• Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: ‘Söz nerede? Namus, şeref, adalet nerede? Taşeronsan yuları kaptırmışsın’

    Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Tank Palet Fabrikası ile ilgili sorular sordum, değeri 20 milyar dolar. Sorduk, bunu 25 yıllığına BMC Grubu’na verdiler ‘İhaleyi ne zaman, nerede yaptınız?’ dedik. O fabrikanın kuruluşunda benim vergim var, babamın vergisi var. Sormak hakkım. ‘Öğrenemezsin’ diyorlar. Ya sen o fabrikada oluşan bütün sırları Katar Ordusu’na verdiniz. Niye?” diyen Kılıçdaroğlu, devamında “20 milyar dolarlık bir fabrikayı kime peşkeş çekiyorsun arkadaş?” ifadesini kullandı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu. Kılıdaçroğlu, konuşmasına dün hayatını kaybeden Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ı anarak başladı.

    Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili konuşan Kılıçdaroğlu “Mustafa Kemal, her alanda üretmek ve çalışmak demektir. Biz, Gazi Mustafa Kemal’i böyle anlayacağız ve anacağız. 1923’te İzmir İktisat Kongresi’ni topladığında ülkemizde savunma sanayi yoktu. İlk yaptığı iş, Kırıkkale’de bir entegre sanayi kurmak oldu. O zamanlar on binlerce kişi çalışırken, şimdi birkaç kişi çalışıyor” dedi.

    “Tank Palet Fabrikası ile ilgili sorular sordum, değeri 20 milyar dolar. Sorduk, bunu 25 yıllığına BMC Grubu’na verdiler ‘İhaleyi ne zaman, nerede yaptınız?’ dedik. O fabrikanın kuruluşunda benim vergim var, babamın vergisi var. Sormak hakkım. ‘Öğrenemezsin’ diyorlar. Ya sen o fabrikada oluşan bütün sırları Katar Ordusu’na verdiniz. Niye?” diyen Kılıçdaroğlu, devamında “20 milyar dolarlık bir fabrikayı kime peşkeş çekiyorsun arkadaş?” ifadesini kullandı.

    Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a, “Sakarya’daki tank palet fabrikasının satışı söz konusu değil, yüzde 50 Katar, yüzde 50 Türk ortaklık var. Sen dürüst değilsin, samimi değilsin” diye seslendi.

    HDP’den Süleyman Soylu’ya sert tepki: Adeta iç savaş bakanı!

    ‘NE SÖYLEYECEĞİM, İYİ OLDU MU DİYECEĞİM?’

    Bana diyorlar ki diline doladı. Ne söyleyeceğim arkadaşlar ya, iyi mi oldu diyeyim. İyi mi para verdiniz diyeyim. Usel işçileri burada, ya haklarını arıyorlar. Bunların haklarını teslim edelim diyen bir iktidar yetkilisi var mı? Ama Katar ordusu gelince paralar hazır. Pes yahu. Böyle bir soygun düzeni dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Hak arayacağım. AK Partililerin, MHP’lilerin hakkını aramak da bana düştü. Harcadığın her kuruşun hesabını millete vermiyorsan siyaset yapmayacaksın kardeşim.

    Soruyorum 15 Temmuz şehit ailelerine para almadık diyorlar. Gaziler almadık diyorlar. Biri diyor ki hakkımı helal etmiyorum. Hakkını helal edemezsin. Üstünden para topladılar, o parayı da yiyorlar. Nereye gitti bu para? Bu vakfın adresi nedir? Telefonu ne? Telefonu yok. Para nerede? Belli değil. Ey Kılıçdaroğlu neden bunları soruyorsun diyorlar. Ne yapayım. Ben bu soruları sormazsam benim bu kürsüde ne işim var!

    ‘DAMADI PAKETLE KAPININ ÖNÜNE KOY’

    “Devleti yönetenlerin vatandaşa doğru bilgi vermesi lazım. Bu ahlakın ön gördüğü bir karardır. Yanlış bilgi verirlerse çıkarlar özür dilerler. Daha ileri demokrasilerde kalkar istifa ederler. Doğru bilgi ver ya. Ben vatandaşımızın ferasetine güveniyorum, bizim toplumumuzun affetme duygusu vardır. Bizim toplumumuz sevecen, ahlaklı bir toplumdur. Siyaset grubuna bazen sert eleştiriler getirir ama hakkıdır. Bizim huzurlu yaşamaya hakkımız var. Para toplanacak mı, toplayın. Bu parayı sarayda oturanlar mı verdi, hayır. Vatandaş boğazından kesti. Yalan söylemek yakışmaz siyasete. Siyasetçinin ahlaklı olması lazım. Sayın Erdoğan 19 Kasım’da bir açıklama yapıyor; “İstihdam konusunda büyük başarı sağladık. 17 yılda 9 milyon kişiye iş imkânı sağladık.’ Buna ne diyeyim ben Allah aşkına ya! Okuduğun zaman memlekette işsizlik yok. Ne diyeyim ben şimdi. Ak Parti döneminde 15 istihdam paketi açıldı. Her pakette işsizlik büyüdü. 56 tane reform paketi açıkladılar, bir şey çıkmadı. İşsizlikte dünya üçüncüsüyüz. Erdoğan’a bir tavsiyem; sen paket açıklayacağına bir paket hazırlayacaksın. Damadı paketleyip koyacaksın kapının önüne”

    ‘ÖNÜMÜZE SEÇİMLER GELECEK’

    “Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Önümüze seçimler gelecek. Bu sefer oyunuzu düşünerek verin. CHP’yi iktidar yapın göreceksiniz her evde huzuru, bereketi sağlayacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir namı var. Orada da huzur olması lazım. Dolayısıyla egemen güçlerin taşeronluğunu yapmadığınız sürece uluslararası arenada huzurun kaynağı olursunuz.”

    ‘KAÇMAK ZORUNDA KALDILAR’

    “Dış politikada da herkes endişe içinde. Suriye’ye girme dedik girdi. Neden, egemen güçler sırtını sıvazladılar. Egemen güçler dünyada bir operasyon yapmak istediklerinde taşeron kullanırlar. Ateşi elleriyle tutmazlar. Öyle bir gaz verdiler ki dillerini dahi tutamadılar.

    24 saat içinde Emevi Camii’nde namaz kılacağız dediler. Ama öyle olmadı. 3 milyon Suriyeli Türkiye’ye geldi. Yalnız bırakıldık dediler. Süleyman Şah Türbesi için dokunanı yakarız dediler, kaçmak zorunda kaldılar. Bunun başka bir örneği yok Cumhuriyet tarihimizde.

    Egemen güçlerin eğer oltasına takılırsanız sizi kullanmaya ve talimat vermeye başlarlar. Papazı bırakacaksın dedi Trump. Erdoğan ne dedi? “bu ten bu canda kaldıkça alamazsın” dedi, sonra gitti papazı teslim etti. Söz nerede? Namus, şeref, adalet nerede? Taşeronsan yuları kaptırmışsın.”

    ERDOĞAN’A MEKTUP TEPKİSİ

    “Mektup geldi neden iade etmedin ya? Sen arabanda bayrak taşıyorsun, ben Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ediyorsun, sana aptal diyor. Sen bunu nasıl hazmediyorsun! Bunun için de kızdılar. Bu milletin şanını, şerefini kim koruyacak? Biz CHP’yiz, bu tür şeylere pabuç bırakmayız, bizim ağırımıza gider. Cevap ver diyoruz, cevap dahi veremiyor. Kardeşim senin mal varlığını sen de ben de biliyoruz. Korkma. Korkma otur adam gibi cevap ver. Şimdi giderken mektubu beraber götürecek. Çöp sepetindeydi, değilmiş. Sen cebinde mektup mu taşıyacaksın? Sen oturduğun makamı biliyor musun?”

    “Bu mektup sana nasıl geldi? Sen mektubu neden cebine koyup gidiyorsun? Çağıracaksın büyükelçiyi, gel diyeceksin. Bu mektup Türk milletinin şanına leke düşürmüşsün. Bunu git teslime t diyeceksin dedik. Ama ben öyle yapmayacağım diyor. Macaristan dönüşü gazetecilerle konuşuyor elimizde malum mektup var bu mektubu ben Sayın Trump’a takdim edeceğim’ diyor. Kendisine aptal diyen adama takdim edecek.”

    “Takdim etmek arz etmek demektir. Beyefendi küçük, daha büyük birinin makamına gideceğim diyor. Bir büyüğünün önüne geçip bir şey vermek kelime anlamı takdim etmenin. Şu gerçeği bütün vatandaşlarım bilsinler. Diyelim ki Ankara’ya bir büyükelçi geldi ‘Büyükelçi güven mektubunu cumhurbaşkanına takdim etti’ ifadesi kullanılır. Erdoğan, “-Gideceğim Türk milletinin şanına şerefine hakaret eden mektubu Sayın Trump’a takdim edeceğim” diyor. Baltayı taşa vurmak budur. Sizin şan ve şerefle hiçbir ilginiz yoktur. Eğer sen bu mektubu Trump’a takdim edeceğim diye gideceksen, senin bu memlekette yerin de yoktur. Bu memlekete faydan da yoktur. beni üzen ne biliyor musunuz? TC devletini temsil eden cumhurbaşkanının bu milletin şanına şerefine bu kadar ağır bir leke sürmesidir.”

    Almanya’da iki Türk gözaltına alındı: ‘IŞİD adına bombalı saldırı’