• Kendi çıkardığı yasayı veto eden Erdoğan: İlk defa önümüze gelmiyor…

    Kendi çıkardığı yasayı veto eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 termik santralin “filtresiz çalışma” önergesinin reddedilmesine ilişkin açıklama yaptı. Erdoğan, “Bu erteleme tabii ilk defa önümüze gelmiyor. Ne yazı ki yüklenici firmalar maalesef buralardaki filtre çalışmalarını gerçekleştirmediler. Şimdi bir talepte daha bulunuyorlar. Bizim bir şeyde kararlılığımız var. Paris Sözleşmesi ile bir süreci yaşıyoruz. Orada iklim değişikliğiyle ilgili birçok teklif geldi. Ancak bu kişiler sözlerinde durmadılar. Biz de imza atmadık. Amerika da bunu imzalamış değil” dedi.

    Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Adil Öksüz’ün yerini biliyoruz” sözlerine ilişkin olarak bir açıklamada bulundu. FETÖ’ye mensup isimlerin adresleriyle birlikte kaçtıkları ülkelerden istendiklerini ancak yönetimler tarafından bu kişilerin korunduğunu söyleyen Erdoğan, “Maalesef bu FETÖ’cü teröristleri bize bugüne kadar teslim etmediler. Şu anda bununla ilgili böyle bir durum yok. Burada İçişleri Bakanlığımız yapılacak bir operasyonla karga tulumba alır gelir mi, o ayrı bir konu, onu da zaman içerisinde görürüz” dedi.

    Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanınan bazı grupların NATO’daki bazı ülkeler tarafından böyle nitelendirilmediğinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Bu konu Londra’da gündeme gelecek olursa tavrımız aynıdır. Değişen bir şey yoktur. Bizim NATO’daki dostlarımız terör örgütü olarak kabul etmezse kusura bakmasınlar, orada atılacak adımın her türlü karşısında oluruz” dedi.

    ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Reuters’a yaptığı açıklamalarda, “İttifakın birliği, ittifakın hazırlığı daha büyük konulara odaklanmanız gerektiği anlamına gelir. Daha büyük mesele de NATO’nun hazırlıklıklı olma halidir. Herkes Türkiye’nin ajandasını onaylama niyetinde değil. Herkes onların tehdit olarak gördüklerini tehdit olarak görmüyor” diyerek ABD’nin YPG hakkındaki duruşunun değişmeyeceğini ifade etmişti.

    Erdoğan, NATO İttifakı’nın kuruluşunun 70’inci yıl dönümü dolayısıyla Londra’da düzenlenecek NATO Liderler Toplantısı’na katılmak üzere Birleşik Krallık’ı ziyaret edecek. Erdoğan, ziyaret vesilesiyle Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek Dörtlü Zirve’ye iştirak edecek.

    NATO zirvesi öncesinde Ankara’da konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Terör karşısında ilkeli bir tavır göstermelerini isteyeceğiz”

    “Bazı çevreler art niyetli şekilde ülkemizin NATO üyeliğini gölgelemeye çalışsa da bizim duruşumuz bellidir. Ülkemizle ilgili kötü niyetli tartışmaları nazarı dikkate almadık, almıyoruz. Londra’da bazı devlet başkanlarıyla görüşmelerimiz olacak. Ayrıca bugün Birleşik Krallığın daveti üzerine Fransa ve Almanya liderleriyle dörtlü bir toplantı yapacak, bölgesel konuları ele alacağız. Liderleri Barış Pınarı Harek3atı’nda son durumu ve Suriyelilerin bölgelerine geri dönüşleriyle ilgili projelerimizi anlatacağız. Libya’daki gelişmeler de zirve toplantısının gündeminde yer alacak. Bu ülkede bir an evvel ateşkes sağlanması konusunda atılabilecek adımları konuşacağız. İngiltere ve Avrupa!da yaşayan insanlarımızla kucaklaşacağız.”

    “Özellikle ünlü mimar Marx’ın üstlendiği Mütevelli heyetinde Cambridge Camisi’nin de açılışını yapacağız.”

    Soru-cevap

    Termik santral kararında Erdoğan’ın fikrini ne değiştirdi?

    (Santrallerdeki kararınızı değiştirmede ne etkili oldu?)

    “Bu erteleme tabii ilk defa önümüze gelmiyor. Daha önce de bu talep geldi. Bu ertelemeler yapıldı. Ne yazı ki yüklenici firmalar maalesef buralardaki filtre çalışmalarını gerçekleştirmediler. Şimdi bir talepte daha bulunuyorlar. Bizim bir şeyde kararlılığımız var. Paris Sözleşmesi ile bir süreci yaşıyoruz. Orada iklim değişikliğiyle ilgili birçok teklif geldi. Ancak bu kişiler sözlerinde durmadılar. Biz de imza atmadık. Amerika da bunu imzalamış değil. Derdimiz yenilenebilir enerji konusunda bir defa havanın kirletilmesine fırsat vermeyen bu tür kuruluşları ilanihaye çalıştıramayız. Yapılacak olan neydi bu termik santrallerde daha başında bu fitrelerin yapılması kararı var. Ama siz bu karara uymazsanız, siz çok daha fazla para kazanacaksınız diye biz halkımızın soluduğu havanın kirlenmesine müsaade edemeyiz. Böyle bir şeyi kabul etmem mümkün değildi. Bir tarafta halkım bir tarafta sermaye vardı.

    Tabii o dönemde de yine aynı şeyler gündemimizde oldu. Kendileriyle görüşmelerimiz oldu. Bu bacalara modern anlamda filtreleri yerleştirmezseniz bu işin süresi anında kısıtlanır. Verilen sözler tabii ki biz de insanımızı düşünüyoruz vesaire. Ne yazık ki verdikleri sözü tutmadılar. Kendileriyle görüşünce hâlâ partükül değerleri şöyle düşürüldü böyle düşürüldü. Ben halkıma bakıyorum. İş bitmiştir. Burada kararın vericisi halkımdır.

    Bunun yolu da büyük ihtimalle yeniden ihaledir. Ya da bu bölgeye süratle oraya doğalgazı getirebiliriz. Doğalgazla da enerji ihtiyacımızı giderebiliriz. İstihdam konusunda sıkıntılar yaşanabilir. Bu sıkıntıyı da inşallah farklı yollarla ortadan kaldırırız.”

    Adil Öksüz açıklaması: İçişleri Bakanlığımız yapılacak bir operasyonla karga tulumba alır gelir mi, o ayrı bir konu

    “Bakanımızın buradaki ifadesi aslında bu haddini bilmez, kendini bilmez malum kişi, bu ülkeden kaçmıştır ama sürekli olarak ne yazık ki gittiği ülkelerin yönetimleri tarafından koruma altında. Bakıyorsunuz, çok farklı ülkelere gidiyorlar. Belçika’ya oradan Almanya’ya. Şu anda ona benzer yüzlerce, binlerce FETÖ’cü terörist buralarda yaşıyor. Biz bunların hepsini istedik, istedik ama adreslerini vererek istedik. Buna rağmen buraların yönetimleri maalesef bu FETÖ’cü teröristleri bize bugüne kadar teslim etmediler. Şu anda bununla ilgili böyle bir durum yok. Burada İçişleri Bakanlığımız yapılacak bir operasyonla karga tulumba alır gelir mi, o ayrı bir konu, onu da zaman içerisinde görürüz.”

    “Türkiye egemenlik hakkını Fransa’yla tartışmaz”

    (İlkeli bir tavır görmediğiniz takdirde Türkiye’nin yeniden kapıları açması gündemde mi? ABD Başkanı Trump’la da görüşmeniz gündemde. F-35’ler konusunda bir çalışma mekanizması oluşturulması gündemdeydi. Bu süreç ne aşamada?)

    “Dörtlü zirve ile alakalı güvenli bölge burada ağırlıklı olarak gündemimizde yer alması önem arz ediyor. Bu konuda da bizim bir Telabyad, Resulayn 120 kilometre ve 32 derinlik, burası var. Burayı birinci dereceyle kendileriyle görüşeceğiz. İlgi ve alakalarını anlamak istiyoruz. Burada Almanya, Fransa nasıl yaklaşır bilmiyorum. Kendilerinden bunları dinleyeceğiz. Biz yaptığımız plan çalışmalarını yeniden sunacağız. Ha ilgileri alakaları varsa da bunu dünya ile paylaşacağız. Yoksa da paylaşacağız. Diğer ülkelerle de bunu paylaşma yoluna gideceğiz. Burada özellikle de şu anda Fransa’yı Doğu Akdeniz olayı, bizim Libya ile yaptığımız çalışma ciddi anlamda rahatsız ediyor olabilir. Bu konuda kendilerinin bunu gündeme getirmeleri halinde de attığımız adımın Libya ve Türkiye’nin egemenlik hakkıdır, bu egemenlik hakkı biz sizinle tartışmayız. Bunu kendilerine çok açık bir şekilde söyleyeceğiz. Egemenlik haklarımızla doğan hakkımızı da sizinle tekrar masaya yatırmayız. Sayın Trump’la gündeme gelirse, daha önceleri görüşmelerimiz belli. Tekrar gündemde müzakere eder konuşuruz. Temenni ederim ki neticesi hayırlı olsun.”

    “Yunanistan Başbakan’ı Londra’da bizimle bir görüşme talebinde bulundu”

    (Libya konusuna değindiniz. Önemli bir anlaşma imzalandı Yunanistan, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden Libya’ya baskı açıklamaları geliyor. Yunanistan bazı adımlar atacağını ifade ediyor. Somut adımlar atmaya çalışılırsa buna tavrınız ne olur? Bu anlaşmanın ardından mevcut bölgede çalışmalar hemen başlayacak mı?)

    “Yunanistan adımlarını atabilir. Bizim de tabii adım atma hakkımız saklıdır. Gereği neyse gereğini de anında yaparız. Bu konuyla ilgili olarak şu anda büyük ihtimalle Libya belki büyükelçisini dahi çekebilir. Şu anda onlar büyükelçi ile muhatap oluyorlar, kendilerine göre bir şeyler söylüyorlar. Dün aldığım bir haberle de Yunanistan Başbakan’ı Londra’da bizimle bir görüşme talebinde bulundu. Orada kendisiyle de bu görüşme zemininde hepsini konuşacağız. Bütün milletim bunu bilsin, Yunanistan, Mısır, Güney Kıbrıs böyle bir üçlü çalışmayı yapmaları bizim Libya ile ilgili attığımız adımı asla etkilemez. Çünkü biz Libya ile yazılı anlaşmamızı yaptık. Şimdi de Meclisimize gelecek. Meclisimizden geçtikten sonra da bu yürürlük kazanmış demektir.”

    “Terör örgütlerini kabul etmezlerse kusura bakmasında NATO’da atılacak adımların her türlü karşısında oluruz”

    (Türkiye’nin savunma planında YPG’nin bir tehdit olarak değerlendirilmesine üye ülkelerden bazıları karşı çıktı. Türkiye buna karşılık olarak Baltık Savunma Planı’na onay vermedi. Bu konu NATO’da gündeme gelecek mi?)

    “Gündeme gelecek olursa tavrımız aynıdır. Değişen bir şey yoktur. Bizim terör örgütü olarak tanıdıklarımızı NATO tanımıyorsa kusura bakmasınlar. Nitekim dün akşam Polonya Cumhurbaşkanı ile bir görüşmem oldu. Bu gündeme geldi. Nitekim Londra’da Polonya ve Baltık ülkeleri olarak bir araya gelemez miyiz? Dediler. Ne demek dedik, memnuniyetle. Bu konuları orada da görüşürüz dedik. Ama bizim terör örgütü olarak telakki ettiğimiz ve kendileriyle terör mücadelesi verdiklerimizi bizim NATO’daki dostlarımız terör örgütü olarak kabul etmezse kusura bakmasınlar, orada atılacak adımın her türlü karşısında oluruz.”