YAZARLAR

Tüm Yazıları İbrahim Kaya

24 Haziran’a doğru yükselen umutlar!

19.06.2018 19:43

Dört gün sonra yine bir seçim günü yaşayacağız! Son yıllarda memleketin kaderiyle ilgili birbirinden önemli seçimler yaşadık. Her defasında “bu seçim geleceğimizle ilgili çok belirleyici olacak” türünden ifadeler kullandık ve esasında ülkenin yurttaşları olarak birbirimize uyarılarda bulunduk. “En önemlisi referandumdu” diyorduk ama şimdi önümüzdeki seçimlerin çok daha önemli olduğunu söylüyoruz. Türkiye’nin tarihi bir dönemeçte olduğunu; ya karanlığa daha fazla batacağını ya da aydınlığa çıkmak için kendisine bir yol bulacağını ifade ettiğimiz seçimlerden birini daha pazar günü yaşayacağız. Uzun zamandır ilk defa aydınlığa çıkmak yönünde büyük bir umudun doğduğunu açıkça görüyoruz.

Umudun doğmasında hem Cumhurbaşkanlığı adaylarından Muharrem İnce’nin yakaladığı rüzgar hem de meclis çoğunluğu açısından muhalefete ilk defa büyük bir olanak doğmuş olması etkili oldu. Yani bir taraftan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalma olasılığı gittikçe arttı ve diğer taraftan da milletvekilliği seçiminde muhalefetin yani Millet İttifakı ve HDP’nin meclis çoğunluğunu elde edebileceği olasılığı ciddi bir olasılık haline geldi. Bu umudun veyahut iyimserliğin arkasındaki iklime bakmamız gerekir.

Seçimlere yaklaşırken toplumda iki önemli eğilimin güçlendiğini gözlemliyoruz. Birincisi, toplumun önemli bir bölümünün Tayyip Erdoğan yönetiminden ciddi anlamda sıkılmış olması ve buna bağlı olarak alternatif adaylardan Muharrem İnce’ye fevkalade ilgi göstermesidir. İkincisi ise ekonomik olarak işlerin yolunda gitmediğine yönelik farkındalığın yükselmesidir. Yani bir taraftan eskimiş artık deyim yerindeyse bıkkınlık vermiş politikacı figüründen daha yeni, genç ve umut veren politikacı figürüne ilgilerin çevrildiği bir dönemdeyiz ve diğer taraftan da seçmenlerin ekonomik olarak mevcut iktidara eskisi kadar güven duymadığının aşikarlaşmasını görüyoruz.

Muharrem İnce Faktörü
Muharrem İnce gibi bir muhalif lider beklentisi demek ki toplumda uzunca bir süredir vardı; Tayyip Erdoğan karşısında ilk defa gündemi kendisinden önce belirleyen bir lider buldu. Her daim tartışmaların kendisinin belirlediği çerçevede yapılmasını başaran bir liderdi Tayyip Erdoğan. Gündemi o belirlerdi, öne çıkacak konular ondan sorulurdu… Ancak, şimdi durum önemli ölçüde tersine döndü: Muharrem İnce gündemi belirliyor; tartışılacak konuyu ve çerçevesini şekillendiriyor. Bu durum, siyaset sosyolojisi açısından liderin kitleler gözündeki önemi düşünüldüğünde, Muharrem İnce’nin fevkalade ciddi bir çıkış gerçekleştirdiğini gösteriyor.

Muharrem İnce’nin ve ekibinin sadece Tayyip Erdoğan’a karşıtlık üzerinden politik strateji kurulamayacağına dair farkındalığı, ekonomik, bilimsel, eğitimsel vb. hususlarda çok kapsamlı ve içeriği zengin bir programla Tayyip Erdoğan’ı deyim yerindeyse köşeye sıkıştırmada oldukça başarılı bir sonuç vermektedir. Ayrıca Muharrem İnce’nin halkçı bir profil çizmesi onun öne çıkmasındaki çok temel dinamiklerden birini oluşturmaktadır.

Gerek harmandalı oynaması, gerek bisiklete binmesi ve gerekse horon oynaması Muharrem İnce’yi halkın gözünde “bizden biri”, “bizim çocuk”, “abimiz” kılmaktadır. Köylü bir çocuğun içinden geldiği halkı unutmayışı ve aynı zamanda aldığı eğitim sayesinde cumhuriyetin sunduğu sosyal hareketlilikten faydalanarak önce öğretmen sonra milletvekili oluşu onu son derece önemli ve başarılı bir halk adamı kılmaktadır. Başarı hikayesinin ancak halkla birlikte bir anlam taşıdığı mesajını yerinde söylemler ve davranışlarla topluma gösteren Muharrem İnce seçmenlerin ilgisini başarıyla çekmiş durumdadır.

Ekonomik Sorunlar Faktörü
Ekonomik sahadaki işleyişe dair toplumun önemli bir bölümü artık karamsar ve iyileşmeye ihtiyaç olduğu hususunda oldukça emin. İşsizlik ve yoksulluk gibi büyük sosyal sorunların çözümünü her daim ertelemiş olan mevcut iktidardan toplumun umutlu olmasını beklemek artık tam bir hayaldir. Yoksulluğu çözülecek bir sosyal sorun olarak görmekten ziyade, devam ettirilebilir bir mecburiyet olarak gören mevcut iktidarın ekonomik sahada daha iyisini vaat etmesinin sınırlarına gelindiği muhakkaktır.

Yoksullara yönelik yardım programlarının olası bir iktidar değişikliğinde uygulanmayacağı “masalı” da artık tükenmiş, son bulmuştur. Yaşlılık, dul, engellilik aylıklarının sadece kendi iktidarları döneminde sağlandığını ve kendileri giderse bu sosyal yardımların ortadan kalkacağını uzun süre propaganda ederek, bu propagandanın ekmeğini yemiş olan mevcut iktidara bu hususlarda artık yoksullar, yardıma muhtaçlar önemli ölçüde inançlarını yitirmişlerdir.

İşsizlik oranının gittikçe büyüdüğü ve özellikle gençlerin ve üniversite mezunu gençlerin işsizlik oranlarının arttığı bir dönemdeyiz. Nüfusun önemli bir bölümünü oluşturan gençlere gelecek vaat edemeyen bir iktidarın artık meclis çoğunluğunu elde etmesinin son derece zor olduğunu gözlemliyoruz.

Ayrıca kentlerdeki yeni girişimcilerden, eğitim düzeyi yüksek beyaz yakalılardan oluşan toplumsal katman için de mevcut iktidar yolu açamıyor hatta onlara engel teşkil ediyor. Yani girişimci de, iyi kazanan avukat veyahut doktor da mevcut iktidarla daha fazlasını elde etmenin yolunun kapandığına önemli ölçüde kani olmuş durumdadır. Hukukun işlemediği, güvensizliğin üst düzeyde olduğu ortamda bu katmanın memnun olması beklenemez.

Muhalefet partilerinin ekonomik sahadaki sorunların çözümüne ilişkin vaatleri ve programları toplumun önemli bir bölümünün ilk defa mevcut iktidardan ziyade muhalefet partilerine gözünü çevirmesini sağlamış durumdadır. Ekonomik sorunların başka bir parti veya partiler tarafından çözülebileceği fikrinin seçmenlerde yer etmesi sonuçları ciddi biçimde etkileyecektir.

Kısacası, önümüzdeki Pazar gününe umutlu gidiyoruz. Hem liderlik açısından Muharrem İnce’nin toplumdan büyük bir ilgiyi görmesi hem de toplumun ekonomik sahadaki gidişattan duyduğu memnuniyetsizlik, Cumhurbaşkanlığında da mecliste de iktidar blokunun çoğunluğu elde edemeyeceği yani seçimleri kazanamayacağı olasılığını kuvvetlendiriyor. Demek ki sandığa gidilecek, oy kullanılacak ve sandıklara yani oylara sahip çıkılacaktır!

Eğitim