darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Hasan Güneş

Eğitim kurumu kapitalist düzenle yürüyor

06.08.2018 10:23

Okul bir sistem olarak birtakım işlevsel ön gereklerini betimler. Birincisi, toplumsal sistemler diğer sistemlerle uyumlu çalışmak için yapılaşmış olmak durumundadır. İkincisi, toplumsal sistem varlığını sürdürmek için diğer sistemlerden yardım almak zorundadır. Üçüncüsü, eyleyenlerin önemli bir kısmının gereksinmelerini karşılamam zorundadır. Dördüncüsü, toplumsal bir sistem olarak varlığını devam ettirebilmek için uygun bir dile sahip olmak durumundadır.

Gerçekten, ülkemizde eğitim sistemi, ekonomi, siyaset aile kurumlarıyla uyumlu çalışıyor mu? Ülkemizde diğer kurumlarla karşılaştırıldığında eğitim kurumu kapitalist ekonomik düzenle uyumu bir seyir izliyor. Son müfredat proğramı değişikliği ile vahşi kapitalizmin yeni adı olan neoliberal düzene uyumlu bireylerin yetişmesi hedefleniyor.

Girişimci bireyler yetiştirilerek bireyciliğin önü atılmıştır. Böylece, yeni yetişen nesil bencil ve toplumun genel çıkarını hiçe sayan bir hal alıyor.

Diğer taraftan, aile kurumu eğitim kurumuyla uyumlu olmak zorundadır. Ancak, aile verilen eğitim genelde geleneksel olduğu için mevcut eğitim sistemiyle uyumlu değil. Tutarsız bir eğitimin sonucu olarak öğrenciler bocalıyor.

Yine, çağdaş demokratik ilkeler etrafında yetiştirilmesi gerekirken, öğrenciler bu anlayışın aksi yönünde yetiştirilmektedir. Elbette, böyle bir yapı müfredata bağlı olduğu gibi sınıflarda uygulanan geleneksel öğretim yöntemlerine de bağlanabilir.

Yine, sosyal bir sistem olarak okul diğer sistemlerden yardım almak zorundadır. Ancak aile kurumunun değil yardım geleneksel yapısıyla engel olduğunu görmekteyiz.

Ekonomik sistemin eğitim sistemine katkısının çok sınırlı olduğu bilinen bir gerçektir. Zira bütçeden eğitime ayrılan pay beklenenin çok altındadır.

Laik ve bilimsel bir yaklaşım en çağdaş ve uygar bir sistem iken eğitim kurumu bu anlayışın çok uzağında olduğu bilinen bir gerçektir. Öğrencileri sürekli olarak imam hatiplere yönlendirme bu anlayışın örneklerinden biridir.

Diğer taraftan, eğitim sisteminden yararlananların çok genel anlamda yine eğitim kurumunun işleyişi ve özüne katkı sunması gerekmektedir. Ancak, öğrencilerin bazıları devamsızlık, terk gibi durumlar yaratabilmekte ve kendilerini bir ölçüde gerçekleştirmede mahrum bıraktırmaktadır.

Aslında, eğitim sistemimizin başarılı olması bir”dile” sahip olmasından geçiyor. Bu dil laik ve bilimsel bir eğitimdir. Ancak, müfredat proğramı, ders kitaplarında amacından uzaklaşmayla ve nepotizm uğruna atamayla bu kaçınılmaz ilkeden vazgeçilmiştir.

Eğitim