• İstanbul’u izlediniz mi?

    Muhteşem bir topluluk, muhteşem bir kalabalık…

    Halkın seçtiği Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmak için sokağa çıkışına tanık olduk.

    Bu olay beni 1980 yılının Eylül ayına götürdü…

    6 Eylül’de Petrol-İş Sendikası’nın kongresi yapılacaktı. CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit özel kalem müdürü İsmail Aşıkoğlu’na kongreye gitmeyeceğini, o nedenle bir başarı telgrafı çekmesi gerektiğini söyler.

    Ne olduysa, Ecevit 5 Eylül günü karar değiştirerek kongreye gitme kararı alır.

    6 Eylül günü Petrol-İş Genel Başkanı Cevdet Selvi’nin karşıladığı CHP Genel Başkanı Ecevit kürsüde o güne kadar değinmediği konulara değinerek şunları söyler:

    “Türkiye’de sanki bir maç oynanıyor. Bu maçta sahada siyasal partiler ve siyaset adamları var. Toplumun büyük kesimi ise tribünlerde seyirci…
    İşçiler de genellikle tribündeki seyirciler arasında yer alıyor… Orada da bir yanlışlık var…

    Ama bence asıl yanlışlık, demokratik siyasal mücadelenin bir tür seyirlik maç sanılmasıdır. Öyle bir maç ki, seyirciler ayrı tribünlerde pasif durumda. Sahada oynayan takımlar ayrı..
    Oysa demokrasi ancak bu tür ayrımlar ortadan kalktığı oranda gerçeklik kazanır. Toplum tribünde seyirci, partiler de sahada oyuncu durumunda olursa, yalnızca partilerle politikacılar soyunup sahaya çıkar… Halk da tribünde seyirci gibi kalırsa demokrasi gerçeklik kazanmaz…

    …Tribünden sahaya ininiz. İşçi hareketinin ortak politikasını ve stratejisini anayasa ve yasalar çerçevesinde saptayınız. …O zaman siz de kurtulursunuz, demokrasi de kurtulur. Demokrasimiz, o zaman işleyen ve halka mutluluk getiren gerçek bir demokrasi olur ve sahada kavga biter.”

    İstanbullular, demokrasiye , seçtikleri Ekrem İmamoğlu’na Ecevit’in bu sözlerini belki de bilmeden sahip çıktı.

    Bir tarafta demokrasiye sahip çıkan İstanbullular, diğer yandan AKP yanlısı gazetelerin ve Cumhur ittifakı yöneticilerin tahrikleri sonucu saldırılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.
    Bu saldırı, İmran Öktem’in cenaze töreninde İsmet Paşa’ya yapılan saldırıyı anımsattı kuşkusuz. Ancak o dönemde her şeye rağmen devlet vardı ve Paşa’ya saldırı önlenmişti.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na Ankara’ın Çubuk ilçesindeki şehit cenazesinde atılan tekmeler, yumruklar… Bir anlamda linç girişimi olarak nitelenebilecek bu olaya tahrikçiler ne diyecek.
    Partisinin İl ve Belediye Başkanları toplantısında konuşan, her zamanki gibi CHP’yi hedefe oturtan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir de şunları söylüyor:
    “Hiç kimse bize demokrasi ahkamı kesmesin. Hiç kimse demokrasi dersi vermeye çalışmasın. ”

    Bahçeli’nin – varsa – demokrasi anlayışı, nedir? Hedef göstermek mi?

    Bahçeli de, demokrasiyi anlamayanlar da şunu bilmelidir ki, halk size rağmen demokrasiye sahip çıkıyor, bundan böyle de çıkmaya devam edecek.