İbrahim Tatlıses: Erdoğan’ı o kadar eleştirdim ama ne tahtım, ne de tacım devrildi

İbrahim Tatlıses: Erdoğan’ı o kadar eleştirdim ama ne tahtım, ne de tacım devrildi

Sanatçı İbrahim Tatlıses, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili olarak, “Recep Tayyip Erdoğan her şeyden önce çok vefalı bir insan. Ben onu hapisteyken bir kere ziyaret etmiştim. Hatta ondan sonra Cem Uzan döneminde meydanlarda onu çok eleştiren konuşmalar da yapmıştım. Seçildikten sonra  “O kadar açıklamamın ardından tacım da, tahtım da devrilir” dedim ama öyle olmadı. Ne tahtıma, ne de tacıma karıştı .Kim ne derse desin umurumda değil, Erdoğan beni nereye çağırırsa giderim. Ölene kadar da yanındayım” ifadelerini kullandı.

Sabah gazetesinden Tuba Kalçık’a konuşan sanatçı İbrahim Tatlıses, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a övgüler dizdi.

“Doğdunuz mağara restore edilip müze olacak. Neler hissediyorsunuz?” sorusunu yanıtlayan Tatlıses, “Ben nereden geldiğimi hiç gizlemedim. Samimi ve dürüst bir insan olmam beni bugünlere getirdi. Mağarada doğdum ve iftihar ediyorum bununla. İnsanların da burayı görmesini, hangi koşullarda hayata başladığımı bilmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘DAHA NE YAPSINLAR, TÜRKİYE’NİN HER YERİNE OTOBAN YAPTILAR’

Doğduğu mağaranın müze olmasının Urfa turizmine katkı sağlayacağını söyleyen Tatlıses, “Şehrin turizmini zenginleştirecek bir yatırım da yapacağım ve Urfa’nın merkezine büyük bir otel kazandıracağım” dedi. Urfa’nın yollarının ‘eskiden çok kötü olduğunu’ hatırlatan Tatlıses ayrıca, hükümetin yaptığı otobanlarla ilgili olarak ise şunları söyledi:

“İlla eleştirecekler ya… ‘O kadar senedir iktidardalar, ne yaptılar?’ diyorlar. Ya elinizi vicdanınıza koyun, daha ne yapsınlar? Türkiye’nin her yerine otoban yaptılar. İstanbul’a bakın. Üçüncü köprüyü de yaptılar, Boğaz’ın altına tünel de.”

‘VERİN ÇOCUKLARI’

Çocuklarının kaçırıldığı iddiasıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde eylem yapan annelerle ilgili açıklamalarda bulunan Tatlıses, “Ben de babayım. O ailelerin dramını görünce mahvoluyorum. Anneler biliyor çocukları oradan gitmiş ve geri gelmiyor. Verin çocukları. Kimseyi ayırmayın evladından” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili olarak “Erdoğan beni nereye çağırırsa giderim, ölene kadar da yanındayım” diyen Tatlıses’in röportajının ilgili kısmı ise şu şekilde:

“Siz Erdoğan’ın düzenlediği resepsiyonlara, mitinglere katılan bir sanatçısınız. Hatta zaman zaman bu yüzden sizi eleştirenler de oluyor.

Recep Tayyip Erdoğan her şeyden önce çok vefalı bir insan. Ben onu hapisteyken bir kere ziyaret etmiştim. Hatta ondan sonra Cem Uzan döneminde meydanlarda onu çok eleştiren konuşmalar da yapmıştım. Seçildikten sonra “O kadar açıklamamın ardından tacım da, tahtım da devrilir” dedim ama öyle olmadı. Ne tahtıma, ne de tacıma karıştı. Onu o kadar eleştirmeme rağmen beni nerede gördüyse sevgi ve saygıyla yaklaştı bana. Böyle birinin yanında olmayıp da ne yapacaksınız? Kim ne derse desin umurumda değil, Erdoğan beni nereye çağırırsa giderim. Ölene kadar da yanındayım. Hastalandığımda her anımı takip etti. Beni hiç yalnız bırakmadı. Vefa budur işte.

Çözüm sürecine de destek veren isimler arasındaydınız.

Tabii desteklerim. Barış için gittim ve destekledim, “İnsanlar ölmesin” dedim. Başkan Erdoğan’la Diyarbakır’a gittiğim için, barışı desteklediğim için beni eleştirenler var. Ayıptır. İnsanlar ölmesin diye gittim ben… Şimdi beni eleştirmek için sağda solda bunu yazıyorlar. Barış istemek kötü mü anlamış değilim. Siyasi görüşüm yüzünden neler neler yazıyorlar… Yazsınlar hiç önemli değil, ne olduğum ortada. Ama kimse unutmasın; hepimiz bu toprakların evladıyız, bu ülke hepimize emanet, biz de birbirimize emanetiz.”

“Ahmet Kaya için kellemi koyardım, yine onu korurdum”

Magazin Gazetecileri Derneği Ödül Töreni’nde Ahmet Kaya’ya yapılan linç girişiminin hatırlatılması üzerine, “Ahmet canımdı” diyen Tatlıses, “Orada değildim. Taksim Maksim’de sahnedeydim o gece. Gece 12’de sahneden indim ve sonra gittim geceye. Eğer ben orada olsaydım asla Ahmet’in linç edilmesine izin vermezdim. Önüne kalkan olurdum. Kellemi koyardım, yine korurdum onu. Olayların büyümesine müsaade etmezdim zaten en başta. Gurbete gitti sonra. Türkiye hasretinden öldü” diye konuştu.

İlgili Haberler

ÇOK OKUNANLAR

YAZARLAR