• Karısı katile mektup yazdı: ‘Küllerini Diyarbakır’a gömeceğim’

    Diyarbakır’da 16 yaşındaki bir uyuşturucu bağımlısı tarafından bıçaklanarak öldürülen Güney Koreli misyoner Jin Wook Kim’in (41) katiliyle bir çay ocağında dakikalarca yan yana oturduğu ortaya çıktı. Cinayetten beş gün sonra bir kız çocuğu dünyaya getiren Kim’in eşi Jung In Jang, “Gelecekte Diyarbakır’da yaşamak ve eşimin küllerini burada gömmek istiyorum” dedi.

    Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre, Jin Wook Kim ve Jung In Jang 2011 yılında Güney Kore’deki bir kilisede tanışıp evlendi. İkisi de evliliklerinden önce ziyaret ettikleri Türkiye’de yaşamaya karar verdi. 2016 yılında Şanlıurfa’ya yerleştiler. Jung In Jang’a göre Türkiye’de yaşamak istemelerinin sebebi kültür farkı, samimiyet ve kendilerine iyi davranılmasıydı. Türkiye’de Barış adını kullanan Jin Wook Kim Kore’de baharat ticareti yapan bir şirketin Şanlıurfa temsilciliğini açtı.

    Harran Üniversitesi’nde sosyoloji yüksek lisansına başladı. Koreli çift ve beş yaşındaki oğulları Ean Woo Kim üç yıl mutlu ve huzurlu bir hayat yaşadı. Koreli çift 5 ay önce Diyarbakır’ın varoş sayılan Bağlar ilçesine taşındı.

    KATİLİYLE YAN YANA OTURDUĞU ORTAYA ÇIKTI

    20 Kasım gecesine kadar her şey normaldi. Kim, saat 22.00 sıralarında kahveye gitmek için evden çıktı. Soruşturma dosyasındaki detaylara göre saat 22.24’te Mevlana Çay Ocağı’nın önündeki taburelerde oturup mahalleliyle sohbete koyuldu. Saat 23.22’de mahallede ‘Maşo’ diye tanınan 16 yaşındaki S.D. çay ocağına geldi. 10 dakika Kim ve Y.H. ile yan yana oturdu. Aralarında bir diyalog geçmedi. Kim saat 23.34’te kalkıp evine doğru yürüdü. S.D. takip ettiği Kim’in yolunu ıssız bir yerde kesip 8 kez bıçakladı.

    ‘ANLAMADIĞIM DİLDE KÜFÜR ETTİ’

    S.D. ifadesinde o gece iki farklı uyuşturucu kullandığını, kamera görüntülerinin aksine Kim ile hiç karşılaşmadığını iddia etti. Kız arkadaşıyla konuşmak için Kim’den cep telefonunu istediğini anlatan S.D., “Vermek istemedi. El kol hareketi yaptı. Anlamadığım dilde küfür etti ve yumruk attı. Bıçağı salladım. Vatandaşlar toplanınca telefonu atıp kaçtım” dedi. S.D. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Jin Wook Kim ise ailesinin isteği üzerine Güney Kore’de yakıldı.

    Kim’in ölümünden 5 gün sonra eşi Jung In Jang, Ha Son ismini verdiği bir kız dünyaya getirdi. Çocuklarıyla birlikte halen Diyarbakır’da yaşayan Jung In Jang, cinayetle ilgili gasp iddialarının gazetelere yansıdığını ancak eşinin parmağındaki alyans ve cüzdanının alınmadığını belirterek şunları söyledi:

    “Bu yüzden bir insanın öldürüleceğine inanamıyorum. Katili görsem ona ‘Neden yaptın’ diye sorardım. Bir ay sonra Güney Kore’ye döneceğim ancak gelecekte Diyarbakır’da yaşamak istiyorum. Biz Türkiye’yi çok sevdik. Türkler çok yardımsever insanlar. Eşimin Diyarbakır’da gömülmesini istiyordum fakat kayınpederim Güney Kore’de olmasını istedi. Ben gelecekte Diyarbakır’a geldiğimde eşimin küllerini buraya gömeceğim.”

    KATİLE MEKTUP YAZDI

    – Jung In Jang cezaevindeki S.D.’ye de bir mektup yolladı. Jang mektubunda şunları yazdı: “Merhaba, Ben Jin Wook Kim’in eşiyim. Anlamıyorum eşime neden öyle yaptığını. Ama sana kızmadım. Sonsuza dek cehennemde kalırsın diyorlar. Ama eşim ve ben istemiyoruz. Sen de cennete git diye dua edeceğim.”