• Kılıçdaroğlu: ABD’nin elinde nasıl kozlar var?

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. Geçtiğimiz hafta, AKP Grup toplantısında Gündoğdu Marşı’nın sözleri değiştirilerek partililer tarafından söylenmesinin üzerine bu hafta da Kılıçdaroğlu, Gündoğdu Marşı ile kürsüye çıktı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Bşakanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin ABD ile yaptığı harekat anlaşmasını sert sözlerle eleştiren Kılıçdaroğlu, “ABD’nin elinde nasıl kozlar var?” diye sordu.

    Yoksulluk ve krizle ilgili AKP’ye yüklenen Kılıçdaroğlu, Tank Palet fabrikalarının satışı ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası toplanan yardım paralarının akıbetini de gündeme getirdi.

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

    “Soma’da madenciler yerin binlerce metre altında hayatını kaybetti. O dönem bütün Türkiye kucaklaştı. Toplumun her kesiminden yardım yapıldı ama bir kısmı bir süre sonra unutuldu. Facianın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen hâlâ haklarını arıyorlar. Ankara’ya yürüyorlar. Bizim işçilerin hakkına sahip çıkmamız lazım. Madencilerden biri ‘Kimseden sadaka istemiyoruz, defalarca söz verdiler. Söz değil, hakkımızı istiyoruz’ diyorlar. Somalı kardeşlerimizin hakkını ve hukukunu sonuna kadar savunacağız.”

    ’15 TEMMUZ PARALARI NEREDE?’

    “Şehitlerimiz geliyor. Hangi görüşten, inançtan olursak olalım bir şehit haberi geldiğinde vicdanımızı dinliyoruz. Şehitler hepimizin ortak acılarıdır. Şehitlerimizin hakkını her zaman savundum. 15 Temmuz sonra kampanyalar düzenlendi, dernekler kuruldu. Toplanan paralar nereye gitti? Cevap yok. ‘Bu soruyu sorma’ hangi gerekçe sormayacağım? Para yiyenlere mi arka çıkacağım, nereye harcadınız bu paraları?”

    “Tank Palet Fabrikası’nın ihalesini hangi gazetede ilan ettiniz? BMC firmasının yüzde 49’u Katarlılara ait, bedava veriyorsunuz. Hangi gerekçeyle cevap vermiyorlar. Ordumuz destanlar yazıyor, Tank Palet Fabrikası Katarlıların elinde. Ben bunu sormak zorundayım.”

    “Geçen hafta parlamentoda adalet reformunun birinci bölümü Meclis’te kabul edildi. Devletin dini adalettir. Adalet üzerine insanoğlu düşüncelerini ifade eder. Canlı olan her şeyin hakkı ve hukuku vardır. Onu koruyacak olan da bizler, insanlardır. Düzenleme geldi diye adalet geldi diye bir şey yok. Adaleti mumla arıyoruz. Adalet bu ülkeye gelene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Hâlâ şafak baskını yapılıyor, telefon edersin gelir. Bunun adı işkencedir, adalet böyle bir şey değildir. Savcı, tabii ki soruşturma açabilir. Gelmiyorsan tabii ki gerekeni yap.”

    AKP, en az 38 bin adli suçluyu tahliye etmeye hazırlanıyor!

     

    “Saray’ın avukatlarının savundukları dışarıda. Buradan HSK’ya seslenmek isterim, Erdoğan’ın avukatları ne zamandan beri hâkim tayin etmeye başladı? Sabahın köründe evler basıldı dedim. Adaletin birinci kurallarından biri de demokrasidir, milletin iradesine saygı duymaktır.”

    “Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanları bir süre sonra yerlerine kayyım atandı. O zaman bu seçimleri neden yaptınız? Bu adaylar savcılıktan iyi hal kâğıdı aldı, YSK’da sorun çıkmadı, vatandaş çekti. Suçlularsa senin istihbarat örgütün var o zaman suçüstü yap. Kimse de sana bir şey demez. Demokrasiye aykırıdır, hangi partiden olursa olsun. Bizim çizgimiz adalet ve demokrasidir. Adalet bu kadar bozuk olduğu yerde ekonomi dikiş tutmaz. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Herkesin mal varlığına el koyulabilir, gözaltına alınırsınız. Aylarca bazen yıllarca hapiste kalırsınız sonra ‘Pardon sizi yanlışlıkla hapse almışız’ diyebilirler.”

    ‘TARİHTE BİZİ BU KADAR AŞAĞILAYAN BİR MEKTUP GELMEDİ’

    “Ben ‘Trump’la görüşürüm’ dedi, heyetle görüştü. ‘Senin, çocuklarının, ailenin mal varlığını araştıracağız’ diye sopa gösterildi. Çıkıp aslan kesilmesini beklerdik. ‘Araştırmazsan namertsin. Ben hesap vereceksem Türk milletine hesap veririm’ diyeceksin ama demedi.”

    “Trump, aşağılayan bir dilde mektubu kaleme almış. Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihinde bizi bu kadar aşağılayan bir mektup gelmedi. İnönü’nün Jhonsan’a yanıtını hatırlıyorsunuz. Bu mektubu nasıl hazmettiler. ABD’nin elinde nasıl kozlar var?”

    “Trump, Erdoğan’a ‘Sorunlarını çözmek için çok uğraştım’ diyor. Hangi sorunları çözmek için uğraştı? Kimse bu mektubu içine sindiremiyor. Erdoğan, mektubu inkâr edemiyor, unutulacak gibi değil. ‘Bizim karşılık sevgi ve saygı bunu sürekli gündemde tutmaya müsaade etmiyor’ diyor Erdoğan. Hangi sevgi saygı? Vakti ve saati ne zaman gelecek bekliyoruz. O mektup bütün devletlerin arşivine girdi.”