• Hakkında soruşturma başlatılan Can Ataklı: Ayıp oluyor ama Emniyet…

    Hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan soruşturma başlatılan TELE1 Gün Başlıyor programının sunucusu Gazeteci Can Ataklı konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, TELE1 Gün Başlıyor programının sunucusu gazeteci Can Ataklı’nın eleştirileri sonrası soruşturma başlatılmıştı.

    Can Ataklı, bugünkü köşesinde hakkında başlatılan soruşturmayı yazdı.

    Ataklı’nın yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

    “Ayıp oluyor ama Emniyet

    Bazen gazeteci olarak üzülürsünüz.

    Çünkü yazdığınız yazı birilerini yaralamıştır, üzmüştür.

    Ya da farkında olmadan birine zarar vermişsinizdir.

    Bunlar sizi üzer.

    Ama bir de okuduğunu anlamayanların gösterdiği tepki vardır.

    Bunlar hepsinden fazla üzer.

    Çünkü “Nasıl olur, bu makama gelmiş biri yazılanı nasıl anlamaz da böyle tuhaf bir tepki gösterir?” diyerek iyice kahrolursunuz.

    İşte buna bir örneği dün yaşadım.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü, hakkımda bir açıklama yapmış.

    Çünkü hafta başında yazdığım bir yazıda İstanbul Emniyet Müdürü’nün polislere gönderdiği bir uyarıyı yazmıştım.

    Bu uyarı; polislerin gerekmedikçe “polise mukavemet ettiği” gerekçesiyle kimse hakkında işlem yapılmaması talimatını içeriyordu.

    Bu gayet normal elbette.

    Normal olmayan, genelgenin “yandaş medya mensubu bir muhabirin başına gelenden sonra” yapılmasıydı.

    Çünkü bir haber takibindeki yandaş medyada çalışan bir muhabir, polislerle tartışınca kendisine “polise mukavemet ettiği” gerekçesiyle işlem yapılmak istenmişti.

    Ben de “Zavallı polisler, yandaş medyaya toslayınca azarı işittiler” başlıklı yazımda bunu dile getirip “Ne var ki bu kez yandaş tetikçi medyaya tosladılar. Böyle olunca da azarı yediler zavallılar.” diye yazmıştım.

    Buradaki inceliği anlayamayan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, hakkımda şu açıklamayı yapmış: “Gazeteci Sayın Can Ataklı, 25.02.2020 tarihinde kaleme aldığı ‘Zavallı polisler’ ifadesiyle başlayan ve ‘…daha önce hiç benzeri olmamış biçimde…’ şeklinde yalan ifadelerle devam eden köşe yazısının son bölümünde; İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce, personelinin eğitimine ve halkla ilişkilerine yönelik sık sık yapılan ikaz ve hatırlatmalardan birini amacından saptırarak ilgisiz bir konuyla ilişkilendirmiştir. Adı geçen yazar, oluşturduğu bu kurgu üzerinden, saygısızca bir üslupla, ‘…böyle olunca da azarı yediler zavallılar’ şeklindeki aslında kendisini zavallı duruma düşüren ifadeleriyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü personelini insaf ve vicdandan yoksun bir şekilde rencide etmeye çalışmıştır. Tüm halkımızın güvenliğini sağlayan emniyet teşkilatı personeline karşı bu saygısız ifadelerin ve değerlendirmelerin sebebi bilinmemekle birlikte, keyfiyeti kamuoyunun takdirine arz ederiz.”

    Herhalde dikkatinizi çekmiştir.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün hakkımdaki açıklamasında yazımda kullandığım “zavallı” tanımının geçtiği cümlelerin tamamı yok. Cımbızla çekilmiş olan kelime, mecazi anlamından çıkarılıp bir de üstüne bana yönelik hakarete dönüştürülmüş.

    Oysa birkaç yüz kelime ile bile olsa Türkçe konuşan herkes, kurduğum cümle içindeki “zavallı” tanımının “mağdur edilmiş, haksızlığa uğramış” anlamında ve olumlu nitelikte kullanıldığını bilir.

    Ama muhtemelen “adı geçtiği için” öfkelenen İstanbul Emniyet Müdürü’nü hoşnut etmek için beni aşağılamaya çalışan bir açıklama yapmışlar.

    Buna üzüldüm işte.

    Bir de son günlerin moda sözünü kullanayım: Polisle arama nifak sokamazsınız. Yıllardır fedai olanlar hariç onlar beni bilir ben de onları. Zorlamayın daha fazla.

    YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN