• Kanal İstanbul ısrarı neden? ‘ABD, Karadeniz hariç tüm dünya denizlerine istediği gibi girebiliyor’

    Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen AKP’nin yapmakta ısrarcı olduğu Kanal İstanbul projesine ilişkin konuştu. Projenin arkasında ABD’nin olduğunu söyleyen Ertürk, “ABD, Karadeniz hariç tüm dünya denizlerine istediği gibi girebiliyor, kontrol edebiliyor. ABD, ve İngiltere Karadeniz’de daha fazla faaliyet göstermek, HAK gemilerini sokmak istiyor. Bunun için de Montrö rejiminin değiştirilmesi, tartışılması gerekiyor” dedi.

    Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen Kanal İstanbul Çalıştayı’na konuşmacı olarak katıldı. Projeyi ‘ucube’ olarak nitelendiren Ertürk, Kanal İstanbul’un Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışmaya açtığını vurgulayarak, bunun Karadeniz’in güvenliğini sarsacağını ifade etti.

    Ertürk konu hakkında şu açıklamaları yaptı:

    ‘BU BİR PROJE DEĞİL UCUBE’

    “Öncelikle sözlerime şunu belirterek başlamak istiyorum. Kanal İstanbul bir proje değil, ucube. Niçin proje değil? Bir şeyin proje olabilmesi için bir sorunu, bir problemi çözüyor olması lazım. Şimdi size soruyorum Kanal İstanbul, İstanbul’un, Marmara Bölgesi’nin ya da Türkiye’nin hangi problemini çözüyor? Hiçbirisini. Hatta Türkiye’ye egemenlik, güvenlik, savunma, ekolojik denge, çevre ve şehircilik konusunda inanılmaz problemler çıkarıyor. Onun için bu bir proje değil, gerçekten bir ucube.

    Niçin bu projeye gerek duyuluyor? Birincisi; Montrö. Bu projeyi birileri bu iktidarın yetkili ağızlarının kulaklarına söylemişler. İkincisi de rant projesi, yani buradan para kazacak ve komisyon alacaklar. Neden bu iş yapılıyor? Montrö’nün bir şekilde tartışılması, masaya gelmesi, rejiminin değiştirilmesini Amerikalılar ve İngilizler gerçekten çok istiyorlar.

    Amerikalılar bir küresel güç. Küresel gücün en büyük gücü de kendi deniz kuvvetler donanmasıdır. Bugün dünyanın %70’i denizlerle kaplı. Bunun lideri de ABD. Öyle bir deniz kuvvetleri var ki kendisinden sonra gelen 14 deniz kuvvetlerinden daha güçlü; 11 tane uçak gemisi var. Her biri 100 bin ton…

    Kuzeyimizde güçlü bir ülke var; Rusya. Bu anlamda 1 tane bile uçak gemisi yok. Akdeniz dünya denizlerinin yüzde 1’i. Karadeniz de Akdeniz’in 6’da 1’i. Ama ABD, bu küresel güç, tüm dünya denizlerine hiçbir sınırlandırma olmadan girebiliyor, kontrol edebiliyor. Yalnızca bir denize istediği gibi giremiyor. O da Karadeniz. Uçak gemilerini sokamıyor, deniz altılarını sokamıyor. Deniz altılar özellikle nükleer başlıklı balistik füzeler için önemli. Bunları buraya (Karadeniz’e) sokmak istiyorlar.

    ‘ABD GEMİLERİNİ KARADENİZ’E SOKMAK İSTİYOR’

    Hatta 2008 Gürcistan krizinde büyük tonajlı bir hastane gemisini bile ABD buraya sokamadı. Özetle, ABD ve İngiltere Karadeniz’de daha fazla faaliyet göstermek, buraya HAK gemilerini sokmak istiyor. Şu anki Montrö rejimiyle bunu yapabilmesi mümkün değil. Bunun için Montrö rejiminin değiştirilmesi, tartışılması lazım. İktidar tarafından da dile getirilen bu projenin arkasında Amerikalılar var.

    Bu sadece kitaplardan, hukuki pasajlardan çıkardığım bi anlam değil. ABD’nin jeopolitik hedefi ve benim meslek yaşamım boyunca benim seviyemdeki amiral ve subaylar nasıl bana Montrö’nün değiştirilmesi rejimini anlatmışlarsa; karşı tarafın siyasetçilerin de Türkiye’yi yöneten en üst düzeydeki siyasetçileri yönlendirmeye çalıştıklarından hiç şüpheniz olmasın.”