    Erdoğan ne dedi:
    Türkiye işkence kötü muameleye sıfır tolerans anlayışını benimsemiştir. Bu iddialar artık geride kalmıştır. Bu kazanımları korumakta kararlıyız. Sistematik işkence iddiaları artık geride kalmıştır. Bu alandaki kazanımlarımızı korumakta karalıyız.
    Gerçek:
    İşkence, 2000 yılından itibaren Türkiye’de ortadan kalkmıştı. AKP iktidarıyla tekrar gündeme geldi. Ankara Barosu, daha dün Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosundaki işkence iddialarına dair bir rapor açıkladı: Rapordaki iddialar arasında, “bayılıncaya kadar dövme, taciz ve işkenceye maruz kalanları izletme, en az dört ayrı vakada insanlık onuruna yakışmayacak işkenceler yapıldığı, dövülen bir diplomatın hastaneye kaldırıldığı, doktorların buna dair herhangi bir rapor düzenlemediği, işkencenin halen devam ettiği ve işkenceyle ifade imzalatılmaya çalışıldığı” yer aldı.

    Erdoğan ne dedi:
    İfade özgürlüğünü demokrasinin en önemli şartı olarak görüyoruz. Son 6 yıllık süreçte bu özgürlüğün gelişmesine yönelik önemli adımlar attık

    Gerçek: Medyanın 80’ni AKP’nin sesi haline getirildi. Medyanın başına getirdikleri emir kullarıyla sansür daha haber yazılmadan engellendi. Muhalif gazeteciler, siyasiler, vatandaşlar torba davalarla “terörist” denilerek tutuklandı. İş seçim zamanı AKP’ye oy vermeyenlere ‘Terörist’ denecek noktalara kadar vardı.

    Erdoğan ne dedi:
    Hak ve özgürlüklere ilişkin standartların geliştirilmesine yönelik mevzuat paketleri hazırlıyoruz. Bu konudaki davalarda kanun yolu güvencesinin artırılmasını sağlayacağız. İfade özgürlüğüne ilişkin kararların istinaf aşamasından sonra Yargıtay tarafından incelenmesini sağlayacağız. Tutuksuz yargılamayı asıl yöntem olarak görüyoruz. Bu sürelerin soruşturma ve kovuşturma için ayrı ayrı düzenlemeyi ele alıyoruz.

    Gerçek: 1980’ler ve 90’larda ifade özgürlüğüne aykırı yargılamaların çoğunun “Atatürk’e, Türklüğe ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne” hakaret ile ilgiliydi. AKP döneminde bunların yerini “dine, hükumete ve Cumhurbaşkanına” hakaret sebebiyle başlatılan ceza yargılamaları aldı. Ahmet Necdet Sezer döneminde Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla 163 dava açılmıştı. Erdoğan’ın üç yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde bu sayı 13 kat arttı; 15 bine yakın insana Erdoğan’a hakaret davası açıldı. Binlerce insan, sudan sebeplerle tutuklandı. Osman Kavala örneğinde olduğu gibi aylarca hapishanede iddianamenin yazılmasını bekledi. Davalar yıllarca İstinaf ve Yargıtay’da bekliyor. Gazetecilerin ifade özgürlüğü hiçe sayılıyor. Yüzlerce gazeteci hala cezaevinde. Cumhuriyet yazarları tekrar cezaevi’ne girdi.

    Erdoğan ne dedi:
    Bir internet sitesinin tamamına değil, belli sayfanın erişiminin engellenmesine yönelik çalışmalar yapacağız.
    Gerçek: İnternet sitelerinin çoğu zaman yapılan engellemelerden bile haberi olmuyor. Mahkemeler AKP’lilerin istediği yönde aynı gün karar alıyor. Daha bugün ekşisözlük’te Şule Çet cinayeti nedeniyle açılan başlıklardaki yazılar, sanığın başvurusu üzerine mahkeme kararıyla silindi. Trabzonlulara Yunan diyen Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun kendi sözleri kendisinin başvurusu üzerine internet sitelerine daha resmi yazı bile gitmeden engellendi.