Çok Okunanlar

'Şarkıcı'dan Fatih Portakal'a tehdit: Seni elime bir verseler...

Bakan 'düzeltti': Makarna ve kömür dağıtmıyoruz, nakit dağıtıyoruz

Canan Karatay: Yüzde bin 500 kanıtlandı kanser yapıyor

İşte CHP'nin belediye başkan adayları!

CHP lideri Kılıçdaroğlu'na hakaret eden Süleyman Soylu tazminat ödeyecek!

26. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası 'Sınır' temasıyla başlıyor

İlk kez 1993 yılında, "Cinsel Özgürlük Haftası" adıyla düzenlenen İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, bu yıl 26. yaşını kutluyor. “Sınır” temasıyla 25 Haziran-1 Temmuz 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek haftada paneller, atölyeler, forumlar gibi birçok etkinlik yer alacak.

İlk kez 1993 yılında “Cinsel Özgürlük Haftası" adıyla düzenlenen hafta, Valilik engeline takılarak yasaklanmış, hafta etkinliklerine ve Onur Yürüyüşü’ne izin verilmemiş, aktivistler gözaltına alınmış, yurt dışından gelen konuklar sınırdışı edilmişti. Onur Haftası daha sonraki yıllarda da yasaklarla karşılaştı ancak etkinlikler düzenlenmeye devam etti.

Onur Haftası Komitesi, bu yılın teması olan Sınır’la ilgili “Sadece güçlünün lehine konan tüm sınırlar üstüne konuşmak, bu sınırlara karşı olanca gücümüzle savaşmak, görünmez sınırları görünür kılmak istiyoruz. Hayatlarımız, bedenlerimiz, duygularımız hakkında bol keseden nefret söylemi üreten özgüvenin sınırsızlığını kaldıracağımıza ve bize ait olanın sınırlarını belirleyebileceğimize dair inancımız tam” diyor.

Onur Haftası’nda bu tema çerçevesinde hem yerelden hem de yurtdışından sınır temasının gündemleştirileceği çeşitli kolektiflerden, örgütlenmelerden konuklar gelecek, sınırlara rağmen dayanışmanın nasıl mümkün kılınabileceği, gerçek ve tahayyülümüzdeki sınırların aramızda nasıl düşmanlıklar, ayrılıklar yarattığı konuşulacak.

'KENDİ SINIRLARIMIZ GEÇERLİ'

Onur Haftası Komitesi'nin çağrısı şöyle:

"Yazının ve düşüncenin sınırlarıyla ele aldığımız bu kavramı sınır kelimesinin anlamını hayatlarımıza dokunduğu yere doğru hep birlikte düşünerek, konuşarak, tartışarak genişletmek için bir çağrı yapıyoruz. Bu çağrıyı yapıyoruz çünkü kimliklerimizin, yönelimlerimizin, varoluşlarımızın, çeşitli bahanelerle sınırlandırılmasını kabul etmiyoruz. ‘’Dört duvar arasında ne yaparsanız yapın’’ diyerek bizi kamusal alandan tecrit edenlere karşı, bizi sıkıştırdıkları alanlardan çıkarak bir araya geliyoruz. Her gün sokaklarda pervasızca varolmaya devam eden şiddete, işkenceye, tacize ve tecavüze ses çıkarmayanlara inat; sevmeye, hazza ve paylaşmaya konulan sınırları aşındırmanın ne denli önemli olduğunu biliyoruz.

Bu çağrıyı yapıyoruz çünkü çocuk yaşta beden sınırları ihlal edilerek toplum normlarına uydurulmaya çalışılan intersekslerin farkedilmesini istiyoruz. Kendi güç pozisyonlarını korumak için bizleri ikili cinsiyet sisteminin sınırlarına tıkanların karşısına dikiliyor, bizlerden “farklı” olduğumuzu düşünerek gözlerini kaçıranlara “buradayız” diyoruz. Yönelimlerin, kimliklerin ve varoluşların sayısına çekilen sınırlara karşı kuirlerin, sayısız cinsiyet kimliğinin ve cinsel yönelimin varlığını gösteriyoruz. Aseksüellerin, aromantiklerin ve nicelerinin varlığını haykırıyoruz.

Bu çağrıyı yapıyoruz, çünkü yaşadığımız coğrafyanın sınırları ötesinde sürmekte olan savaşın yarattığı kıyımı görüyoruz ve milliyetçi, ırkçı, sömürgeci devletlerin koyduğu sınırlara karşı durmak istiyoruz. Devletlerin koyduğu sınırları binbir güçlükle aşan göçmen arkadaşlarımızla yabancı düşmanlığının ve ırkçılığın aramıza koyduğu görünmez sınırları konuşmaya ve sınırların yarattığı psikolojik, fiziksel problemleri görünür kılmak istiyoruz. Kimliklerimizden duyduğumuz onuru göçmenler, etnik azınlıklar, diğer uluslardan herkesle sınırsızca kutlamak istiyoruz. Flörtlerimizde, ilişkilerimizde erkek egemen sistemin dayattığı sınırların değil kendi sınırlarımızın geçerli olduğunu haykırıyoruz. Eşlerimizin, aşklarımızın sayısına çekilen sınırları kaldırıyoruz.

Ankara Valiliği’nin il sınırları içerisinde konan ve süresinin sınırı olmayan yasağı İstanbul’dan protesto ediyor, onların sınırlarıyla alay ediyoruz. Son 25 yıldır söylediğimiz gibi: Sınırları içine hapsedildiğimiz “gettoları değil, kentin tamamını” istiyoruz. Hapishanede insanî muamele istediği için açlık grevine başlayan ve sesini duyuran Diren’i ve birçok başka trans arkadaşımızı hapse koyup direnişimizi ve dayanışmamızı sınırlayabileceğini zannedenlere gerek açlığımızla, gerek mektuplarımızla sesimizi yükseltiyor ve insanca yaşamanın onurunu geri kazanıyoruz."

16. Onur Yürüşü'nün 1 Temmuz Pazar günü yapılması planlanıyor.

 

İlgili Haberler

Güncel

İstanbul'da Sarı Yelek eylemi

Güncel

İşkenceye maruz kalan papağandan iyi haber

Güncel

Keşan'da okullar yarın tatil

Güncel

BUDO seferleri iptal edildi

Güncel

Beşiktaş formasını çiğneyen din öğretmeni istifa etti

Güncel

İstanbul Havalimanı'na taşınma kararı ertelendi

Güncel

Şule Çet davasında flaş gelişme!

Güncel

Kızılay'a atanan kayyum iptal edildi

Güncel

Bu resme bakmak kalp durdurdu

Güncel

Meteoroloji uyardı, Bodrum teyakkuza geçti

Güncel

Ülkeye kaçak yollarla sokulan hayvanlar ihale ile satılamayacak

Güncel

Roma döneminden kalma surlar malzeme deposu oldu