darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

'Senin bile inanamayacağın operasyonlar duyarsan şaşırma'

'CHP, 2 büyükşehiri kaybedecek'

Yandaş Mehmet Barlas'tan Erdoğan'a sert sözler

'AKP yüzde 30'ları görebilir'

Erdoğan'ın konuştu, bedelli askerlik buharlaştı

Yanardağ: Erdoğan, bir kararname ile herkesin mülküne el koyabilir!

TELE 1'de Evren Özalkuş'un sunduğu 'Türkiye'nin Geleceği' programına katılan gazeteci Merdan Yanardağ, "Rahip Brunson'ın olayı siyasal bir kriz. Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesinin olmamasının yarattığı bir sonuç. Böyle bir ülkeye yatırımcı gelmez. Biz AKP iktidarı ile aynı gemide filan değiliz. İktidarla bizim, halkın ortak bir milli çıkarı da yok" dedi.

Tele1 ve ABC Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, dün akşam Evren Özalkuş ile Türkiye'nin Geleceği' programının konuğu oldu. 

Programda, ABD ile Türkiye arasındaki kriz ve CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun gazetecilerle yaptığı toplantı konuşuldu. 

KRİZ NEDEN PATLADI?

Özalkuş'un "Bu kriz neden patladı?" şeklindeki sorusuna Yanardağ şu yanıtı verdi:

"Dünyanın hiçbir yerinde sadece betona dayalı kalkınma modeli yok. 506 milyar doları betona gömmüş durumdalar. AKP döneminde 62 milyar dolar özelleştirme yapıldı. Bu paralar üretime mi ayrıldı, hayır. Telekom Hariri ailesine verildi. Limanları sattılar. Liberalizm bir cehalettir. Bin yıllık bir teoridir. Liberalizmin eleştirisi üzerine dünyada bir dizi iktisat modeli geliştirildi. Onun için kimse liberalizm üzerinden ahkam kesmesin.

"Örneğin; bugün herkesin kabul ettiği gibi kapitalist dünyanın zirvesinde bulunan, liberalizmin uygulandığı ülke ABD'dir. Bütün öncü sektörlerde ve teknolojide hala ABD maalesef hala en öndedir. Böyle bir ülkede, limanların satılması senato tarafından reddedildi. ABD Senatoso, bir limanın Çinlilere satılmasına 'Ulusal çıkarlara aykır' oylduğu gerekçesiyle izin vermedi.

"Türkiye'de idiri mahkemelerin, Danıştay'ın "kamu çıkarı ilkesini" gözetme hakkı ellerinden alındı. Danıştay ve diğer idari mahkemeler 'yerindelik' değerlendirmesi yapamayacak. Bir özelleştirme ihalesinin sadece usülüne uygun yapılıp yapılmadığına bakacak. Yani zamanında ilan verilmiş mi, ya da biçimsel olarak gerekli koşullar yerine getirilmiş mi ona bakacak. Türkiye'de artık kamunun yani halkın çıkarını koruyacak bir mahkeme yok. Tam bir yağma düzeni kurdular. Bir özelliştinmenin ulusal çıkarlara aykırı olap olmadığını denetleyecek bir mahkeme yok. Milletin hukukunu savunacak bir kurum kalmadı. Yani bir kişi ya da kurum şu özelleştirme milli  veya kamu çıkarlarımıza ve aykırı iptal edilsin diye mahkeye başvursa, bu başvuru reddedilir."

Yanardağ'ın sözlerinin ardından Özalkuş, "Yeni sistemde herkes Erdoğan'dan onay alacak bu durumda. Yani Erdoğan ne derse o olacak demektir. Kamunun ya da milletin çıkarının ne olduğuna bir kişi karar verecek bu dudumda" ifadelerini kullandı.

'AKP ÇOK ÖZEL KOŞULLARLA İKTİDAR OLDU'

Yanardağ şöyle devam etti:

"Çevre ülkelerde kriz derinleşirken, Türkiye sıcak para akışı olan bir ülke haline geldi. Kemal Derviş'in modelini AKP sürdürmeye devam etti. Türkiye'de otomotiv fabrikası, beyaz eşya fabrikası yapıldı mı? Hayır! Ne yapıldı? AVM'ler, gökdelenler yapıldı. Üretim yok. Bunların bir bölümü geçmiş hükümetler tarafından planlanmış Devlet tahvili üzerine bir sistem yarattılar. AKP çok özel koşullar üzerine iktidara geldi. Fakat bu sermaye yatırım sermayesi değildi. Dünyanın hiçbir ülkesinde 100 milyon dolarla girip, 225 milyon dolarla çıkamazsınız. O yüzden İstanbul Borsası'nın yüzde 80'i yabancıların elindedir.

"Son krizde, seyircilerimiz deyimi hoş görsün de biraz daha 'keriz' silkelediler. Bu deyimi borsacılar, aracı kuruluşlar, brokırlar kullanıyor. Burada 'keriz' de Türk milleti oluyor. Halkı soydular. Bu kriz uzun bir birikimin sonucudur. Zenginlik üretmeyen, katma değer yaratmayan, üretim yapmayan ve bunu paylaşmayan bir ekonomik modelin krizi ile karşı karşıyayız. Peki AKP için önemli olan ne? Rejimi değiştirmek, cumhuriyeti yıkmak ve düşük yoğunluklu da olsa bir dinci rejim kurmak.. Gerisinin önemi yok." 

Özalkuş'un "Bundan sonraki süreç nasıl gelişecek? AKP'ye ihtiyaç mı kalmadı?" şeklindeki sorusuna Yanardağ şu yanıtı verdi:

"İslam dünyasının yönelik ABD ve Batı'nın yeni hegemonya modeli olan Büyük ortadoğu Projesi'nin en önemli etabı olarak bir 'Ilımlı İslam" stratejisi ya da doktirini geliştirildi. Türkiye bu stratejinin model ülkesi olarak belirlendi. AKP bu modeli yaşama geçirmeye aday oldu. ABD'yle anlaştı. Emperyalizmin bölgedeki bütün kirli işlerini gördü. Güçlenene, Cumhuriyeti yıkana kadar her dediklerini yaptı. Bu onların iktidar stratejisi, isyamcılar siyaset tarzıydı. Ancak, Dünyada ılımlı İslam modeli çöktü. Çünkü ılımlı İslam olamayacağı, bunun radikal İslam'ı besleyen bahçe olduğu görüldü. Dolayısıyla, tekbir getirerek insan boğazı kesen, katliamlar yapan, Batı'da metroları bombalayan IŞİD, El Kaide vb. gibi örgütler siyasal islamı temsil eden yapılanmalar olarak görülmeye başlandı...

"Bu örgütler güçlenince Batı'ya da saldırmaya başladılar. Tümünün mantığı aynı aslında. AKP de güçlenince kendi programını uygulamaya başladı. Artık Batı tarafından öngörülemez, güvenilemez bir müttefik haline geldi. Ilımlı İslam modeli çökünce AKP'ye de ihtiyaç kalmadı. Ama AKP ben gitmem, asıl ajandamda olan kendi programımı uygulayacağım dedi. Batı ile yaşanan krizin kaynağı budur. Değilse, emperyalist ülkeler tek bir partiye, temsilciye yatırım yapmaz.

"Batının, ABD'nin Müslüman ülkelere müdahale ve hatta işgal etmesini AKP destekledi. Oluk oluk Lmüslüman kanı akıtıldı. Müslüman Müslümanı boğazladı. AKP zamanın geldiğini, hatta geçtiğini görünce, kendi programını uygulamaya başladı. Kontrol dışına çıktı. Batı için en önemli şey, 'öngörülebilir' olmaktır, bu yok artık."

'ERDOĞAN HERKESİN MALINA EL KOYABİLİR'

Seçimlerin bir yıl geriye çekilmesiyle krizin arasındaki ilişkiyi soran Özalkuş'a, Yanardağ, CHP liderinin yemek davetinde konuşulanlara gönderme yaparak, "Kılıçdaroğlu, 'krizi biliyorlardı' dedi. AKP'nin krizin yıkıcı ve olumsuz sonuçlarından etkilenmemek için erken seçime gittikleri söyledi. Bu değerlendirme doğrudur. Seçimin  daha yaklaşık 1,5 yıl varken bu kadar erkene alınmasının nedeni budur. Krizi bilenler, Kılıçdaroğlu'nun da işaret ettiği gibi, vurgun yapmak için yaşanan paniği kullandılar. Bu krizden yararlananlar, vurgun yapanlar ise iktidar çevreleri ve yandaşlar oldu. Kriz henüz gündelik yaşama yeni yeni yansıyor. Halk bunun acısını kısa bir süre sonra hissetmeye başlayacak. Ülke bir hafta içinde yüzde 50 oranında yoksullaştı."

Evren Özalkuş'un, Trump'ın "Türkiye'nin dost olmadığı ortaya çıktı" şeklindeki sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayı bir "son dakika" gelişmesi olarak vermesinin üzerine, Yanardağ, "Rahip Brunson'ın Türkiye'de tutuklu olması, siyasal kriz. Hukukun üstünlüğü ilkesinin olmadığı ortaya çıktı. Böyle bir ülkeye yatırımcı gelmez. Erdoğan, bir cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bir gecede herkesin malına mülküne el koyabilir. Böyle bir yetki Cumhurbaşkanı'na tanınmış durumda. Mülkiyetin dokunulmazlı, kapitalizmin en kutsal ilkesidir. Özel mülkiyetin güvencesi yoksa kapitalizm de olmaz. Özel mülkiyetin güvencede olmadığı, tek adamın iki dudağının arasında olduğu bir ülkeye yabancı yatırımcı gelmez" yanıtını verdi. 

Brunson krizi ile siyasal İslamcı Ebru Özkan pazarlığını Yanardağ  "Doğruladılar. Bunun karşılığında verilen sözün tutulmadığı anlaşılıyor. Gerçek kanıtlar varsa, serbest bırakmayın. Ya da tutuklamayın. Pazarlık yaparak, serbest bırakıyorlar. Türkiye'de mahkemeler bağımsız değil " şeklinde yanıtladı. 

AYNI GEMİDE DEĞİL, AKP İLE ORTAK BİR MİLLİ ÇIKARIMIZ DA YOK!

Evren Özalkuş, "aynı gemideyiz, ortak milli çıkar, kriz siyasidir ve ABD Türkiye'ye ekonomik operasyon yapıyor" gibi son günlerin sıkça gündeme gelen yaklaşımını anımsatınca, Yanardağ şöyle devam etti:

"İslamcılar, 'Dârülharp' saydıkları Türkiye'de her şeyi yağmalanacak bir ganimet alanı olarak görüyor. Dolayısıyla milleti tarafından kendi ülkesi yağmalayan bir yer haline geldi Türkiye. Şeker fabrikalarını sattılar çünkü ABD'li Cargill var. Bu ülkede ihanet denecek her şeyi yaptılar. Bugün Türkiye duvara çarpınca, yıkıcı bir ekonomik kriz patlayınca Sonra 'aynı gemideyiz' diyorlar. Hayır efendim, aaynı gemide filan değiliz. 

"AKP Hükümeti kendisini devletin yerine koyuyor. Hayır! AKP iktidarı ile türkiye Cumhuriyeti aynı şey değildir. Bazı ulusalcı aydın ve siyasetçilerin ileri sürdükleri gibi, bizim, halkın AKP iktidarı ile ortak bir "milli çıkarı" da yok. milli çıkardan aynı şeyi anlamıyoruz. Amerikancı bir parti olarak kurulan ve iktidara taşınan AKP'den emperyalizme karşı bir bir tutum beklenemez. Bu onların doğasına aykırıdır.

"Bazı ulusalcı gazeteci, aydın ve siyasetçiler, Vatan siyasetler üstüdür" diyor. Bu da çok yanlış, tam tersine her siyasetin vatan anlayışı farklıdır. Amerikancı olmayı milliyetçilik sananlar vardı bu ülkede, biz ABD emperyalizmine karşı mücadele ederken. Vahdettin ile Mustafa Kemal'in 'vatan' anlayışı da aynı değildi. Vahdettin işgalci İngilizlerle anlaştı, Mustafa Kemal ise işgalcilere karşı ulusal kurtuluş savaşı verdi. Yurtseverlerin 'vatan' kavramı ile siyasal İslamcıları aynı 'vatan' kavramı aynı değil. Bizim tarihimiz açık. Bizim tüm tarihimiz emepryalizme karşı mücadele ile geçer. Devrimciler ABD askerlerini denize dökerken, İsmail Kahraman'ın başında olduğu islamcılar ABD filosuna dönüp namaz kıldı. "

"KILIÇDAROĞLU, 'İKTİDARA DESTEK VERMEDİK VERMEYECEĞİZ' DEDİ"

Kılıçdaroğlu'nun gazetecilere verdiği yemekte konuşulanları, genel havayı ve yazılmamak şartıyla önemli şeyler söylendiğini anlatan Yanardağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sonuç olarak; ABD ile Türkiye arasındaki gerilim suni değil. Oyun oynamıyorlar. Kriz gerçektir, Erdoğan'ı artık kontrol edemediklerini gördüler. Bilindiği gibi, Sayın Kılıçdaroğlu'nun da, 'Bu bir siyasi operasyondur. Türkiye'nin yanındayız' dediği iddia edildi. Bu yönde haberler çıktı. Ancak Kılıçdaroğlu dünkü yemekte böyle bir şey söylemediğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, 'Biz iktidara yargı bağımsızlığını kuralım, yeniden hukukun üstünlüğü ilkesini hayata geçirelim, yeniden demokrasiye dönelim, bu konularda adım atacaksanız destek veririz dedik, başka konularda değil' dediğini söyledi. 'Erdoğan yönetimine bu anlamda herhangi bir destek vermedik' dedi. Kılıçdaroğlu, bir anlamda 'aynı gemide değiliz' demek istedi."

İlgili Haberler

Güncel

Video | Atatürk düşmanı püsküllü, Hz. Hüseyin'in katilini böyle savundu: 'Yezid'e sövmeyin'

Güncel

'Lise müdürü, okula 'kral dairesi' yaptırdı' iddiası

Güncel

Alaattin Çakıcı ismiyle dolandırıcılık

Güncel

10 yaşındaki çocuk silahlı saldırı düzenlendi!

Güncel

Fransız turist otel odasında ölü bulundu

Güncel

Trafik cezalarında yeni dönem başladı

Güncel

Profesörden korkutan Marmara Depremi açıklaması

Güncel

Isparta'da iş cinayeti: Toprak altında kalan işçi hayatını kaybetti

Güncel

MGK toplantısı sona erdi

Güncel

İşsiz genç kendini ateşe verdi!

Güncel

Güney Amerika ülkelerinden 21 bin angus ithal edildi!

Güncel

HDP'li Erkan Baş'tan Fatih Altaylı'ya teklif!