• 1974 Barış Harekatı’nı gazeteci olarak izlediğim ve fırsat buldukça gittiğim Kıbrıs’a 3 gün süren bir ziyarette daha bulundum. KKTC’nin hemen her tarafını gezme imkanım oldu.
    Barış Harekatı’nda 28. Tümen Komutanı olan babam Tümgeneral Osman Fazıl Polat’ın anısına KKTC tarafından verilen ‘Milli Mücadele Madalyası’nı Lefkoşa’da Başbakan Ersin Tatar’dan aldım.

    Dünyanın gözünün hala üzerinde olduğu Maraş bölgesini bir kez daha görme imkanım oldu.
    45 yıl sonra şüphesiz ‘hayalet şehir’ ama Türk Silahlı Kuvvetleri’nin koyduğu ‘serbest dolaşım’ yasağı ilk günkü gibi uygulanıyor. Maraş’ın yerleşime açılmaması ve ‘yasak bölge’ statüsünü koruması ‘pazarlık ’ için ‘Rumlar’a iade edilmek üzere alındı’ şeklinde algılanmamalı.

    Genelkurmay Başkanlığı ile Kolordu Komutanlığı’nın Mağusa’nın sadece Türk kesimine girilmesi, planın dışına çıkılmaması gerektiği yönündeki emirlerine rağmen, askeri stratejik açıdan değerlendiren Polat Paşa’nın, Maraş’ı kendi komutanlık inisiyatifini kullanarak aldığını tarihe not düşmek için hatırlatmak isterim.( Barış İçin Oradaydılar – Yılmaz Polat UDY)
    Mustafa Kemal Atatürk, ‘Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir’ diyor.

    Barış harekatı sırasında Kıbrıs Türk’üne özgürlük nefesi aldıran ‘Kıbrıs’ın Sesi Radyosu’nda (Gazi Radyo) genç bir gazeteci olarak görev yaptım. Yıllarca ABD’de Kıbrıs’la ilgili yapılan görüşmeleri izledim.
    Kıbrıs’ın önemini başta KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la askerlerin kavradığı ortada da aynı şeyi Kıbrıs ve Türkiye’deki siyasi iktidarlar için söylenebilir mi? Hayır.
    St. Hilarion’daki Beyaz Ev’deki resepsiyonda eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı görünce ‘Yes be Annem’cileri hatırladım.

    Tabii AKP İktidarlarının ‘yetmez ama evetçi’leri arkasına alarak Denktaş’a kurdukları kumpaslar film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Cumhurbaşkanı Akıncı, Ersin Tatar Hükümeti’yle ‘Ulusal’ çizgide geçmişe sünger çekerek yürüyebilir, Erdoğan Yönetimi de AKP’nin iflas etmiş Kıbrıs politikasından vazgeçerse çok mesafe alınır.
    Aksi halde Doğu Akdeniz’de suların ısındığı bugünlerde ‘soğuk bir duş almak’ yine kaçınılmaz olacaktır.

    KKTC’de en tehlikeli gelişmelerden biri de Türkiye’yi Atatürk’ün çizdiği çağdaş yoldan ayırmak isteyen ‘Şeriatçı Cemaatçilerin’ faaliyeti.
    FETÖ’nün AKP’nin desteğiyle Türkiye’yi ne hale getirdiğini görüyoruz.
    Aynı tehlike KKTC için de mevcut.

    Lefke Bölgesi, Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Nazım Kıbrısi Cemaati’nin karargahı olmuş.
    Kıbrısi öldü ama cemaati örgütlenme faaliyetlerine devam ediyor.
    ‘Ne olacak’ dememeli. Lefke sokaklarında biraz yürürseniz tehlikenin farkına varırsınız.

    FETÖ’de Türkiye’nin başına böyle bela olmadı mı?
    İsrail- İngiliz Şirketi Yeni Erenköy’de savaş gemileri girecek büyüklükte yat limanı yapmış!
    Güvenlik için önemli Geçitkale Havalanı’yla ilgili ‘kaygılar’ hala sürüncemede.

    Atatürk’ün dediği gibi:
    ‘Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece Akdeniz Bölgesi’nin ikmal yolları tıkanmıştır.
    Kıbrıs’a dikkat ediniz.’