Çok Okunanlar

Metropoll anketi: AKP'de oy kaybı, kriz kaygısı ve enflasyon

Muharrem Sarıkaya: 'AKP'nin Ankara adayı kesinleşti'

CHP, 14 başkanın yarısıyla yola devam edecek... İşte o isimler

MEB'den Hz. Ali skandalı!

10 Kasım'da 'Kemal Paşa' tatlısı paylaşarak Atatürk'e hakaret eden kişi tutuklandı

"TKH Gençliği sosyalist bir cumhuriyetin kavgasını yürütüyor"

Röportaj:Alev Doğan

Türkiye Komünist Hareketi Gençliği, yarın Şişli Ali Poyrazoğlu Sahnesi'nde saat 15:00'de "Laiklik, bağımsızlık ve sosyalizm için memlekete sahip çıkıyoruz" başlığı ile bir etkinlik gerçekleştirecek. Biz de etkinlik öncesinde TKH Gençliği üyesi Evrim Saldıran ile buluşup, memlekete,gençliğe ve mücadeleye dair bir söyleşi gerçekleştirdik.

Memlekete sahip çıkıyoruz sloganıyla örgütlüyorsunuz bu etkinliği, böyle bir slogan bugun neyi ifade ediyor?

Evrim Saldıran: Memlekete sahip çıkıyoruz sloganıyla iki temel noktaya işaret ediyoruz. Birincisi memleket sahipsiz değil, ikincisi ise memleketin sahibi olduğunu söyleyenler asıl sahipleri değil. Bundan sonrası ise mücadelenin konusunu oluşturuyor. halkın paralarını ayakkabı kutularına istifleyenler, dindar ve kindar bir nesil yetiştirme hedefi olanlar, işçi katliamlarına fıtrat diyerek geçiştirenler, bölgemizdeki gerici çetelere silah akıtanlar bu memleketin sahibi biziz diyorsa, karşılarında her daim memlekete sahip çıkanları görürler. Başarılı olsun ya da olmasın, ülkemizde bunun örnekleri çok. 6. Filo eylemlerinden YGS eylemlerine, ODTÜ ayakta direnişinden, Haziran Direnişine, gençliğin memlekete sahip çıkışını görebiliyoruz. 

TKH Gençliği'nin üniversitelere ve memlekete dair iddiası nedir?

Öncelikle memleketten başlayalım. TKH Gençliği Türkiye'de, eşitliğin özgürlüğün hüküm sürdüğü laik bağımsız ve sosyalist bir cumhuriyetin kavgasını yürütüyor. İnsanın insanca yaşayacağı, açlığın, sömürünün olmadığı bir ülke kurmak istiyoruz. Ülkemiz, katliamlar ülkesi haline gelmiş durumdayken sosyalizmi zorunluluk olarak görüyoruz. Üniversitelerde ise sosyalizm mücadelesinin mevzii kaybettiğini ve güçlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bizim için okumuş insan emekçi halkına karşı sorumludur. Aynı zamanda üniversitelerde bu sorumluluğu örgütlüyoruz. Memleket gündemine üniversitelerden yanıt üretebilmek, üniversitelerde laikliğin, bağımsızlığın, sosyalizmin sesini güçlendirmek için mücadele ediyoruz.

Memlekete sahip çıkıyoruz sloganıyla beraber bir süredir gençlik başkanlık istemiyor başlıklı bir kampanya örgütlüyorsunuz. Gençlik başkanlık sistemine nasıl bakmalı? 

Evrim Saldıran:Başkanlık ve yeni anayasa tartışmaları tekrardan gündem haline gelmeye başlayınca biz buraya dair Nasıl bir cevap üretebiliriz, başkanlık karşıtı bir çalışmayı Nasıl kurabiliriz sorularını gündemimize aldık. Bir çok yerde gençlik yeni anayasa istiyor afişleri, pankartları olduğunu görünce, onların yaratmaya çalıştığı algı operasyonunu boşa düşürecek, siyasi olarak başkanlık sistemini ifşa edecek bir çalışma yapmamız gerekiyordu. yeni anayasa ve başkanlık tartışmasının birbirinden ayrılamayacağını düşünüyoruz. Bu açıdan yeni anayasa başkanlık anayasasıdır, "gençlik başkanlık istemiyor"dedik. Şimdi ise bu algının üniversite ve liselerde örgütlenmesi gerekiyor. 

Yarın gerçekleştireceğiniz etkinliğe dönecek olursak...

Evrim Saldıran: Denizlerin mücadelesi bizim için anı olmayacaksa eğer, günümüze taşıyacaksak, onların emperyalizme karşı memlekete sahip çıkmalarını, işçilerle emekçi halkla birlikte yaşanılabilir bir ülke kurma çabalarını AKP Türkiye'sinde tekrardan yeşertmek zorundayız. Sosyalistler hesap sormayı dahi örgütleyici, ileriye taşıyıcı bir tarzla hayata geçirirler. Bugün Deniz'lerin, Erdal'ların, Ali İsmail'in, Berkin'in, Haziran'da yitirdiklerimizin, katliamlarda katledilenlerin hesabını soracaksak eğer, üniversitelerde, liselerde, fabrikalarda, mahallelerde sosyalizm mücadelesini ilmek ilmek örmek gerekiyor. Onların düşlerini bu topraklarda gerçekleştirdiğimiz gün, hesap günüdür.

7 mayısta Deniz'leri anacağız. Anma toplantıları yapmak sosyalistler için her zaman zor olmuştur. Zorluk anıların büyüklüğünden değil, mücadelenin günümüze taşınmasından kaynaklanıyor. Bir an bile unutmadan, aklımızdan çıkarmadan ileriye odaklanarak yürümek zorundayız. Böyle yaklaşırsak doğru bir zemin tarif etmiş oluruz. Onların memleket mücadelesi, günümüzde birinci cumhuriyetin referanslarıyla büyütülemez. Emperyalizme, kapitalizme, gericiliğe karşı mücadele sosyalistlerin görevidir. İşçi sınıfının iktidarını hedefleyenler, bu topraklarda sosyalizmi kurmak isteyenler bayrağı devralmıştır. Biz bu bilinçle, Deniz'lerin mücadelesini AKP Türkiye'sinde yükseltme hedefiyle bir araya geleceğiz.

 

 

 

13177716_1325339960816724_5050111410287768396_n-001.jpg

 

İlgili Haberler

Güncel

FBI: ABD'de nefret suçları art arda 3 yıldır yükseliyor

Güncel

Öğretmenler atama bekliyor, 10 bin bekçi daha alınıyor!

Güncel

Foça'da patlama sesi

Güncel

İdil Kültür Merkezi'nde gözaltına alınan 5 kişi tutuklandı

Güncel

Atlı polisler göreve başladı

Güncel

İtalya'dan Türkiye'nin Libya Konferansı'ndan çekilmesine ilişkin açıklama

Güncel

Billboardlara reklam yerine çöp astılar

Güncel

Hakkari'de füze saldırısı: 3 işçi yaralandı

Güncel

Zabıta, bir gencin sattığı pamuk şekerleri ayağıyla ezdi

Güncel

Fındık kabuğundan mangal kömürü elde edip satıyor

Güncel

Balıkesir'li İskender, 40 yıldır dağda yaşıyor

Güncel

KESK işsizlik ve yoksulluğa karşı miting hazırlığında